
İstanbul 2 Nolu Barosu Olağan Genel Kurulu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde toplandı. Daha önce baronun yönetim kurulu üyeliğini üstlenen, Oybirliği Derneği Genel Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren ve baro başkanlığına adaylığını açıklayan Av. Ali Kasım Tuna, toplantıda söz alarak meslektaşlarına projelerini ve hedeflerini anlattı. Tuna'nın en büyük hedefi, İstanbul 2 Nolu Barosu'nun üye sayısını 7 bine ulaştırmak olarak öne çıktı.
Avukatlığın Ağır Yükünü Anlatan Bir Konuşma
Tuna, kürsüde avukatlık mesleğinin gündelik gerçekliğini doğrudan ve yalın bir dille aktardı. Müvekkillerin kaygısını dinlemekten ailelerin geleceğini düşünmeye, özgürlükleri savunmaktan gece yarısı bilgisayar başına dönmeye uzanan o yoğun tempoyu gözler önüne serdi. Sabah duruşmaya yetişip öğleden sonra başka bir adliyeye koşan avukatın, bürosuna döndüğünde karşısında kira, vergi, prim ve tahsil edilemeyen ücret gibi başka bir hesap tablosuyla yüzleştiğini vurgulayan Tuna, bu gerçeği şu sözlerle özetledi:
"Avukatlık, insanın başkasının yükünü omuzladığı bir meslektir. Müvekkilimizin kaygısını dinleriz, ailesinin geleceğini düşünürüz, özgürlüğünü savunuruz. Bazen bir dosyayla günlerce yaşarız. Gece aklımıza gelen bir ihtimal için yeniden bilgisayarın başına otururuz; sabah duruşmaya yetişir, öğleden sonra başka bir adliyeye gideriz. Sonra kendi büromuza döneriz. Bu defa önümüzde başka hesaplar vardır: Kira vardır, vergi vardır, prim vardır; ödenmesi gereken maaşlar ve bir türlü tahsil edilemeyen ücret vardır. Başkalarının geleceği için mücadele ederken kendi geleceğimizi düşünürüz."
Güçlü Baro, Güçlü Savunma, Güçlü Hukuk Devleti
Tuna'nın konuşmasının merkezine oturduğu kavramsal çerçeve, birbiriyle doğrudan bağlantılı üç halkadan oluşuyordu: avukat, baro ve hukuk devleti. Adaya göre bu üç halka birbirini besliyor; birindeki zayıflık diğerlerine sirayet ediyor. Konuşmasında bu ilişkiyi açık bir formülle dile getirdi: "Avukat güvenle çalışıyorsa baro güçlüdür; baro güçlüyse savunma güçlüdür; savunma güçlüyse hukuk devleti güçlüdür. Biz bu gücü birlikte kurmaya talibiz."
Bu yaklaşım, Tuna'nın adaylığının yalnızca kurumsal bir pozisyon yarışı olmadığını, aynı zamanda mesleğin toplumsal işlevine dair bir tutum bildirimi olduğunu da ortaya koyuyordu. Avukatın güvenceli biçimde çalışabilmesini, hukuk devletinin işleyişiyle doğrudan ilişkilendiren bu bakış açısı, konuşmanın ana eksenini oluşturdu.
Ayrım Gözetmeksizin Hizmet Vaadi
Tuna, meslektaşları arasında herhangi bir ayrım gözetmeyeceğini açıkça ortaya koydu. Kendisine oy veren ya da vermeyenlerin tamamının başkanı olmayı taahhüt etti. "Bize emanet edeceğiniz her oy, bizim için bir çalışma sorumluluğu olacak. Bize destek veren meslektaşımızın da başka tercih yapan meslektaşımızın da başkanı olacağız" diyen Tuna, genel kurulun ardından aynı adliyelerde, aynı mesleğin yükünü birlikte taşımaya devam edeceklerini hatırlattı.
Bu bağlamda meslektaşlık hukukunu koruma, emeğe saygı gösterme ve baronun ortak geleceği için çalışma taahhütlerini bugünden verdiğini belirtti. Tuna'nın söylemi, seçim yarışının ötesinde mesleki dayanışmayı ön plana çıkaran bir ton taşıyordu.
Cübbe Bir Kıyafet Değil, Bir Yemin
Konuşmasının son bölümünde Tuna, avukatlık mesleğinin sembolü olan cübbeye farklı bir anlam yükledi. Cübbeyi yalnızca bir kıyafet olarak değil, bir yemin olarak giyinildiğini vurgulayan Tuna, bu simgenin altında hukuku, adaleti ve savunmayı gördüğünü ifade etti. "Biz cübbeyi bir kıyafet olarak değil, bir yemin olarak giyen insanlarız. O cübbenin altında hukuk vardır: Hepimizi eşit kılan, hepimizi bir arada tutan hukuk. O cübbenin altında adalet vardır: Herkes için, her zaman adalet. Ve o cübbenin altında savunma vardır" dedi.
Meslektaşlarını bu görevi birlikte üstlenmeye davet eden Tuna, meslek büyüklerinin deneyimini, gençlerin cesaretini ve her avukatın katkısını bir araya getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Ekibinin hazır olduğunu vurgulayan Tuna, salonu terk edenlerin yanlarında bir vaat listesi değil, somut bir söz götürmelerini istedi.
Seçim İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde
İstanbul 2 Nolu Barosu Olağan Genel Kurulu kapsamındaki başkanlık seçimi, saat 09.00'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde gerçekleştirilecek. Avukatlar, sandık başına giderek baronun yeni başkanını ve yönetimini belirleyecek.
Sıkça Sorulan Sorular
Av. Ali Kasım Tuna kimdir ve İstanbul 2 Nolu Baro ile ilişkisi nedir?
Av. Ali Kasım Tuna, İstanbul 2 Nolu Barosu'nda daha önce yönetim kurulu üyeliği yapmış, Oybirliği Derneği Genel Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren ve baro başkanlığına adaylığını açıklamış bir avukattır.
Tuna'nın İstanbul 2 Nolu Baro için en büyük hedefi nedir?
Tuna, en büyük hedefinin İstanbul 2 Nolu Barosu'nun üye sayısını 7 bine ulaştırmak olduğunu belirtmiştir.
Tuna, seçimde kendisine oy vermeyenlere karşı nasıl bir tutum sergiledi?
Tuna, meslektaşları arasında ayrım gözetmeyeceğini açıklayarak kendisine destek veren meslektaşının da başka tercih yapan meslektaşının da başkanı olacağını taahhüt etmiştir.
Başkanlık seçimi nerede ve ne zaman yapılacak?
İstanbul 2 Nolu Barosu Olağan Genel Kurulu kapsamındaki başkanlık seçimi, saat 09.00'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde gerçekleştirilecektir.
Tuna'nın konuşmasında "cübbe" metaforu nasıl kullanıldı?
Tuna, cübbeyi yalnızca bir kıyafet olarak değil, bir yemin olarak tanımlamış; bu simgenin altında hukuku, adaleti ve savunmayı gördüğünü ifade etmiştir.