
ABD yönetimi, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) yönelik kapsamlı yaptırım kararı aldığını duyurdu. Açıklama, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) eski yargıcı Navanethem "Navi" Pillay'ın 2026 Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmesinden kısa süre sonra geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Başkan Trump'ın UCM'nin Amerikalıları yargılamasına asla izin vermeyeceğini vurgulayarak yaptırım kararının gerekçesini açıkladı.
Rubio: "Bu Yasa Dışı Mahkemeyi Felç Edeceğiz"
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kararı kamuoyuyla paylaşırken sert bir dil kullandı. "Başkan Trump, UCM'nin Amerikalıları yargılamasına asla izin vermeyecek. Bu nedenle ABD bugün UCM'ye yönelik yaptırımlar uygulamaktadır. Bu yasa dışı mahkemeyle yapılan işlemleri yasaklayarak kaynaklarını kesecek ve operasyonel kabiliyetlerini felç edeceğiz" dedi.
Rubio ayrıca yaptırımların, mahkemeye ve üye devletlerine ABD'nin endişelerini giderme fırsatı tanıyacak biçimde yapılandırıldığını belirtti. Taleplerin karşılanmaması halinde yaptırımların devreye gireceğini kaydeden Rubio, "Ya UCM tehditlerine son verecek ya da UCM'yi ortadan kaldıracağız. Büyük kısmı UCM'nin parçası olan ve savunmaları için Amerikan askerlerine güvenen müttefiklerimizin mahkemeyi dizginlemelerini bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Yaptırımların Kapsamı ve İstisnaları
ABD Hazine Bakanlığı'nın açıklamasına göre yaptırımlar, kararın duyurulmasından itibaren 6 ay sonra yürürlüğe girecek. Bu süreç, taraflar arasında diyalog için bir pencere açık bırakıyor. Yaptırımlar kapsamında UCM'ye hizmet sağlayan şirketler doğrudan hedef alınıyor.
Hazine Bakanlığı, iletişim, yazılım, ödeme, emeklilik ve tutuklularla bağlantılı işlemler için bazı istisnaların uygulanacağını da duyurdu. Bu istisnalar, yaptırımların belirli insani ve operasyonel alanlarda tamamen kapı kapatmadığına işaret ediyor.
2002 yılında kurulan UCM; soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçu kapsamında bireylerin cezai sorumluluğunu değerlendirme yetkisine sahip. ABD yönetimi, mahkemeyle uzun süredir ihtilaf yaşıyor ve bu son karar, söz konusu gerilimin yeni bir boyuta taşınması anlamına geliyor.
BM Genel Sekreteri Guterres'ten Kınama
Kararın açıklanmasının ardından uluslararası tepkiler gecikmedi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, ABD'nin UCM'ye yönelik yaptırımlarını sert bir dille kınadı. Guterres, kararın uluslararası ceza adaleti arayışına ciddi bir darbe vurduğunu belirtti.
BM'nin açıklamasında yaptırımların, mahkemenin BM Güvenlik Konseyi ve Roma Statüsü'ne taraf devletler tarafından önüne getirilen dosyalara ilişkin görevini yerine getirme ile mağdurlar için adaleti sağlama kapasitesini olumsuz etkileyeceği vurgulandı.
AB ve Hollanda: Diyalog Kapısı Açık Tutulmalı
UCM'ye ev sahipliği yapan Hollanda ve Avrupa Birliği de kararı kabul etmediklerini açıkça ortaya koydu. Her iki tarafın açıklamalarında mahkemenin faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli adımların atılacağı bildirildi.
Hollanda Başbakanı Rob Jetten, yaptırımların yürürlüğe girmesine kadar geçecek 6 aylık sürede ABD ile diyaloğun sürdürülmesinin "kritik" olduğunu vurguladı. Bu açıklama, Hollanda'nın hem mahkemeyi koruma hem de Washington ile köprüleri tamamen yıkmama çabası içinde olduğuna işaret ediyor.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise UCM'nin uluslararası ceza adaleti sisteminin temel taşlarından biri olduğunu belirterek mahkemenin uluslararası hukuk kapsamındaki en ağır suçlardan sorumlu kişileri yargıladığını hatırlattı. Kallas, "ABD'nin yaptırım uygulama niyetini açıklamasının ardından UCM Başkanı Tomoko Akane ile görüştüm. Tedbirlerin yürürlüğe girmesinden önceki 6 aylık süre, diyalog için bir fırsat sunuyor" dedi. UCM'nin çalışmalarının korunmasının AB için öncelik olduğunu da sözlerine ekledi.
Netanyahu ve Gallant Hakkındaki Tutuklama Emirleri Arka Planda
Kararın arka planında UCM'nin İsrail'e yönelik tutumu da önemli bir yer tutuyor. Mahkeme, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki yoğun saldırıları ve soykırımı nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işledikleri gerekçesiyle tutuklama emri çıkarmıştı. Bu gelişme, ABD ile UCM arasındaki gerilimin tırmanmasında belirleyici bir etken olarak öne çıkıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
ABD'nin UCM'ye yönelik yaptırımları ne zaman yürürlüğe girecek?
ABD Hazine Bakanlığı'nın açıklamasına göre yaptırımlar, kararın duyurulmasından 6 ay sonra yürürlüğe girecek. Bu süre zarfında ABD ile UCM ve üye devletler arasında diyalog sürdürülebilecek.
Yaptırımlar hangi alanları kapsıyor, istisnalar var mı?
Yaptırımlar UCM'ye hizmet sağlayan şirketleri hedef alıyor. Ancak iletişim, yazılım, ödeme, emeklilik ve tutuklularla bağlantılı işlemler için bazı istisnalar uygulanacağı Hazine Bakanlığı tarafından açıklandı.
BM ve AB bu karara nasıl tepki verdi?
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres yaptırımları kınayarak kararın uluslararası ceza adaleti arayışına ciddi bir darbe vurduğunu belirtti. AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise UCM'nin korunmasının AB için öncelik olduğunu açıkladı ve UCM Başkanı Tomoko Akane ile görüştüğünü duyurdu.
Hollanda'nın tutumu nedir?
UCM'ye ev sahipliği yapan Hollanda Başbakanı Rob Jetten, yaptırımların yürürlüğe girmesinden önceki 6 aylık sürede ABD ile diyaloğun sürdürülmesinin kritik olduğunu vurguladı ve mahkemenin faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli adımların atılacağını bildirdi.
UCM'nin İsrail'e yönelik aldığı karar ne anlam taşıyor?
UCM, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze Şeridi'ndeki saldırılar ve soykırım gerekçesiyle savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında tutuklama emri çıkarmıştı. Bu karar, ABD ile UCM arasındaki gerilimin arka planında yer alıyor.