
Sakarya'da ablasının doğum gününü kutlamak için ailesinin dostlarının evine giden 14 yaşındaki M.İ., doğum günü kutlaması sırasında başından silahla vurularak hayatını kaybetti. Olayda M.İ.'yi vurduğu iddiasıyla tutuklanan 16 yaşındaki çocukluk arkadaşının cep telefonunda yapılan dijital incelemeler, soruşturmaya yeni ve çarpıcı bir boyut kattı. Şüphelinin, olaydan tam 13 gün önce yapay zekaya silahların öldürücülüğü ve adam öldürme suçunun cezaları hakkında sorular yönelttiği tespit edildi. M.İ.'nin ailesi ise olayda ihmali bulunduğunu düşündüğü herkesin hesap vermesini talep ediyor.
Şüphelinin İfadeleri Olay Yeri Bulgularıyla Çelişti
Olayın hemen ardından 16 yaşındaki şüpheli, ilk ifadesinde M.İ.'nin intihar ettiğini öne sürdü. Ancak polis sorgusunda tutumunu değiştirerek silahın kazara ateş aldığını iddia etti. Şüphelinin birbiriyle çelişen bu iki farklı beyanı ile olay yerindeki fiziksel bulgular arasındaki derin farklılıklar, soruşturmanın seyrini doğrudan etkiledi ve savcılığın dikkatini yoğunlaştırdı.
M.İ.'nin bir yakını, şüphelinin "silah boştu" şeklindeki savunmasına kesinlikle karşı çıktı. Yakın, "Silahın gelen bilgilerinde silah dolu, 10 tane mermi, bir tane sıkılmış. Silahın her tarafında parmak izi var" diyerek iddiaları somut verilerle yanıtladı. Acılı baba ise oğlunun üzerinde barut izi çıktığını, şüphelinin üzerinde ise çıkmadığını vurgulayarak şüphelinin olayın ardından gidip elini yıkadığını ve üstünü değiştirdiğini öne sürdü.
Yapay Zekaya Sorulan Sorular Soruşturma Dosyasına Girdi
Soruşturmanın en dikkat çekici boyutunu şüphelinin cep telefonundaki dijital izler oluşturdu. Olaydan yalnızca 13 gün önce gerçekleştirilen yapay zeka yazışmalarında şüphelinin şu soruları sorduğu tespit edildi: "Hangi silahla vurursam adam ölür?", "Tüfekle vurursam ne kadar ceza alırım?", "Pompalı tüfek can yakar mı?", "Kuru sıkı can yakar mı?", "Birini öldürsem kaç yıl hapis yatarım?" Bu yazışmalar resmi soruşturma dosyasına alındı ve olayın kaza mı yoksa kasıtlı bir eylem mi olduğuna dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
M.İ.'nin annesi ise telefon incelemelerinde ortaya çıkan başka bir ayrıntıya dikkat çekti. Anneye göre şüpheli, yalnızca genel sorularla yetinmemiş; M.İ.'nin ölümüne yol açan silahın markasını da telefondan araştırmış ve "Bu marka silahla öldürsem ne kadar ceza alırım?" şeklinde sorgulama yapmıştı. Anne, bu iddiayı derin bir öfke ve acıyla kamuoyuyla paylaştı.
Telefonda Silah Fotoğrafları ve Çetelerle Bağlantılı Görseller
Şüphelinin cep telefonunda yapılan incelemelerde yapay zeka yazışmalarının ötesinde başka bulgulara da ulaşıldığı belirtildi. Telefonda silahlarla çekilmiş fotoğrafların yanı sıra çetelerle bağlantılı olabileceği değerlendirilen bazı görsellerin de bulunduğu öne sürüldü. Bu bulgular, soruşturmanın kapsamını genişletti.
Öte yandan şüphelinin babası, oğlunun silahlarla hiçbir ilgisinin bulunmadığını savundu. Baba, "Benim çocuğumun silahla hiçbir zaman olayı olmamıştır. Benim çocuğum odasında böcek görse 'gelin şu böceği alın' diyen bir çocuktur" diyerek oğlunu tanımladığı tabloyu kamuoyuyla paylaştı.
