
Leyla Smyrna Cabas, sinema dünyasıyla henüz birkaç yıl önce tanışmış olmasına karşın 16 yaşında pek çok deneyimli oyuncunun ulaşamadığı noktalara geldi. Yönetmen Ayçıl Yeltan'ın sosyal medyada fotoğraflarını görüp 'Bu kız olmalı' demesiyle başlayan yolculuk, onu ulusal ve uluslararası festivallerin sahnesine taşıdı. En son durağı ise 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde kazandığı Genç Başarı Ödülü oldu. Festival 24-31 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olsa da ödül önceden açıklandı.
Tesadüfle Başlayan, Sevgiyle Devam Eden Bir Oyunculuk Hikâyesi
Cabas, oyunculuğun küçüklüğünden beri aklındaki mesleklerden biri olduğunu ama asıl hayali hiç olmadığını söylüyor. 'Fidan' filmi karşısına çıkmasaydı bu yolda ilerleyip ilerlemeyeceğinden emin değil. İkinci filmi 'Sarı Zarflar'ın ise bir kırılma noktası oluşturduğunu belirtiyor: 'Set ortamı çok hoşuma gitti. Oyunculuk yapmayı sevdiğimi fark ettim.'
İlker Çatak'ın yönettiği 'Sarı Zarflar'da Ezgi karakterini canlandıran Cabas, bu filmle 76. Berlin Uluslararası Film Festivali'ne katıldı. Film o festivalde Altın Ayı ödülünü kazandı. Altın Portakal'la bağı ise daha da eskiye, ilk filmine dayanıyor: 'Fidan'ın prömiyeri de aynı festivalde yapılmıştı. 'İki yıl sonra bu festivalde bana böyle özel bir ödül verilmesi gerçekten çok heyecan verici' diyor.
Rollere Hazırlanırken Kendi Hayatından Besleniyor
Cabas'ın karakter hazırlığında dikkat çekici bir yöntemi var: Her iki filmde de kendi iç dünyasından bir parça kullandığını söylüyor. 'Fidan' çekilirken Lise Giriş Sınavı (LGS) sürecinin içindeydi ve karakterin çalışkan, kararlı yapısını kendi o dönemdeki haliyle örtüştürdü. 'Sarı Zarflar' ise sınavın hemen ardından, yorucu bir sürecin bitişine denk geldi. Ezgi'nin sinirini, o dönemki kendi gerginliğiyle doğrudan bağdaştırdığını aktarıyor: 'O sıralarda kamera önünde Ezgi değildim, direkt Leyla'ydım.'
Oynadığı iki karakterden gerçek hayatta hangisiyle daha iyi anlaşacağını sorduğumuzda Ezgi'yi seçiyor. Gerekçesi de oldukça net: 'Ezgi çok aklına geleni söyleyen, komik bir kız. Fidan tatlı bir kız ama gerçekte ne kadar iyi anlaşırdık pek kestiremiyorum.'
Ünlü Olmak Değil, İyi Olmak İstiyor
Sosyal medyayla arasının pek iyi olmadığını açıkça ifade eden Cabas, bu konuda da alışılmışın dışında bir tutum sergiliyor: 'Yaptığım şeyde iyi olmak istiyorum ama ünlü olmak istemiyorum.' Oyunculukta başarının beraberinde kaçınılmaz bir görünürlük getirdiğini kabul ediyor; bunu bir dezavantaj olarak nitelendiriyor. Özel hayatını koruyup koruyamayacağına dair ise kesin bir yanıt vermiyor: 'Bunu henüz deneyimlemediğim için pek bilemiyorum ama bir yolu bulunur diye düşünmek istiyorum.'
Berlinale'nin ardından öğretmenlerinin tebriklerini ilettiğini, arkadaşlarının ise sosyal medyada karşılarına çıkan videolardan haberdar olduğunu anlatıyor. Öğretmenlerinin 'Bu hayata nasıl alışacaksın?' sorusuna verdiği yanıt ise oldukça yere bakar: 'Ben evde, okulda ve sokakta 16 yaşında normal bir gencim.'
