
10 Ekim Dünya Saatçilik Günü vesilesiyle açıklanan Tüm Saatçi İş Adamları Derneği (TÜSAD) verileri, Türkiye'nin saat pazarının büyüklüğünü gözler önüne serdi. Buna göre 2023'te 1,37 milyar dolar olan Türkiye saat pazarı hacminin 2025 itibarıyla 1,5 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor. Yıllık satış adedinin ise 8 milyon civarında olduğu belirtiliyor.
Pazar hacmi 2028'de 2,35 milyar dolara çıkabilir
TÜSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Aydın, Türkiye'nin çok dinamik bir saat pazarına sahip olduğunu vurguladı. Aydın, "2025'te Türkiye saat pazarı hacminin 1,5 milyar dolar civarında olduğunu söyleyebiliriz. 2028'de 2,35 milyar dolarlara çıkacağı tahmin ediliyor" dedi. Hem erkeklerin hem de kadınların saate ciddi ilgi duyduğunu belirten Aydın, hediye amaçlı alımlarda da kayda değer bir talep olduğuna dikkat çekti. "Artık her markanın bir hikayesi de olduğu için bu hikayeyle birlikte saatler epey rağbet görüyor. Bu nedenle Türkiye iyi pazarlardan bir tanesi" diye konuştu.
İthalat 525 milyon doları aştı, İsviçre'nin payı yüzde 71
Türkiye'nin saat ithalatı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 14,7 artarak 525,4 milyon dolara ulaştı. Bu rakamın yıl sonu itibarıyla 600 milyon dolar civarında gerçekleşmesi bekleniyor. Adet bazında ise ithalat yüzde 1,5 artışla 7,57 milyon adede yükseldi. İthalatın değer bazında yüzde 71,3'ünü, adet bazında ise yüzde 6,8'ini İsviçre'den yapılan alımlar oluşturdu. Ahmet Aydın, Türkiye'de satılan saatlerin genellikle İsviçre, Çin, Japonya ve Almanya gibi ülkelerden ithal edildiğini söyledi.
Saat ihracatı da aynı dönemde 41,4 milyon dolara yükselirken, ihraç edilen saat miktarı 349 bin 608 adet olarak gerçekleşti. Aydın, saat üretiminin ciddi tecrübe gerektirdiğini, İsviçre ve Japonya'nın bu alanda öne çıktığını kaydederek Türkiye'de yerli saat üretiminin yok denecek kadar az olduğunu vurguladı.
8 bin mağaza, büyük şehirlerde lüks saate yüksek talep
Türkiye genelinde saat sektöründe yaklaşık 8 bin satış ve tamir mağazası bulunuyor. Ahmet Aydın, İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Adana ve Bursa gibi büyük illerde pahalı saatlere daha fazla talep geldiğini, özellikle İsviçre ve Japonya menşeli saatlerin yüksek fiyatlı segmentte öne çıktığını aktardı. Dünyanın önde gelen saat markalarının Türkiye'de mağaza açmaya ya da yerel distribütörlerle çalışmaya devam ettiğini de belirten Aydın, Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi (TAREKS) kapsamındaki Ürün Güvenliği Denetimleri'nin hızlandırılması çağrısında bulundu.
Vintage ve mikro markalar tüketici tercihlerini şekillendiriyor
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Gözlükçülük ve Saatçilik Meslek Komitesi Meclis Üyesi Çağrı Gündoğdu, Türk tüketicilerin taleplerinde iki temel eğilimin öne çıktığını aktardı. Bunlardan ilki, eski markalara yönelik vintage ilgisi. Gündoğdu, "Dünyada teknolojisi eski olup talebi büyük olan tek sektör saat sektörü" diyerek bu ilginin ne denli özgün olduğunu vurguladı. İkinci eğilim ise mikro markalar. Gündoğdu, bu markaların daha küçük atölyelerde, yenilikçi ve farklı tasarım ürünlerle, mekanik ağırlıklı koleksiyonlarla fark yarattığını belirterek geleneksel markaları da yenilikçi olmaya özendirmenin gerektiğini söyledi.
