
Londra'da 10-11 Ekim tarihleri arasında Queen Elizabeth II Centre'da düzenlenen Londra Helal Forumu'nun ikinci günü, 'Filistin Kahvaltısı' adı verilen özel bir etkinlikle açıldı. Anadolu Ajansı'nın 'Global İletişim Ortağı' olduğu, İslam Ticaret ve Kalkınma Odası (ICCD) ile Helal Ürünler Geliştirme Şirketi'nin (HPDC) ortak girişimi olan Halal360 Platformu tarafından organize edilen forumun bu oturumuna, Filistin'in Londra Büyükelçisi Husam Zomlot ve İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Bilal Erdoğan başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.
Erdoğan: Dünyada Dayanışma Eylemleri Büyüyor
Bilal Erdoğan, etkinlikte yaptığı konuşmada bu hafta Londra dahil pek çok dünya kentinde Filistin ile dayanışma eylemlerinin gerçekleştirildiğine dikkat çekti. Türkiye'de de hafta boyunca birçok kentte etkinlik düzenlendiğini hatırlatan Erdoğan, 1 Ocak'ta yeniden buluşma çağrısında bulundu. Geçen yıl İstanbul'da Galata Köprüsü üzerinde düzenlenen Filistin'e destek yürüyüşüne yarım milyon kişinin katıldığını anımsatan Erdoğan, bu yılki buluşmaya da aynı noktada devam edileceğini ifade etti.
Erdoğan, konuşmasında Filistin meselesine ilişkin kararlı bir tutum sergileyerek şunları söyledi: "Dünyaya soykırımı anlatacak, özellikle son 3 yıl olmak üzere 1948'den beri çok büyük acılar çeken Filistinli kardeşlerimizle dayanışma göstereceğiz."
Ekim 2023'ten Bu Yana Aylık Toplantılar
Erdoğan, Ekim 2023'te Filistin meselesine duyarlı sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte bir platform kurduklarını ve o tarihten bu yana her ay düzenli toplantılar yaparak insani durumu değerlendirdiklerini aktardı. Başta eğitim olmak üzere pek çok alanda yardım çalışmalarını ele aldıklarını belirten Erdoğan, son toplantılarında Gazze'de desteğe muhtaç 65 bin yetim tespit ettiklerini açıkladı. "Hepsinin her ay finansal destek alabilmesini sağlamak için çalışıyoruz" diyen Erdoğan, bu çabanın somut ve sürdürülebilir bir mekanizmaya dönüştürülmesi için gayret gösterdiklerini vurguladı.
Türk Yardım Malzemeleri Gazze'ye Giremiyor
Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan en çarpıcı iddialardan biri, Türkiye'den gönderilen ya da üzerinde "Türkiye'de üretildi" ibaresi taşıyan yardım malzemelerinin Gazze'ye girişinin engellendiğine dair açıklamasıydı. Ateşkes anlaşmasında Gazze'ye günlük 600 tır yardım malzemesi girişi öngörülmesine karşın Eylül ayında bu rakamın 200 tırın altında kaldığını söyleyen Erdoğan, söz konusu malzemeler arasında ticari ürünlerin de bulunduğunu dile getirdi.
Tüm bu tabloya ilişkin değerlendirmesini sert bir dille ortaya koyan Erdoğan, "İnsani durum aynı şekilde devam ediyor. Sözde ateşkes ortamında sahadaki insani durumun hafiflediği, eskisinden daha kötü olmadığı düşünülebilir ama maalesef soykırım her gün devam ediyor" dedi.
Batı Şeria ve Kudüs'te Durum Kötüleşiyor
Erdoğan, sorunun yalnızca Gazze ile sınırlı kalmadığını vurgulayarak Batı Şeria ve Kudüs'teki durumun da her geçen gün ağırlaştığını söyledi. Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarının arttığına dikkat çeken Erdoğan, bu koşullar altında kaynakların bir araya getirilmesi ve dikkatli kullanılmasının kritik önem taşıdığını belirtti.
