
Aydın Doğan Vakfı Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, vakfın Avrupa Birliği desteğiyle hayata geçirdiği "Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar" projesi kapsamında 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü'nde İstanbul'da düzenlenen konferansın ardından bir grup gazeteciyle bir araya geldi. Birleşmiş Milletler ve AB temsilcileri, sivil toplum liderleri ve gençlerin katılımıyla gerçekleştirilen konferans sonrasında Yalçındağ, çalışma hayatında yaşanan hızlı dönüşüme ve gençlerin bu değişime hazırlanması gerektiğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
"O meslekle emekli olacaklarından emin değilim"
Gençlerin geleceğinin önceki kuşaklardan belirgin biçimde farklı olabileceğini vurgulayan Yalçındağ, kendi kuşağının deneyimini şöyle aktardı: "Biz okuldan mezun olduk, bir meslek sahibi olduk ve o meslekle emekli olduk. Bu çocukların öyle bir geleceği olacağından pek emin değilim." Yalçındağ, değişimin bu denli hızlı yaşandığı bir ortamda gençlerin sık sık meslek değiştirmek ve kendilerini yeni koşullara adapte etmek zorunda kalabileceğinin altını çizdi.
Teknolojik dönüşümün meslekleri ve iş yapış biçimlerini köklü biçimde değiştirdiğini belirten Yalçındağ, bu süreçte gençlerin yalnızca mesleki bilgiyle donatılmasının yeterli olmayacağını ifade etti. Öğrenmeye devam edebilme ve değişen koşullara uyum sağlama becerilerinin de mutlaka geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Yalçındağ, duygusal dayanıklılığın ve değişime uyum sağlayabilmenin yeni dönemde giderek daha fazla önem kazanacağını vurguladı.
İçeride dirençli, dışarıda esnek gençler
Gençlerin kendi değerlerine bağlı kalırken yeni koşullara da açık olmaları gerektiğini ifade eden Yalçındağ, bu dengeyi şu sözlerle özetledi: "Değerlerine sarılarak, kendisinin ne istediğini bilip içeride dirençli, ayakları yere basan, sağlam duran ama dışarıda da esnek, yeni şartlara adapte olabilen gençler olması lazım ki bütün bu değişen dünyaya uyum sağlayabilsin."
Özel sektörün de bu sürece dahil olmasını beklediklerini vurgulayan Yalçındağ, şirketler bazında ayrı ayrı yürütülen projelerle bir ekosistem oluşturulabileceğini söyledi. Projeye destek veren kurumların yanı sıra daha geniş bir iş dünyası katılımının hedeflendiğini de belirtti.
Burs yetmez, yol arkadaşlığı şart
Gençlerden en çok burs ve iş konularında talepler aldıklarını aktaran Yalçındağ, vakfın bu noktada yaklaşımını değiştirdiğini dile getirdi: "Artık onlara yol arkadaşı olalım istiyoruz." "Baba Beni Okula Gönder" projesiyle başlayan eğitim desteklerinin farklı alanlarda sürdüğünü anlatan Yalçındağ, STEM eğitimi alan gençlere de burs sağlandığını belirtti.
Ancak gençlerin eğitimlerini tamamladıktan sonra da desteğe ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Yalçındağ, özellikle lise çağındaki öğrencilerin üniversite ve bölüm seçiminden kariyer planlamasına kadar pek çok konuda yönlendirmeye ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Bu nedenle salt maddi destek yerine rehberlik ve mentorluk boyutunun da ön plana çıkarılması gerektiğini söyledi.