Dünya Saatçilik Günü fikri İstanbul'dan doğdu
10 Ekim'in Dünya Saatçilik Günü olarak benimsenmesinin arka planını da anlatan Çağrı Gündoğdu, bu fikrin ilk kez 10 Ekim 2024'te Türkiye'den, İstanbul'dan ortaya çıktığını söyledi. 2025'in 10 Ekim'inde ilk kez kutlanan bu günün ikincisi bugün kutlanıyor. Gündoğdu, tarihin seçilme gerekçesini şöyle açıkladı: "Saatçilikte 10'u 10 geçe diye bir realite vardır. Saatler genellikle 10'u 10 geçede görünür. Bunun nedeni estetik olarak çok iyi görünmesi. 10'uncu ayın 10'unu düşündük ve bu şekilde rağbet gördü."
Gündoğdu, dünyanın en önemli saat üreticisi İsviçre'nin de bu günü kabul ettiğini belirterek geçtiğimiz yıl İsviçre başta olmak üzere ABD ve farklı Avrupa ülkeleri dahil 15 civarında ülkede çeşitli etkinlikler, sergiler ve panellerle kutlamalar yapıldığını aktardı. İsviçre'de "World Watch Day" adıyla bir platform kurulduğunu, İsviçre Saat Federasyonu ve sektörün diğer önemli kuruluşlarının bu platforma destek verdiğini de sözlerine ekledi. 10 Ekim Dünya Saatçilik Günü'nün UNESCO takvimine alınması için girişimlerin sürdüğünü de vurgulayan Gündoğdu, UNESCO ve diğer kuruluşlara yazılar gönderildiğini, prosedürlerin ardından değerlendirileceğinin bildirildiğini aktardı.
Saatçilik eğitiminde Bursa'dan sonra İstanbul hedefi
Gündoğdu, sektörün geleceğine yönelik adımlar kapsamında Bursa'da lise düzeyinde bir saatçilik okulu açıldığını hatırlattı. Bu okulda kız öğrenciler de dahil olmak üzere saatçilik öğrencilerinin saatçiliğin teknik boyutunu öğrendiğini anlatan Gündoğdu, ilerleyen dönemde İstanbul'da da benzer bir okul açılmasını hedeflediklerini belirtti. Üniversitelerde 2 yıllık teknik mesleki bölümler açılmasının da gündemde olduğunu vurgulayan Gündoğdu, bu adımlarla saat sektörüne teknisyen ve servis çalışanı yetiştirilmesinin amaçlandığını ifade etti.
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye'de yılda kaç saat satılıyor?
TÜSAD verilerine göre Türkiye'de yıllık saat satış adedinin 7,5 ila 8 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor.
Türkiye saat pazarının büyüklüğü ne kadar?
2023'te 1,37 milyar dolar olan Türkiye saat pazarı hacminin 2025 itibarıyla 1,5 milyar dolara ulaştığı tahmin edilmektedir. 2028'de bu rakamın 2,35 milyar dolara çıkması öngörülüyor.
Türkiye en çok hangi ülkelerden saat ithal ediyor?
Türkiye'ye ithal edilen saatler genellikle İsviçre, Çin, Japonya ve Almanya'dan geliyor. 2025 verilerine göre ithalatın değer bazında yüzde 71,3'ünü İsviçre'den yapılan alımlar oluşturdu.
10 Ekim Dünya Saatçilik Günü nasıl ortaya çıktı?
Fikir ilk kez 10 Ekim 2024'te Türkiye'den, İstanbul'dan ortaya atıldı. Saatlerin kadranlarında estetik açıdan en iyi görüntüyü veren 10'u 10 geçe konumundan esinlenilerek 10'uncu ayın 10'u, yani 10 Ekim seçildi. İlk resmi kutlama 10 Ekim 2025'te gerçekleştirildi.
Türkiye'de saatçilik eğitimi veren okul var mı?
Evet, Bursa'da lise düzeyinde bir saatçilik okulu açılmış olup bu okulda kız öğrenciler de dahil olmak üzere saatçiliğin teknik boyutu öğretilmektedir. İTO Gözlükçülük ve Saatçilik Meslek Komitesi, ilerleyen dönemde İstanbul'da da benzer bir okul açılmasını hedeflemektedir.