
Yıllık 38,1 milyon tonluk üretimiyle dünya çelik sektöründe yedinci sıraya oturan Türkiye, Avrupa pazarında giderek yükselen korumacılık duvarlarıyla mücadele ederken yeni pazar arayışlarını hız kesmeden sürdürüyor. Avrupa Birliği'nin Temmuz 2026 itibarıyla gümrüksüz ithalat kotalarını önemli ölçüde daraltması ve kota aşımında uygulanan gümrük vergisini artırması, Türk üreticileri için ciddi bir tehdit oluşturdu. Bu gelişme üzerine Türk ihracatçısı, Baltık ülkelerinde stratejik hamleler yapmaya başladı.
AB kotaları Türk çeliğini sıkıştırıyor
Türk çelik sektörü, 2022 yılında AB ülkelerine 5 ila 5,5 milyon ton ihracat gerçekleştirmişti. 2025 yılının tamamında ise bu rakam 7 milyon tonu aşarak güçlü bir seyir izledi. Ancak AB'nin Temmuz 2026'da hayata geçirdiği yeni düzenlemeyle tablo köklü biçimde değişti. Birliğin toplam çelik ithalatını 18 milyon tonla sınırlandırması ve bu çerçevede Türkiye'ye yalnızca 3,1-3,2 milyon tonluk gümrüksüz kota tanıması, ihracat cephesinde ağır bir baskı yarattı.
Rakamlar bu baskının boyutunu açıkça ortaya koyuyor: Bu yılın ilk dokuz ayında Türkiye'den AB ülkelerine yapılan nihai çelik ihracatı 2,3 ila 2,5 milyon ton aralığında kaldı. Oysa geçen yılın aynı döneminde bu miktar yaklaşık 3,6 milyon ton, değer olarak ise 3,1 milyar dolar civarındaydı. Sektörün toplam ihracatı içinde AB'nin payı da geçmiş yıllarda ulaştığı yüzde 35-40 seviyesinden bu dönemde yüzde 20-25 bandına geriledi. Bölge ihracatının beş yıl önceki rakamlara kadar düşme ihtimali, sektörde ciddi bir endişe kaynağı oluşturuyor.
Baltık'ta ticaret heyeti atağı
Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB), bu tabloyu tersine çevirmek amacıyla Ticaret Bakanlığı'nın desteğiyle Litvanya-Letonya Sektörel Ticaret Heyeti'ni organize etti. Heyete 18 Türk firması katıldı. Letonya'da yaklaşık 300, Litvanya'da ise yaklaşık 250 çelik ithalatçısı ve alıcı firmayla yoğun ikili görüşmeler yapıldı. Bu görüşmelerde hem yeni ticari bağlantılar kuruldu hem de AB'nin yeni kota uygulamasının yarattığı belirsizlik ortamı doğrudan muhataplarla konuşuldu. Ticaret heyeti kapsamında 30-40 milyon dolarlık ek iş hacmi yaratılması bekleniyor.
ÇİB Denetim Kurulu Üyesi Yavuz Kılıç, görüşmelerin yoğun ilgi gördüğünü belirterek seyahatin amacını şöyle özetledi: "Rusya ve Ukrayna'dan gelen tedarikin kesilmesiyle ticaret akışlarının yönü değişmiş olabilir. Biz de bu değişimin Türk çelik üreticileri açısından nasıl bir alan oluşturabileceğini görmek, bölgedeki paydaşlarla ticaretin güncel seyrini konuşmak ve pazarın nereye gittiğini anlamak için buradayız."
Rusya-Ukrayna savaşı tedarik dengesini bozdu
Baltık ülkelerinin bu denli stratejik bir odak noktasına dönüşmesinin ardında Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı tedarik boşluğu yatıyor. Bölgedeki sınırların kapanması ve Rusya ile Ukrayna'dan metalurji ürünleri tedarikinin azalması, Baltık pazarlarında yeni tedarikçi arayışlarını zorunlu kıldı. Baltık ülkelerinde yerel çelik üretiminin sınırlı olması nedeniyle ithalat bu ülkeler için büyük önem taşıyor. Kılıç da Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında bölgedeki tedarik zincirlerinin köklü biçimde değiştiğine dikkat çekerek Baltık ülkelerinin Türk çelik sektörü için giderek daha kritik bir pazar haline geldiğini vurguladı.
Türkiye'nin bu pazarlarda güvenilir ve tanınan bir tedarikçi konumunda olması ise önemli bir rekabet avantajı sağlıyor. Bu çerçevede gerçekleştirilen ticaret heyetinin yalnızca mevcut ihracatı artırmaya yönelik değil, bölgedeki yeni ticaret akışlarını ve iş fırsatlarını doğrudan sahada değerlendirmeye yönelik olduğu belirtiliyor.
Potansiyeli iki katına çıkarma hedefi
Mevcut rakamlara bakıldığında, Letonya'nın 719 bin tonluk toplam çelik ithalatı içinde Türkiye'nin payı yalnızca 20 bin ton seviyesinde kalıyor. Litvanya'daki pay ise 160 bin ton. Her iki ülkede de Rusya'dan boşalan pazarı doldurma ve bu rakamları ikiye katlama potansiyeli bulunduğu değerlendiriliyor.
