
İstanbul'un Fatih ilçesinde, tarihi Fethiye Camii ile aynı kompleks içinde yer alan bir bina, yaklaşık beş asırlık geçmişiyle bugün hâlâ öğrencilere kapılarını açıyor. Fethiye İmam Hatip Ortaokulu olarak bilinen bu yapının hikâyesi, Osmanlı'nın en güçlü dönemlerine, saray ailelerine ve medrese geleneğine kadar uzanıyor. Medreseden yangın mağdurlarına barınağa, ilkokuldan imam hatip ortaokuluna uzanan bu yolculuk, binanın duvarlarına işlenmiş derin bir tarih barındırıyor.
İsmihan Sultan'ın Vakfından Doğan Medrese
Yapının tarihi, Sultan II. Selim'in kızı ve Sokullu Mehmet Paşa'nın eşi İsmihan Sultan'ın 1573 yılında yaptırdığı İsmihan Sultan Medresesi'ne dayanıyor. Osmanlı'nın köklü vakıf geleneğinin bir ürünü olan bu medrese, dönemin ilim ve kültür hayatında önemli bir yer tutuyordu. Ancak hikâye burada bitmiyor; aynı alana 1590 yılında III. Murat'ın sadrazamlarından Sinan Paşa tarafından kendi adını taşıyan bir medrese daha inşa ettirildi.
Fethiye Medresesi adıyla anılan bu yapı, geçmişi Pammakaristos Kilisesi'ne uzanan ve III. Murat'ın emriyle camiye çevrilen Fethiye Camii'nin avlusuna inşa edildi. Böylece biri 16. yüzyılın ilk yarısından, diğeri yüzyılın sonundan gelen iki köklü yapı, aynı tarihi kompleks içinde birleşti.
1903'ten İtibaren Eğitim Yuvası
Bugünkü okulun bulunduğu yapıda eğitim öğretim faaliyetleri 1903 yılında medrese olarak başladı. Ardından gelen yıllarda yapı, yalnızca fiziksel değil kurumsal açıdan da önemli bir dönüşüm geçirdi. 1911-1915 yılları arasında bina, Osmanlı Devleti'nin son dönem şeyhülislamlarından ve Evkaf Nezareti vekillerinden Musa Kazım Efendi'ye duyulan saygının bir ifadesi olarak yeniden yaptırıldı. Yeni yapının planı, önceki medreseyle birebir aynı tutuldu; böylece hem mimari süreklilik hem de kurumsal bellek korunmuş oldu.
II. Meşrutiyet döneminde medrese eğitiminde gerçekleştirilen düzenlemeler çerçevesinde kurum, yalnızca dini ilimlere değil pozitif ilimlere de ilgi duyan öğrencilere tahsis edildi. Bu adım, yapının işlevsel esnekliğini bir kez daha ortaya koyuyordu.
Tevhid-i Tedrisat ve Yangın Mağdurları
3 Mart 1924'te Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabul edilmesiyle birlikte tüm medreseler kapatıldı. Binadaki öğrenciler başka kurumlara nakledildi ve yapı eğitim işlevini yitirdi. Ancak boş kalan tarihi bina bu kez farklı bir insani ihtiyaca yanıt verdi: "Harikzede" olarak adlandırılan yangın mağdurlarına barınak oldu.
Yapının yeniden eğitim amacıyla kullanılması ise Çandarlı Kara Halil Numune Okulu'nun müdürlüğüne atanan Asım Özel'in girişimleriyle mümkün oldu. Eski ve ahşap bir binada eğitim veren okul için daha sağlam bir yapı arayan Özel, Fethiye Medresesi'nin boşaltılmasını sağladı. Tarihi binada çeşitli onarım ve değişiklikler yapıldı; küçük odalar arasındaki duvarlar kaldırılarak mekânlar okul işlevine uygun hale getirildi. Çandarlı Kara Halil Numune Okulu, 1924 yılında tarihi binaya taşındı ve yapı yeniden öğrencilere kapılarını açtı.
