
İlim Yayma Vakfı (İYV) Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Uluslararası Demokratlar Birliği'nin (UID) Almanya'nın Neuss kentinde düzenlenen 9. Olağan Genel Kurulu'na katılarak kapsamlı bir konuşma yaptı. Erdoğan, Türkiye'nin son çeyrek asırdaki dönüşümünden bölgesel krizlerdeki rolüne, Avrupa'daki Türk diasporasından sivil toplumun geleceğine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu.
'25 Yıl Önceki Türkiye Artık Yok'
Konuşmasının açılışında Türkiye'nin geçirdiği köklü değişime dikkat çeken Bilal Erdoğan, "Artık 25 yıl önceki Türkiye elbette yok. Artık daha güçlü bir Türkiye var. Kendi dış politikasını kendisi icra etme kararlılığında bir Türkiye var. Bölgesindeki çatışmalara, istikrarsızlıklara kayıtsız kalma lüksü olmayan bir Türkiye var" dedi.
Erdoğan, ekonomik verilerle de bu dönüşümü somutlaştırdı. Son 23 yılda Türkiye ekonomisinin ortalama yüzde 5,5 büyüdüğünü belirten Erdoğan, 25 yıl önce satın alma gücüne göre kişi başına milli gelirin Avrupa ortalamasının yüzde 40'larında seyrettiğini, bugün ise bu oranın yüzde 70'lere ulaştığını vurguladı. Çevredeki savaşlar ve istikrarsızlıklar yaşanmasaydı bu rakamın Avrupa ortalamasının yüzde 90 ile 100'üne erişebileceğini de sözlerine ekledi.
Arabuluculuk Artık Bir Seçenek Değil, Zorunluluk
Türkiye'nin komşuluk coğrafyasındaki krizlerde üstlendiği role özellikle vurgu yapan Bilal Erdoğan, arabuluculuk ve istikrar sağlayıcı rolün Türkiye için artık bir tercih meselesi olmadığını ifade etti. "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye bölgesindeki bütün devam eden şu anda Ukrayna-Rusya Savaşı olsun, Gazze'deki soykırım olsun, İran'a karşı İsrail ve Amerika'nın açtığı savaş olsun bunların hepsinin bitmesi için en proaktif politikayı, diplomasiyi yürüten ülke konumundadır" diye konuştu.
Erdoğan, Türkiye'nin güçlü kaldığı sürece dünyada istikrar sağlayıcı ve sorumlu bir aktör olma işlevini sürdüreceğini de vurguladı. Dünyada öngörülemezliklerin arttığı bu dönemde 2008 küresel finans krizinin etkilerinin hâlâ sürdüğüne, İran Savaşı'yla yükselen petrol fiyatlarının yeni bir enflasyon dalgası riski yarattığına ve tüm bu küresel sorunların hem Avrupa'yı hem de Türkiye'yi doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
Sivil Toplumun Siyasete Yön Vermesi Gerekiyor
Gelişmiş ülkelerde sivil toplumun siyasete yol gösterme işlevinin giderek daha fazla önem kazandığını belirten Erdoğan, Türkiye özelinde şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye'de Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde siyaset hep yol açan oldu. Siyaset hep toplumu yönlendiren oldu. Şimdi artık geleceğin Türkiye'sinde 21. yüzyıla damgasını vuracak Türkiye'de sivil toplumun siyasete daha fazla yön vermesine ihtiyacımız var."
Erdoğan ayrıca inananların hedeflerine ulaşabilmesi için çok çalışmaları, birbirlerini desteklemeleri ve zorluğun peşinden gitmeleri gerektiğinin altını çizdi. "Eğer bizler zora talipsek o zaman kolayın peşinde, keyfin peşinde, hazzın peşinde gidenlerin seçtiği yol ne kadar keyifli olursa olsun zora talip olmanın hakkını çok çalışarak vereceğiz" dedi. Davaya katkı sağlamayan ve yük olan kişilerin tasfiye edileceğini de açıkça dile getirdi.