Annesi İletişimci, Babası Gazeteci: Gözlem Sanatı Evde Başladı
Annesi Evrim Sümer iletişimci, babası Mirgün Cabas gazeteci olan Cabas, soru sormanın ve hikâyelerin peşine düşmenin alışkanlığa dönüştüğü bir ortamda büyüdüğünü söylüyor. Bu ortamın oyunculuğuna en büyük katkısının iyi bir gözlemci olmak olduğunu vurguluyor: 'Sette diğer oyuncuları izlemek, sahne arasında yönetmeni gözlemlemek benim için çok önemli.'
İkinci adı Smyrna'nın hikâyesi de aile dinamiklerine dair ipuçları veriyor. İzmir'in eski adından gelen bu isim, annesinin yurt dışında kullanılabilecek bir isim arayışıyla ortaya çıkmış. Babasının ise ancak Smyrna olursa ikna olacağını düşünmüş ve öyle de olmuş.
Okul, Tenis, Formula 1 ve Moda
Şu anda lise 11. sınıfta olan Cabas, oyunculuk eğitimi almıyor; ancak ilerleyen dönemde oyunculuk okumayı planlıyor. Rol aldığı iki filmin de tatil dönemine denk gelmesini şans olarak değerlendiriyor: 'Okul döneminde olsa ikisini aynı anda yürütebileceğimi sanmıyorum.'
Set dışında tenis oynayan ve spor salonuna giden Cabas'ın ilgi alanları da dikkat çekici bir çeşitlilik taşıyor: moda ve Formula 1. Her ikisinin de tarihini ayrıntılı biçimde bildiğini söylüyor. Annesi Formula 1 üzerine blog açmasını öneriyor. Desteklediği pilotlar arasında Oscar Piastri'nin öne çıktığını, Kimi Antonelli ve Max Verstappen'i de takip ettiğini belirtiyor. Modada ise markaların eski tasarımcılarını ve hangi tasarımcının hangi markada çalıştığını yakından izliyor.
Şimdiye kadar dramatik rollerde görünen Cabas, komedi türünü de denemek istediğini söylüyor. Genel olarak her türe açık olduğunu, neye daha yatkın olduğunu zamanla keşfetmek istediğini ekliyor. Berlinale ve Altın Portakal gibi duraklar bu yolculuğun henüz başlangıcına işaret ediyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Leyla Smyrna Cabas hangi filmlerle tanındı?
Leyla Smyrna Cabas, yönetmen Ayçıl Yeltan'ın 'Fidan' filmi ve İlker Çatak'ın yönettiği 'Sarı Zarflar' filmiyle tanındı. Her iki yapım da ulusal ve uluslararası festivallerde gösterildi.
Leyla Smyrna Cabas Altın Portakal'da hangi ödülü kazandı?
Cabas, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Genç Başarı Ödülü'ne layık görüldü. Festival 24-31 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olsa da ödül önceden açıklandı.
'Sarı Zarflar' filmi Berlinale'de ne ödülü kazandı?
İlker Çatak'ın yönettiği 'Sarı Zarflar', 76. Berlin Uluslararası Film Festivali'nden Altın Ayı ödülüyle döndü. Cabas bu filmde Ezgi karakterini canlandırdı.
Leyla Smyrna Cabas oyunculuğa nasıl başladı?
Yönetmen Ayçıl Yeltan, Cabas'ın sosyal medyadaki fotoğraflarını görüp ona 'Fidan' filmi için teklif götürdü. Cabas, bu tesadüf olmasaydı oyunculuk yoluna girip girmeyeceğinden emin olmadığını söylüyor.
Leyla Smyrna Cabas'ın okul ve oyunculuk dengesi nasıl?
Cabas şu anda lise 11. sınıf öğrencisi. Rol aldığı iki filmin de tatil dönemine denk geldiğini, okul döneminde set ve okulu aynı anda yürütmenin çok güç olacağını belirtiyor. Oyunculuk eğitimi almıyor; ancak ileride oyunculuk okumayı planlıyor.