Filistin halkının eğitim düzeyine de değinen Erdoğan, "Filistin halkı bölgedeki en eğitimli halk. Hatta İsraillilerden bile daha eğitimliler. Bunu yok ederek Filistinlileri cahil bırakmak istiyorlar. Eğitime ulaşımı yok. Gençler ya öldürüldü ya da eğitim imkânlarından mahrum bırakıldı" diye konuştu.
İbn Haldun'dan Al-Quds'e Destek, Batı'ya Baskı Çağrısı
İbn Haldun Üniversitesi'nin her yıl bağış fonundan bir miktarı Al-Quds Üniversitesi ile paylaşmak üzere anlaşma yaptığını açıklayan Erdoğan, siyasi ve diplomatik alanda da Filistin'e desteğin sürdüğünü kaydetti. İngiltere ve bazı Batı ülkelerinin işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklamasını olumlu bir adım olarak değerlendiren Erdoğan, "Bu bir başlangıç. Umarım bu yasak bir noktada tüm İsrail mallarına kadar genişletilir. Baskı devam etmeli" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'nda Filistin meselesine ilişkin ilettiği mesajlara da değinen Bilal Erdoğan, diğer dünya liderlerinin de bu konudaki görüşlerini giderek daha anlamlı biçimde dile getirmeye başladığını belirtti. Londra Helal Forumu gibi platformların Filistinli ve Orta Doğu'daki yatırımcı ve üreticileri bir araya getirme açısından değer taşıdığını söyleyen Erdoğan, konuşmasını umut dolu bir dileğiyle noktaladı: "Peki ne zaman Mescid-i Aksa'ya gidebileceğiz? İnşallah çok uzun olmayan bir zaman sonra bu toplantıları Kudüs'te barış ve uyum içinde yapabiliriz."
Sıkça Sorulan Sorular
Londra Helal Forumu nerede ve ne zaman düzenlendi?
Londra Helal Forumu, 10-11 Ekim tarihlerinde Londra'daki Queen Elizabeth II Centre'da düzenlendi. Forum, İslam Ticaret ve Kalkınma Odası (ICCD) ile Helal Ürünler Geliştirme Şirketi'nin (HPDC) ortak girişimi olan Halal360 Platformu tarafından organize edildi; Anadolu Ajansı ise etkinliğin 'Global İletişim Ortağı' olarak yer aldı.
Bilal Erdoğan Gazze'ye yardım girişiyle ilgili ne söyledi?
Erdoğan, ateşkes anlaşmasında Gazze'ye günlük 600 tır yardım malzemesi girişi öngörülmesine rağmen Eylül ayında bu rakamın 200 tırın altında kaldığını açıkladı. Ayrıca Türkiye'den gönderilen ya da üzerinde "Türkiye'de üretildi" ibaresi taşıyan yardım malzemelerinin Gazze'ye girişinin engellendiğini de vurguladı.
Erdoğan'ın platformu Gazze'deki yetimler için ne yapıyor?
Bilal Erdoğan, Ekim 2023'te kurulan ve her ay toplantı düzenleyen platformun son görüşmesinde Gazze'de desteğe ihtiyaç duyan 65 bin yetim tespit ettiklerini açıkladı. Bu yetimler için her ay finansal destek sağlanması amacıyla çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.
İbn Haldun Üniversitesi ile Al-Quds Üniversitesi arasındaki iş birliği nedir?
Bilal Erdoğan'ın açıklamasına göre İbn Haldun Üniversitesi, her yıl bağış fonundan belirli bir miktarı Al-Quds Üniversitesi ile paylaşmak üzere bir anlaşma yapmıştır. Bu anlaşmanın Filistin'e eğitim alanındaki desteğin bir parçası olduğu belirtilmiştir.
Erdoğan, İsrail yerleşimleriyle ticaret yasağına ilişkin ne dedi?
Erdoğan, İngiltere ve bazı Batı ülkelerinin işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklamasını olumlu bir başlangıç olarak nitelendirdi. Bu yasağın ilerleyen dönemde tüm İsrail mallarını kapsayacak şekilde genişletilmesini umduğunu belirterek "Baskı devam etmeli" dedi.