Türkiye ile Avrupa'daki Sivil Toplum Arasında İşbirliği Çağrısı
Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları ile Avrupa'daki Türk diasporasının ilişkilerinin güçlendirilmesini önemli bir öncelik olarak tanımlayan Erdoğan, İlim Yayma Vakfı'nın bu alandaki çalışmalarını aktardı. Vakfın her yıl binlerce öğrenciye, özellikle yüksek lisans ve doktora düzeyinde, çeşitli eğitim ve araştırma destekleri sunduğunu belirten Erdoğan, bu desteklerle daha nitelikli bilim insanları ve araştırmacılar yetiştirilmesini hedeflediklerini söyledi.
Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarıyla Avrupa'daki eğitim aktörleri arasında kurulacak daha güçlü işbirliğinin karşılıklı fayda sağlayacağını vurgulayan Erdoğan, bu işbirliğinin her iki tarafın birikimini birbirine aktarmasına zemin hazırlayacağını ifade etti.
Türk Diasporası Diğer Müslüman Topluluklara Örnek Olabilir
Avrupa'da yaklaşık 500 milyon kişinin yaşadığını ve nüfusun yaklaşık yüzde 10'unun Müslümanlardan oluştuğunu hatırlatan Erdoğan, Avrupa'daki Müslüman diasporaların toplumsal temsil ve örgütlenme alanlarında güçlenmesi gerektiğini vurguladı. Türk diasporasının bu alanda diğer Müslüman topluluklara örnek olabileceğini belirten Erdoğan, Avrupa'daki Türk toplumunun iş insanları, siyasetçiler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve akademisyenleriyle yaşadıkları ülkelere değer katan güçlü bir toplumsal yapıya dönüştüğünü de söyledi.
Erdoğan, Türkiye'nin daha istikrarlı ve güçlü bir Avrupa'dan çıkar sağlayacağını da vurgulayarak, dünyanın çeşitli bölgelerinde savaşların, zulümlerin ve soykırımların yaşandığı bu dönemde Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. "Siz Avrupa'nın ne kadar güçlü birer bireyi olursanız, vatandaşları olursanız Avrupa daha güçlü olacaktır" diyerek sözlerini tamamladı.
Sıkça Sorulan Sorular
Bilal Erdoğan bu konuşmayı nerede ve hangi etkinlikte yaptı?
Necmeddin Bilal Erdoğan, Uluslararası Demokratlar Birliği'nin (UID) Almanya'nın Neuss kentinde düzenlenen 9. Olağan Genel Kurulu'nda konuşma yaptı.
Bilal Erdoğan Türkiye'nin ekonomik dönüşümü hakkında hangi verileri paylaştı?
Erdoğan, son 23 yılda Türkiye ekonomisinin ortalama yüzde 5,5 büyüdüğünü belirtti. Satın alma gücüne göre kişi başına milli gelirin 25 yıl önce Avrupa ortalamasının yüzde 40'larında olduğunu, bugün ise yüzde 70'lerine ulaştığını aktardı.
Bilal Erdoğan Türkiye'nin bölgesel rolü hakkında ne söyledi?
Erdoğan, Türkiye'nin Ukrayna-Rusya Savaşı, Gazze ve İran'a yönelik savaş gibi çatışmaların sona ermesi için en proaktif politikayı ve diplomasiyi yürüten ülke konumunda olduğunu ifade etti. Arabuluculuğun artık bir seçenek değil zorunluluk haline geldiğini de vurguladı.
İlim Yayma Vakfı Avrupa'daki Türk diasporasıyla ilgili ne tür çalışmalar yürütüyor?
Erdoğan'ın aktardığına göre İlim Yayma Vakfı, her yıl binlerce öğrenciye özellikle yüksek lisans ve doktora düzeyinde eğitim ve araştırma destekleri sunmaktadır. Vakıf ayrıca Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarıyla Avrupa'daki eğitim aktörleri arasında işbirliği kurulmasını hedeflemektedir.
Bilal Erdoğan Avrupa'daki Müslüman nüfus hakkında hangi bilgiyi paylaştı?
Erdoğan, Avrupa'da yaklaşık 500 milyon kişinin yaşadığını ve bu nüfusun yaklaşık yüzde 10'unun Müslümanlardan oluştuğunu belirtti. Türk diasporasının örgütlenme ve temsil alanında diğer Müslüman topluluklara örnek olabileceğini de sözlerine ekledi.