
Seyşeller'deki Aldabra Atolü'nde yaşayan dev kaplumbağa nüfusuna ilişkin kapsamlı bir araştırma, çarpıcı bir sonuç ortaya koydu: Bir zamanlar nesli tükenmekte olan Aldabra kaplumbağalarının sayısı artık 180 bini aşıyor. Bu rakam, yalnızca türün şimdiye kadar kaydedilen en yüksek nüfus değeri olmakla kalmıyor; aynı zamanda serbestçe dolaşan bu kaplumbağaların sayısının Seyşeller'in insan nüfusunu da geride bıraktığını gösteriyor. Seyşeller Adaları Vakfı (SIF) ve Exeter Üniversitesi öncülüğünde yürütülen araştırmanın sonuçları, Ekoloji ve Evrim adlı bilimsel dergide yayımlandı.
Onlarca Yıllık Kurtarma Programının Meyvesi
Aldabra Atolü, dev kaplumbağaların vahşi doğada bulunduğu dünyadaki yalnızca iki yerden biri. Diğer nüfus, çok daha küçük bir ölçekte, Galapagos'ta yaşıyor. Ancak bu tablo her zaman böyle değildi. 19. yüzyılda hayvanların yoğun biçimde sömürülmesi sonucunda atolde binden az Aldabra kaplumbağası kalmıştı. Onlarca yıl süren bir kurtarma programının ardından bölge, 1981'de sıkı bir doğa koruma alanı, 1982'de ise UNESCO bölgesi statüsüne kavuştu. Bu adımlar, türün bugünkü toparlanmasının temelini oluşturdu.
SIF İcra Kurulu Başkanı Dr. Frauke Fleischer-Dogley, atolde serbestçe dolaşan 180 binden fazla dev kaplumbağanın, koruma çalışmalarına olan uzun vadeli bağlılığın neler başarabileceğinin somut bir kanıtı olduğunu belirtti. Bunun Seyşeller, dünya ve Aldabra'yı korumak için çalışan herkes adına harika bir haber olduğunu da vurguladı. Araştırmacılar da yeni çalışmanın, bu sürecin Hint Okyanusu'ndaki en büyük koruma başarı hikayelerinden biri olduğunu bir kez daha doğruladığını ifade etti.
Beş Yıllık Sayım Verisi, 30 Yıllık Boşluğu Doldurdu
Yeni veriler, 2018 ile 2022 yılları arasında gerçekleştirilen beş yıllık kaplumbağa sayımlarının analiziyle elde edildi. Bu çalışma, 1990'ların sonlarında 100 bin kaplumbağa olarak belirtilen ve o tarihten bu yana güncellenmemiş yaygın rakamın yerini alan ilk kapsamlı güncelleme niteliği taşıyor. Araştırma, yetişkin ve yarı yetişkin kaplumbağa sayısının 183 bine yaklaşmasıyla nüfusun söz konusu dönemde nispeten istikrarlı seyrettiğini de ortaya koydu.
Çalışmanın ortak yazarlarından Dr. Nancy Bunbury, Aldabra'nın dev kaplumbağa izleme programının bölgedeki en uzun soluklu programlardan biri olduğunu belirtti. Bununla birlikte, atoldeki yoğun bitki örtüsünün kaplumbağaları saymayı bazı bölgelerde gerçekten güçleştirdiğini de kabul etti. Bunbury, görünmeyen alanların modelleme yoluyla hesaba katıldığını aktararak bu çalışmanın Seyşeller türü için şimdiye kadar oluşturulan en güvenilir temel olduğunu ve kaplumbağa nüfusunu on yıllar boyunca izlemek için kullanılabilecek bir referans noktası sunduğunu kaydetti.