Değişen İsimler, Süregelen Eğitim
Tarihi binadaki eğitim faaliyetleri sonraki on yıllar boyunca farklı isimler altında kesintisiz sürdü. Bir süre 6. İlkokul adıyla hizmet veren kurum, 1948-1949 eğitim öğretim yılında "Fethiye İlkokulu" adını aldı. 1953'te Fethiye I. İlkokulu ve Fethiye II. İlkokulu olarak ikiye bölünen yapı, 1959'da Fethiye II. İlkokulu'nun kapatılmasıyla tek çatı altında toplandı.
1995-1996 eğitim öğretim yılında "Fethiye İlköğretim Okulu" adını alan kurum, 2012-2013 eğitim öğretim yılında Fethiye İmam Hatip Ortaokulu'na dönüştürüldü. Böylece medreseden başlayan yolculuk, ilkokul ve ilköğretim okulu evrelerinden geçerek günümüzdeki kimliğine kavuştu.
Okul Müdürü: "Tarihi Bir Havayı Teneffüs Ediyoruz"
Fethiye İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Mehmet Ok, AA muhabirine yaptığı açıklamada okulun Fethiye Camii ile birlikte tarihi bir kompleks içinde yer aldığını belirtti. Okulda yaklaşık 500 öğrencinin eğitim gördüğünü ve 8 derslikte ikili öğretim yapıldığını aktaran Ok, kendisinin de 2 yıldır bu okulda görev yaptığını ifade etti.
Yapının mimari dokusunun büyük ölçüde korunduğunu vurgulayan Ok, "Özellikle kemerli pencerelerimiz, okulun genel görüntüsü, çatı altı sundurmalarıyla burada tarihi bir havayı teneffüs ediyoruz. Belki Fatih için sıradan olabilir. Burası tarihi bir bölge, insanları alışkın olabilir ama yine de böyle bir binada görev yapıyor olmak büyük bir ayrıcalık bizim için. Kıymeti bilinmesi gereken yapılardan biri." dedi.
Tarihi binanın korunmasına gösterilen özenin altını çizen Ok, "Özenle korunması gerekiyor. Hem devletimiz hem Fatih Belediyesi binamızın korunması için elinden geleni gerçekten yapıyor. Kendilerine müteşekkiriz." ifadelerini kullandı.
Sıkça Sorulan Sorular
Fethiye İmam Hatip Ortaokulu'nun tarihi temelleri nereye dayanıyor?
Okulun bulunduğu yapının kökleri, Sultan II. Selim'in kızı İsmihan Sultan tarafından 1573 yılında yaptırılan İsmihan Sultan Medresesi'ne uzanıyor. Aynı alana 1590'da III. Murat'ın sadrazamı Sinan Paşa tarafından da bir medrese inşa ettirilmiş; bu yapı Fethiye Medresesi adıyla anılmıştır.
Binada eğitim öğretim faaliyetleri ne zaman başladı?
Bugünkü okulun bulunduğu yapıda eğitim öğretim faaliyetleri 1903 yılında medrese olarak başladı. Yapı, 1911-1915 yılları arasında Musa Kazım Efendi'ye hürmeten yeniden inşa edildi.
Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun ardından bina nasıl kullanıldı?
3 Mart 1924'te Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabulüyle medreselerin kapatılmasının ardından bina bir süre "harikzede" olarak adlandırılan yangın mağdurlarına barınak olarak hizmet verdi. Daha sonra Çandarlı Kara Halil Numune Okulu Müdürü Asım Özel'in girişimleriyle yapı okula dönüştürüldü ve 1924'te yeniden eğitime açıldı.
Okul bugün kaç öğrenciye hizmet veriyor ve nasıl bir fiziki yapıya sahip?
Okul Müdürü Mehmet Ok'un aktardığına göre okulda yaklaşık 500 öğrenci bulunuyor ve 8 derslikte ikili eğitim yapılıyor. Yapı, kemerli pencereleri ve çatı altı sundurmalarıyla tarihi mimari dokusunu büyük ölçüde koruyor.
Tarihi binanın korunması için kimler çalışıyor?
Okul Müdürü Mehmet Ok, binanın korunması için devlet ile Fatih Belediyesi'nin elinden geleni yaptığını belirtti. Yapının mimari dokusunun ve tarihi atmosferinin korunmasına özen gösterildiğini de vurguladı.