
Küresel piyasalarda yılın başında yaşanan sert dalgalanmaların ardından altın fiyatları kayıplarını hızla telafi ederek güçlü bir toparlanma sergiledi. Ons altın, uluslararası piyasalarda 4.220 dolar seviyesine kadar yükselerek yatırımcıların dikkatini yeniden üzerine çekti. Bu toparlanmanın arkasında iki temel güç yatıyor: ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasına ilişkin piyasalardaki durağan beklenti ve merkez bankalarının sessiz sedasız sürdürdüğü fiziksel altın stoklama stratejisi.
Fed'in Faiz Politikası Altını Destekliyor
Piyasalarda Fed'in politika faizini kısa vadede yüzde 3,75-4,00 aralığında sabit tutacağı beklentisi giderek güçleniyor. Faiz artırımlarına yönelik bu temkinli duruş, doğası gereği faiz getirisi olmayan altının cazibesini artırıyor. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,25 ile yüksek bir seyir izlese de enflasyondan arındırılmış faizlerin düşeceğine dair beklentiler altını yeniden yatırımcılar için çekici bir liman haline getiriyor.
Reel faiz beklentilerindeki bu değişim, altın piyasasında belirleyici bir etken olmayı sürdürüyor. Nominal faizlerin yüksek kalmasına karşın enflasyon beklentilerinin faizlerin ileride düşeceğine işaret etmesi, altının uzun vadeli değer saklama işlevini ön plana çıkarıyor.
Merkez Bankaları Fiziksel Altın Rezervlerini Artırıyor
Yalnızca bireysel yatırımcılar değil, küresel ölçekteki kurumsal aktörler de bu yükselişin ateşleyicisi konumunda. Döviz kurlarındaki tehlikeli dalgalanmalara ve devlet borçlarından kaynaklanan risklere karşı koruma arayan merkez bankaları, rezervlerindeki fiziksel altın payını sessiz ama kararlı bir şekilde artırıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının öncülük ettiği bu alım dalgası, altın talebinin kalıcı bir nitelik kazandığına dair güçlü bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
Merkez bankalarının bu stratejik tercihi, altın piyasasına yönelik kurumsal talebin bireysel yatırımcı hareketlerinden bağımsız biçimde sürdüğünü ortaya koyuyor. Rezerv çeşitlendirmesi amacıyla gerçekleştirilen bu alımlar, altın fiyatlarındaki yukarı yönlü baskının yapısal bir boyutu olduğuna işaret ediyor.
Ortadoğu'daki Gerilim Güvenli Liman Talebini Artırıyor
Ekonomik dinamiklerin yanı sıra jeopolitik gelişmeler de yatırımcıları altına yönlendiren önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Orta Doğu'da tırmanan çatışmalar küresel güvenlik ortamını doğrudan etkiliyor. Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki havalimanına düzenlenen ve en az 12 kişinin hayatını kaybettiği Husi saldırılarının ardından Trump yönetiminin bölgeye doğrudan müdahale tehdidinde bulunması gerilimi zirveye taşıdı. ABD'nin Hürmüz Boğazı yakınlarındaki bir ticari gemiye müdahalesi ise bölgedeki askeri hareketliliği daha da artırdı.
Diplomatik cephede de kriz derinleşmeye devam ediyor. Kahire'de bir araya gelen Filistinli gruplar 28 Kasım seçimlerini erteleme kararı alırken, İsrail ordusunun Gazze'ye düzenlediği İHA ve hava saldırılarında en az 6 Filistinli hayatını kaybetti. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) Gazze'de tam teşekküllü hiçbir hastanenin kalmadığını duyurması, bölgedeki insani krizin ve jeopolitik belirsizliğin boyutunu gözler önüne seriyor. Tüm bu gelişmeler, güvenli liman arayışındaki yatırımcıların altına olan ilgisini canlı tutuyor.
Teknik Tabloda Kritik Direnç Bölgesi
Ons altın hafta ortasında 4.066 dolara kadar gerilemiş, ancak 4.050-4.100 dolar aralığında güçlü bir destek bularak toparlanmıştı. Uzmanlar, şu an 4.195-4.200 dolar bandının aşılması güç bir psikolojik direnç bölgesi oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Piyasaların odağı şimdi günlük kapanış rakamlarında. Ons altının 4.220 dolar seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlaması durumunda bir sonraki hedefin 4.260 dolar, orta vadede ise 4.335 dolar olacağı değerlendiriliyor. Öte yandan ABD tahvil faizleri ve enflasyon göstergelerinden gelecek sürpriz veriler, bu yükselişin önünü kesebilecek temel risk unsurları olarak gündemdeki yerini koruyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Ons altın hangi seviyeye yükseldi?
Ons altın, uluslararası piyasalarda 4.220 dolar seviyesine kadar yükseldi.
Merkez bankaları neden fiziksel altın alımlarını artırıyor?
Merkez bankaları, döviz kurlarındaki dalgalanmalara ve devlet borçlarından kaynaklanan risklere karşı korunmak amacıyla rezervlerindeki fiziksel altın payını artırıyor. Bu eğilim özellikle gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarında belirgin biçimde gözlemleniyor.
Fed'in faiz politikası altın fiyatlarını nasıl etkiliyor?
Piyasalarda Fed'in politika faizini kısa vadede yüzde 3,75-4,00 aralığında sabit tutacağı beklentisi güçleniyor. Faiz getirisi olmayan altın, faiz artırımlarına yönelik temkinli duruş ve enflasyondan arındırılmış faizlerin düşeceğine dair beklentilerle birlikte yatırımcılar için daha cazip hale geliyor.
Ortadoğu'daki hangi gelişmeler altın talebini etkiliyor?
Riyad havalimanına düzenlenen ve en az 12 kişinin hayatını kaybettiği Husi saldırıları, Trump yönetiminin bölgeye müdahale tehdidi, ABD'nin Hürmüz Boğazı yakınlarında bir ticari gemiye müdahalesi ve Gazze'deki çatışmaların sürmesi güvenli liman talebini artıran başlıca jeopolitik etkenler arasında yer alıyor.
Ons altın için bir sonraki teknik hedef seviyeleri neler?
Uzmanlar, 4.220 dolar seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda bir sonraki hedefin 4.260 dolar, orta vadede ise 4.335 dolar olacağını öngörüyor. Bununla birlikte ABD tahvil faizleri ve enflasyon verilerinin bu yükselişi sekteye uğratabileceği belirtiliyor.