İklim Değişikliği ve İstilacı Türler Gölge Düşürüyor
Tüm bu olumlu tabloya karşın çalışmanın yazarları, ihtiyatlı olmak gerektiğini ısrarla vurguluyor. Aldabra'nın iklimi değişiyor; daha uzun ve daha sık yaşanan kuraklıkların, kaplumbağalar için mevcut gölgeyi ve besin kaynaklarını azaltması bekleniyor. Öte yandan yükselen deniz seviyeleri, atolün alçak kesimlerini tehdit eden bir diğer ciddi etken olarak öne çıkıyor.
Araştırmacılar, kaplumbağa yumurtaları ve yavruları üzerinde yıkıcı etkisi olan vahşi kediler ile siyah farelerin de tehdit olmayı sürdürdüğüne dikkat çekiyor. Atolde hâlâ varlığını koruyan bu istilacı memelilerin planlı olarak ortadan kaldırılmasının, nüfusun daha da büyümesinin önündeki son engelleri aşmasına katkı sağlayabileceği ve türün gelecekteki iklim baskılarına karşı direncini artırabileceği belirtiliyor.
Bir Bitiş Noktası Değil, Bir Başlangıç
Exeter Üniversitesi'nde doktora sonrası araştırmacı olan Dr. Dave Hudson, elde edilen sonuçların kaplumbağalar açısından son derece sevindirici bir gelişme olduğunu ve sahadaki özverili çalışmanın somut bir yansıması olduğunu söyledi. Ancak Hudson, bu sayıların bir bitiş noktası değil, bir başlangıç noktası sunduğunu hatırlatmanın önemli olduğunu da vurguladı. Kaplumbağaların iklim değişikliği, kuraklık ve istilacı türlerden kaynaklanan artan baskılarla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Hudson, bu çalışmanın koruma yöneticilerine gelecekteki değişimi izlemek ve erken müdahale etmek için ihtiyaç duydukları kanıtları sunmasını umduklarını dile getirdi.
Sıkça Sorulan Sorular
Aldabra Atolü'ndeki kaplumbağa nüfusu nasıl belirlendi?
Nüfus, 2018 ile 2022 yılları arasında beş yıl boyunca yürütülen kaplumbağa sayımlarının analiz edilmesiyle belirlendi. Yoğun bitki örtüsü nedeniyle görünemeyen alanlar ise modelleme yöntemiyle hesaba katıldı. Çalışma, Seyşeller Adaları Vakfı ve Exeter Üniversitesi tarafından ortaklaşa yürütüldü.
Bu rakam neden önemli, daha önce ne biliniyordu?
Yeni araştırma, 1990'ların sonlarında 100 bin olarak belirtilen ve o tarihten bu yana güncellenmemiş nüfus tahmininin yerini alan ilk kapsamlı güncelleme niteliğini taşıyor. Yaklaşık 180 bin rakamı, Aldabra kaplumbağası için şimdiye kadar kaydedilen en yüksek nüfus değeri olarak tarihe geçti.
Aldabra kaplumbağaları geçmişte neden tehlike altındaydı?
- yüzyılda hayvanların yoğun biçimde sömürülmesi sonucunda atolde binden az Aldabra kaplumbağası kalmıştı. Onlarca yıl süren bir kurtarma programının ardından bölge 1981'de sıkı bir doğa koruma alanına, 1982'de ise UNESCO bölgesine dönüştürüldü.
Kaplumbağa nüfusunu tehdit eden başlıca etkenler neler?
Araştırmacılar üç temel tehdidin altını çiziyor: iklim değişikliğiyle birlikte daha sık ve uzun süren kuraklıklar, yükselen deniz seviyelerinin atolün alçak kesimlerini tehdit etmesi ve kaplumbağa yumurtaları ile yavrularıyla beslenen vahşi kediler ile siyah fareler gibi istilacı memeli türleri.
Dev kaplumbağalar vahşi doğada başka nerede yaşıyor?
Araştırmaya göre Aldabra Atolü, dev kaplumbağaların vahşi doğada bulunduğu dünyadaki yalnızca iki yerden biri. Diğer nüfus, çok daha küçük bir ölçekte, Galapagos'ta yaşıyor.