Teknoloji sektöründe kadın oranı ve cam tavan
Konferansın açılış konuşmasında Beyaz Saray'da yapay zekâ endüstrisinin 1,3 trilyon dolarlık varlığı temsil eden liderleriyle çekilen ve masada hiçbir kadının yer almadığı fotoğrafa dikkat çeken Yalçındağ, ileri teknoloji şirketlerinin iş gücünde kadın oranının yüzde 28-29 düzeyinde seyrettiğini, üst düzey yöneticiler arasında ise bu oranın yüzde 12-14'e gerilediğini belirtti. En yenilikçi sektörlerde dahi süregelen bu "cam tavan"ın geleneklerin çok ötesinde yapısal bir engeller yumağına işaret ettiğini vurgulayan Yalçındağ, kısa süre önce hayatını kaybeden filozof İoanna Kuçuradi'yi de andı.
Kuçuradi'nin "Ben inatla umutluyum. Bu bir yaşam biçimidir, siz de inatla umutlu olun" sözlerini aktaran Yalçındağ, gençlerin kendi değerlerine bağlı kalarak geleceğe güvenle bakmalarının önemine işaret etti.
7 bin 652 genç kadına ulaşıldı, ekonomik zorluklar öne çıktı
11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla düzenlenen konferansta paylaşılan bilgilere göre, proje kapsamında bugüne kadar 7 bin 652 genç kadına ulaşıldı. Konferansta sunulan ihtiyaç analizi araştırmasının bulgularına göre genç kadınların yüzde 91,4'ü ekonomik zorlukları, yüzde 76,7'si ise toplumsal cinsiyet normlarını liderlik yolundaki en büyük engeller arasında görüyor.
Türkiye'de 15-24 yaş grubundaki her üç genç kadından birinin ne eğitimde ne de istihdamda yer aldığı da konferansta paylaşılan veriler arasında yer aldı. Kadınların istihdama katılım oranının ise yüzde 32,1 seviyesinde olduğu belirtildi. Konferansta V Vakfı Kurucusu ve Başkanı Vuslat Doğan, UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi, UN Women Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond ve UNFPA Türkiye Temsilci Yardımcısı Zeynep Başarankut Kan konuşmacı olarak yer aldı.
Sıkça Sorulan Sorular
"Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar" projesi nedir ve kim tarafından desteklenmektedir?
"Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar", Aydın Doğan Vakfı tarafından Avrupa Birliği desteğiyle hayata geçirilen bir projedir. Proje kapsamında bugüne kadar 7 bin 652 genç kadına ulaşılmıştır.
Arzuhan Doğan Yalçındağ, gençlerin çalışma hayatındaki dönüşüme ilişkin ne söyledi?
Yalçındağ, her şeyin çok hızlı değiştiğini ve gençlerin sık sık meslek değiştirmek ile kendilerini yeni koşullara adapte etmek zorunda kalabileceğini belirtti. Önceki kuşakların okuldan mezun olup tek meslekle emekli olduğunu, ancak bugünkü gençlerin böyle bir geleceğe sahip olacağından emin olmadığını ifade etti.
Konferansta paylaşılan araştırmaya göre genç kadınların önündeki en büyük engeller nelerdir?
Konferansta sunulan ihtiyaç analizi araştırmasına göre genç kadınların yüzde 91,4'ü ekonomik zorlukları, yüzde 76,7'si ise toplumsal cinsiyet normlarını liderlik yolundaki en büyük engeller olarak tanımlamaktadır.
Türkiye'de 15-24 yaş grubundaki genç kadınların eğitim ve istihdamdaki durumu nasıl?
Konferansta paylaşılan verilere göre Türkiye'de 15-24 yaş grubundaki her üç genç kadından biri ne eğitimde ne de istihdamda yer almaktadır. Kadınların genel istihdama katılım oranı ise yüzde 32,1 seviyesindedir.
Yalçındağ, teknoloji sektöründeki kadın istihdamı hakkında hangi verileri paylaştı?
Yalçındağ, ileri teknoloji şirketlerinin iş gücünde kadın oranının yüzde 28-29 düzeyinde seyrettiğini, ancak üst düzey yöneticiler arasında bu oranın yüzde 12-14'e gerilediğini belirtti. Bunu en yenilikçi sektörlerde dahi süregelen yapısal bir cam tavan sorunu olarak nitelendirdi.