Silah Emekli Polisin: Çekmecede Muhafaza Ediliyordu
Soruşturmada ortaya çıkan bir diğer önemli ayrıntı, olayda kullanılan silahın kime ait olduğuyla ilgiliydi. M.İ.'nin ölümüne neden olan silahın, tutuklu şüphelinin emekli polis olan dedesine ait olduğu öğrenildi. Silahın, evde kolayca ulaşılabilecek bir çekmecede muhafaza edildiği belirlendi. Bu durum, silahın saklanma biçimine ilişkin soruları gündeme taşıdı.
M.İ.'nin ailesi, silahın bu şekilde erişilebilir bir yerde tutulmasında ihmali bulunduğunu düşündüğü kişilerin de sorumluluğunun araştırılmasını ve yargı önüne çıkarılmasını talep etti. Aile, soruşturmanın yalnızca doğrudan şüpheliyle sınırlı kalmamasını istiyor.
Ailenin Adalete Çağrısı
Kızının doğum gününde oğlunu kaybeden anne, yaşadığı acıyı ve öfkesini açık yüreklilikle dile getirdi. "Benim kızımın doğum gününde oğlumu öldürdüler!" diyen anne, şüphelinin ailesine ve silahın sahibi olan dede hakkında neden işlem yapılmadığını sorguladı: "Dede neden serbest? Anne-baba bu sorumsuzluğa rağmen hala neden serbest? Ben bunların cevabını istiyorum. Oğlumun adaletini arıyorum."
M.İ.'nin ailesi, olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılmasını ve olayda sorumluluğu tespit edilen herkesin hukuki süreçle yüzleşmesini talep etmeye devam ediyor. Soruşturma sürmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
14 yaşındaki M.İ. nerede ve nasıl hayatını kaybetti?
M.İ., ablasının doğum gününü kutlamak amacıyla ailesinin dostlarının bulunduğu Sakarya'daki eve gitti. Burada gerçekleşen doğum günü kutlaması sırasında başından silahla vurularak hayatını kaybetti.
Şüpheli olayı nasıl açıkladı ve ifadeleri nasıl değişti?
16 yaşındaki şüpheli, olayın hemen ardından verdiği ilk ifadede M.İ.'nin intihar ettiğini öne sürdü. Ancak polis sorgusunda bu beyanını değiştirerek silahın kazara ateş aldığını iddia etti. Şüphelinin bu çelişkili ifadeleri ile olay yerindeki bulgular arasındaki farklılıklar soruşturmanın seyrini değiştirdi.
Şüphelinin yapay zekaya olay öncesinde ne tür sorular sorduğu tespit edildi?
Soruşturma kapsamında şüphelinin cep telefonunda yapılan incelemelerde, olaydan 13 gün önce yapay zekaya yöneltilen sorulara ulaşıldı. Bu sorular arasında "Hangi silahla vurursam adam ölür?", "Tüfekle vurursam ne kadar ceza alırım?", "Pompalı tüfek can yakar mı?", "Kuru sıkı can yakar mı?" ve "Birini öldürsem kaç yıl hapis yatarım?" yer alıyordu. Yazışmalar soruşturma dosyasına girdi.
Olayda kullanılan silah kime aitti ve nasıl muhafaza ediliyordu?
M.İ.'nin ölümüne neden olan silahın, tutuklu şüphelinin emekli polis olan dedesine ait olduğu öğrenildi. Silahın evde kolayca ulaşılabilecek bir çekmecede tutulduğu belirlendi. M.İ.'nin ailesi, silahın bu şekilde saklanmasında ihmali bulunduğunu düşündüğü kişilerin de sorumluluğunun araştırılmasını talep etti.
M.İ.'nin ailesi kimler hakkında hesap sorulmasını istiyor?
M.İ.'nin ailesi, doğrudan şüphelinin yanı sıra şüphelinin anne ve babası ile silahın sahibi olan emekli polis dedenin de yargı önüne çıkarılmasını istiyor. Anne, "Dede neden serbest? Anne-baba bu sorumsuzluğa rağmen hala neden serbest?" diyerek bu talebini kamuoyuyla paylaştı. Aile, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluluğu tespit edilen herkesin cezalandırılmasını talep ediyor.