
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı'nın 11. yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yaptı. Aslan, 10 Ekim 2015'te IŞİD'li canlı bombaların Ankara Garı önünde gerçekleştirdiği saldırıda 103 kişinin hayatını kaybettiğini, yüzlercesinin yaralandığını hatırlatarak katliamın arka planının hâlâ tam anlamıyla aydınlatılamadığını ileri sürdü. "Katliamların karanlığına teslim olmadık, Saray rejimine de teslim olmayacağız" diyen Aslan, dönemin siyasi yetkilileri dahil tüm sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurguladı.
Katliamın Münferit Olmadığı Vurgusu
Aslan açıklamasında, söz konusu saldırının münferit bir eylem olmadığını özellikle belirtti. AKP iktidarının Haziran 2015 seçimlerinde tek başına iktidar olma çoğunluğunu yitirmesinin hemen ardından gerçekleşen katliamın, barış mitingi için ülkenin dört bir yanından Ankara'ya gelen on binlerce kişiyi hedef aldığını hatırlatan Aslan, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun canlı bombalar için kullandığı "birkaç öfkeli genç" ifadesini de eleştirdi. Aslan'a göre katliam, dönemin emniyet ve istihbarat yetkililerinin gelen istihbarat bilgilerini değerlendirmemesi ve Suriye'den Ankara'ya adım adım takip edilen canlı bombalara yol verilmesiyle mümkün oldu.
Yargılama Sürecindeki Engeller
EMEP Genel Başkanı, katliam sonrasında yürütülen yargılama sürecinin de ciddi engellerle karşılaştığını aktardı. Aslan'a göre IŞİD'lilere yol açanlar, katliamın ardından yargılama sürecine de sınırlar çizdi. Gizlilik kararı, gizlenen deliller ve adalet talep eden ailelere yönelik gözaltı ile müdahaleler bu engellerin başında geliyor. Buna karşın ailelerin ve emek-demokrasi güçlerinin 11 yıldır sürdürdüğü mücadelenin kararlılığını koruduğunu belirten Aslan, mahkeme salonlarında elde edilen her kazanımın bu ısrarlı mücadelenin ürünü olduğunu söyledi. Mücadelenin, dönemin siyasi yetkilileri de dahil tüm sorumlular hesap verene kadar süreceğini ekledi.
Katliamın Siyasi Tarih İçindeki Yeri
Aslan, 10 Ekim Ankara Katliamı'nı Türkiye siyasi tarihinin iki ayrı açıdan kritik bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Buna göre katliam, hem cumhuriyet döneminin en kanlı saldırılarından biri olarak tarihe geçti hem de Aslan'ın "rejim değişikliği" olarak tanımladığı sürecin kilometre taşlarından birini oluşturdu. Katliamdan birkaç gün sonra dönemin Başbakanı Davutoğlu'nun bir televizyon programında "Anket yaptırdık, oylarımızda yükseliş trendi var" demesini, Aslan iktidarın katliamlardan nasıl beslendiğinin itirafı olarak değerlendirdi. Katliamların AKP'ye yeniden iktidar çoğunluğu kazandırmakla kalmadığını, 2017'deki anayasa değişikliğinin de kapısını araladığını öne sürdü.
Diyarbakır, Suruç ve Ankara: Katliamların Ortak Paydası
Aslan, Ankara Gar Katliamı'nı tek başına ele almak yerine Diyarbakır ve Suruç saldırılarıyla birlikte değerlendirdi. Diyarbakır'da barış isteyen Kürt halkını, Suruç'ta özgürlük isteyen gençleri, Ankara'da ise emek, barış ve demokrasi mitinginde bir araya gelen on binlerce işçi ve emekçiyi hedef alan bu katliamların aynı baskı ve sömürü düzeninin temelini attığını savundu. Aslan, bu düzenin somut yansımaları olarak açlık sınırının altında kalan asgari ücreti, grev yasaklarını, sendikal hakların çiğnenmesini, belediyelere kayyum atanmasını, sendikacı, gazeteci ve sanatçılara yönelik gözaltı ve tutuklamaları, MESEM'lerdeki iş cinayetlerini, kadın cinayetlerini ve Kazdağları'ndan Akbelen'e, Varto'dan Murgul'a uzanan çevre tahribatını sıraladı.
"Bu Düzeni Yıkacak Olan Emekçilerin Birleşik Mücadelesidir"
Açıklamasını güçlü bir çağrıyla noktalayan Aslan, 11 yıl önce katliamlarla yaratılan karanlığa teslim olmadıklarını, 11 yılda adım adım inşa edilen düzene de teslim olmayacaklarını vurguladı. "Bu düzeni yıkacak olan bu düzenin ezdiği, sömürdüğü işçi ve emekçiler ile halk kesimlerinin ortak ve birleşik mücadelesidir" diyen Aslan, 103 hayatını kaybeden yoldaşlarının mücadele bayrağının emek, barış, demokrasi ve adalet mücadelesinde dalgalanmaya devam edeceğini söyledi.
Sıkça Sorulan Sorular
10 Ekim Ankara Gar Katliamı'nda kaç kişi hayatını kaybetti?
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan'ın açıklamasına göre 10 Ekim 2015'te Ankara Garı önünde gerçekleştirilen saldırıda 103 kişi hayatını kaybetti; yüzlercesi ise aynı saldırıda yaralandı.
Saldırıyı kimler gerçekleştirdi?
Aslan'ın açıklamasında saldırının IŞİD'li canlı bombalar tarafından gerçekleştirildiği belirtildi. Aslan ayrıca bu canlı bombaların Suriye'den Ankara'ya adım adım takip edildiğini ileri sürdü.
EMEP, yargılama sürecinde ne tür engellerle karşılaşıldığını söylüyor?
Aslan'ın açıklamasına göre yargılama sürecinde gizlilik kararı uygulandı, deliller gizlendi ve adalet talep eden ailelere yönelik gözaltı ile müdahalelere başvuruldu. Bu engellerin, katliam öncesinde IŞİD'lilere yol açanların katliam sonrasında da yargılama sürecine sınır çizmesiyle oluşturulduğu öne sürüldü.
Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun katliama ilişkin hangi açıklaması eleştiri konusu oldu?
Aslan'ın aktardığına göre dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, katliamdan birkaç gün sonra bir televizyon programında "Anket yaptırdık, oylarımızda yükseliş trendi var" dedi. Aslan bu ifadeyi, dönemin iktidarının katliamlardan nasıl siyasi rant sağladığının itirafı olarak değerlendirdi. Davutoğlu'nun ayrıca canlı bombalar için "birkaç öfkeli genç" nitelendirmesi kullandığı da açıklamada yer aldı.
EMEP'e göre adalet mücadelesi ne zamana kadar sürecek?
Aslan'ın açıklamasına göre bu mücadele, dönemin siyasi yetkilileri de dahil olmak üzere tüm sorumlular hesap verene ve katliamın ardındaki karanlık tam anlamıyla aydınlatılana kadar devam edecek.