Kılıç, hedefleri somut rakamlarla ortaya koydu: "Litvanya için mevcut seviyenin iki katına rahatlıkla çıkılabileceğini düşünüyoruz. Letonya'da ise bu yıl yaklaşık 20 bin ton seviyelerine gerileyen ihracatımızı 50 bin tona taşıyabilecek bir potansiyel görüyoruz." Letonya'ya ihracattaki gerilemenin farklı pazarlardan yapılan tedarik ve yeni kota uygulamalarının yarattığı belirsizlikle bağlantılı olabileceğini de vurgulayan Kılıç, Litvanya ihracatının 160 bin tondan 320 bin tona çıkarılabileceğini öngörüyor.
Baltık pazarlarının ülke bazındaki görünümüne bakıldığında Litvanya, Türk çelik sektörünün bölgedeki en büyük pazarı konumunda öne çıkıyor. Yıllık ihracat hacmi 40-60 milyon dolar aralığında seyreden bu pazarda inşaat çeliği, filmaşin, profil çelikler ve boru-profil aksamları öne çıkan ürünler arasında yer alıyor. Letonya'da yıllık ihracat hacmi 20-35 milyon dolar düzeyinde olup yassı çelik ürünleri, sıcak ve soğuk haddelenmiş saclar ile altyapı çelikleri ağırlıklı ürün gruplarını oluşturuyor. Estonya ise daha küçük bir pazar olmakla birlikte 10-20 milyon dolarlık ihracat hacmiyle düzenli alım yapan bir ülke olarak dikkat çekiyor.
Vasıflı çeliğe geçiş için ekosistem dönüşümü şart
Kılıç, Baltık'taki pazar fırsatlarının yanı sıra sektörün yapısal sorunlarına da değindi. Temel sorunlardan birinin ihracat hacminden çok kârlılık olduğunu belirten Kılıç, hurda maliyetlerinin yükselmesi ve pazardaki fiyatların marjları daraltmasının yatırım iştahını kısıtladığını ifade etti. Türk çelik sektörünün daha vasıflı ürünlere yönelmesinin ise yalnızca üreticilerin bireysel çabalarıyla gerçekleşemeyeceğini vurgulayan Kılıç şunları söyledi: "Vasıflı çeliğe geçiş için yalnızca üretim yapmak yetmez. Bu ürünlere yönelik talebin, işleme altyapısının, onay ve kalite süreçlerinin, markalaşmanın ve bu ürünlerin satılacağı pazarların aynı anda gelişmesi gerekiyor. Topyekûn bir sanayi ekosisteminin ve sanayi programının yeniden tasarlanmasına ihtiyaç var."
Steel Networking Summit İstanbul'da toplanacak
ÇİB'in organizasyonuyla 25-27 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek Steel Networking Summit 2026 konferansı, küresel çelik sektörünün önde gelen temsilcilerini İstanbul'da bir araya getirecek. 400'ün üzerinde katılımcının bekleneceği etkinlikte yabancı katılımcı sayısının en az 200 olması öngörülüyor. 50'den fazla ülkeden temsilcinin geleceği konferans bünyesinde alım heyeti etkinliği de düzenlenecek; Türk çelik firmaları uluslararası alıcılarla B2B görüşmeleri gerçekleştirecek.
Türkiye'nin Avrupa'nın en büyük çelik üreticisi olduğunu ve geniş bir ürün ile hizmet ağına sahip bulunduğunu belirten Kılıç, zirvede milyar dolarlık iş hacmine ulaşılmasının hedeflendiğini açıkladı. Uzun vadede etkinliğin çelik sektörünün "Davos'u" haline getirilmesini hedeflediklerini de vurgulayan Kılıç, "İnsanların hem iş yapıp hem birbirlerini tanıdığı, İstanbul'u ve Türkiye'yi gezdiği, pozitif duygularla ayrıldığı bir ortam oluşturmak istiyoruz." dedi.
Sıkça Sorulan Sorular
AB'nin Türkiye'ye uyguladığı çelik kotası ne kadar?
Avrupa Birliği, Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe giren düzenlemeyle Türkiye'ye yıllık yaklaşık 3,1-3,2 milyon tonluk gümrüksüz ithalat kotası tanıdı. AB'nin toplam çelik ithalatını ise 18 milyon tonla sınırlandırdı.
Litvanya-Letonya Ticaret Heyeti'ne kaç Türk firma katıldı?
Çelik İhracatçıları Birliği'nin Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlediği Litvanya-Letonya Sektörel Ticaret Heyeti'ne 18 Türk firması katıldı. Heyet kapsamında Letonya'da yaklaşık 300, Litvanya'da ise yaklaşık 250 çelik ithalatçısı ve alıcı firmayla görüşme yapıldı.
Baltık ticaret heyetinden beklenen iş hacmi ne kadar?
Ticaret heyeti kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerden 30-40 milyon dolarlık potansiyel ek iş hacmi yaratılması bekleniyor.
Türkiye'nin Letonya ve Litvanya'ya çelik ihracatı ne düzeyde?
Mevcut verilere göre Türkiye'nin Letonya'ya çelik ihracatı bu yıl yaklaşık 20 bin ton seviyesine geriledi; Litvanya'ya ihracat ise yaklaşık 160 bin ton düzeyinde seyrediyor. ÇİB Denetim Kurulu Üyesi Yavuz Kılıç, Litvanya ihracatının 320 bin tona, Letonya ihracatının ise 50 bin tona çıkarılabileceğini öngörüyor.
Steel Networking Summit 2026 ne zaman ve nerede düzenlenecek?
Steel Networking Summit 2026 konferansı, ÇİB organizasyonuyla 25-27 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da düzenlenecek. 400'ün üzerinde katılımcının bekleneceği etkinliğe 50'den fazla ülkeden temsilci katılacak; yabancı katılımcı sayısının en az 200 olması öngörülüyor.