
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Halı Sektör Kurulu Başkanı İskender Kaplan, İran, İsrail ve ABD arasındaki savaş ve jeopolitik gerilimler nedeniyle Orta Doğu ile Körfez ülkelerine yönelik ihracatın ağır bir krizle boğuştuğunu kamuoyuyla paylaştı. Kaplan, deniz yolu güzergâhlarının kapanmasıyla birlikte ihracatın karayoluna yönlendirilmek zorunda kalındığını, ancak bu alternatif güzergâhın da Suudi Arabistan'ın transit geçiş vizelerindeki bürokratik engeller yüzünden fiilen işlemez hale geldiğini vurguladı. Fabrikaların depolarının dolduğunu ve yeni üretim yapılamaz noktaya gelindiğini belirten Kaplan, Ticaret Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı'nı acilen harekete geçmeye davet etti.
Deniz Yolu Kapanınca Karayolu Devreye Girdi, O da Tıkandı
İran-ABD savaşının yarattığı gerilim ortamında deniz yolu ihracat güzergâhlarının kapanması, Türk ihracatçıları alternatif arayışına itmişti. Bu süreçte devreye giren Türkiye–Suriye–Ürdün–Suudi Arabistan kara koridoru, başlangıçta bir çıkış kapısı olarak görüldü. Türk tırları bu güzergâh üzerinden yalnızca Suudi Arabistan'a değil; Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman ve Yemen'e de mal taşır hale geldi.
Ancak bu çözüm de kısa sürede çıkmaza girdi. Suudi Arabistan'ın tır şoförlerine yönelik transit geçiş vizelerini ya vermemesi ya da süreci aylara yayarak ağırdan alması, koridoru fiilen işlevsiz kıldı. Suriye'nin bu güzergâha açılan sınır kapılarında kilometrelerce tır kuyruğu oluştu. Kaplan durumu şu sözlerle özetledi: "İran-ABD savaşı nedeniyle deniz yolu kapanınca zorunlu olarak Türkiye–Suriye–Ürdün–Suudi Arabistan koridorunu kullanmaya başladık. Ancak Suudi Arabistan'ın transit geçiş vizelerinde çıkardığı engeller ve süreci yavaştan alması yüzünden Suriye'nin bu yol güzergâhına geçiş sağlayan sınır kapılarında kilometrelerce tır kuyrukları oluştu, adeta tıkandık."
Kriz Yalnızca Halı Sektörünü Değil, Tüm İhracatı Vuruyor
Kaplan, yaşanan tıkanıklığın tek bir sektörün sorunu olmadığının altını kalın çizgilerle çizdi. Orta Doğu'ya mal gönderen tüm Türkiye ihracatının bu krizden nasibini aldığını ifade eden Kaplan, tablonun ciddiyetini şöyle aktardı: "Bu sıkıntı sadece halı sektörünün değil, Orta Doğu'ya mal gönderen tüm Türkiye ihracatının ortak kâbusudur. Katar, Kuveyt, BAE, Bahreyn, Umman ve Yemen'deki alıcılar siparişlerini dört gözle beklerken, mallar fabrikalarımızın depolarında sevkiyat bekliyor. Depolarımız doldu, yeni üretim yapamaz hale geldik."
Tüm imalat sektörlerini kapsayan bu tıkanıklığın kriz boyutlarının her geçen gün büyüdüğünü de vurgulayan Kaplan, durumun aciliyetine dikkat çekti. Körfez'deki alıcıların siparişlerini beklerken fabrika depolarının dolması, yeni üretimi de fiilen engelleyen bir sarmal yaratmış durumda.
Navlun Maliyeti 10 Bin Doları Aştı
Krizin ekonomik boyutu da son derece ağır. Kaplan, normal koşullarda deniz yolu ihracatında konteyner başına 1.000 ila 1.500 dolar arasında seyreden maliyetin, karayolu sevkiyatlarında 10 bin doların üzerine çıktığını açıkladı. Bu rakam, deniz yoluna kıyasla yaklaşık altı ila on kat daha yüksek bir maliyet anlamına geliyor.
Halihazırda ağır taşıma giderleriyle mücadele eden Türk ihracatçısının bir de Suudi Arabistan kaynaklı vize bürokratizmiyle uğraşmak zorunda kalması, uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü ciddi biçimde zedeliyor. Kaplan'a göre bu iki yük bir arada taşınmaya devam ederse Körfez pazarındaki kalıcı ticari ilişkiler telafisi güç bir yara alacak.
Ticaret ve Dışişleri Bakanlığı'na Acil Çağrı
İskender Kaplan, krizin çözümü için devreye girecek aktörleri de net biçimde işaret etti. Ticaret Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'nın bir an önce harekete geçmesi gerektiğini belirten Kaplan, Suudi yetkililerle müzakere masasına oturularak vize sürecinin hızlandırılmasını talep etti. Kaplan açıklamasını şu uyarıyla noktaladı: "Bu krizin çözümü için Ticaret Bakanlığımız ve Dışişleri Bakanlığımız acilen aksiyon almalı, Suudi yetkililerle masaya oturarak vize sürecini hızlandırmalıdır. Aksi takdirde, fabrikalarda yığılan ve sevkiyat bekleyen ürünler üreticinin elinde patlayacak; Körfez pazarındaki kalıcı bağlarımız ve rekabet gücümüz büyük yara alacaktır."
Sıkça Sorulan Sorular
Türk ihracatçılar neden karayolu güzergâhına yönelmek zorunda kaldı?
İran, İsrail ve ABD arasındaki savaş ve jeopolitik gerilimler nedeniyle deniz yolu güzergâhlarının kapanması üzerine ihracatçılar, Türkiye–Suriye–Ürdün–Suudi Arabistan kara koridorunu kullanmaya başladı.
Karayolu koridorunda tıkanıklığa neden olan asıl etken nedir?
Suudi Arabistan'ın tır şoförlerine yönelik transit geçiş vizelerini vermemesi ya da süreci aylara yayarak ağırdan alması, Suriye sınır kapılarında kilometrelerce tır kuyruğu oluşmasına ve koridorun fiilen işlevsiz kalmasına yol açtı.
Bu kriz hangi ülkelere yapılan ihracatı etkiliyor?
TİM Halı Sektör Kurulu Başkanı Kaplan'a göre kriz; Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman ve Yemen'e yönelik ihracatı doğrudan etkiliyor.
Karayolu sevkiyatında navlun maliyeti ne kadar arttı?
Normal koşullarda deniz yoluyla konteyner başına 1.000–1.500 dolar olan maliyet, tırlarla gerçekleştirilen karayolu sevkiyatlarında 10 bin doların üzerine çıktı.
Kaplan krizin çözümü için kimlerden ne talep etti?
İskender Kaplan, Ticaret Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'nın acilen harekete geçerek Suudi yetkililerle masaya oturmasını ve transit geçiş vize sürecinin hızlandırılmasını talep etti.