
Anavatanı Kuzey Amerika olan ve 'Süper Meyve' olarak da bilinen aronya, Eskişehir'in Mihalıççık ilçesine bağlı kırsal Kayı Mahallesi'nde toprakla buluştu. Eskişehir'de yaşayan Erdem Erçam, bu mahallede aronya yetiştiriciliği yapıyor. Antioksidan değeri en yüksek meyvelerden biri olarak öne çıkan aronya, başta şeker ve kanser hastaları olmak üzere geniş bir kesimin ilgisini çekiyor.
Aronya ile Tanışma ve Türkiye'deki Geçmişi
Erdem Erçam, aronya ile tanışma hikayesini şöyle aktarıyor: "Bu meyve ile ilk tanışmam bir arkadaşımın vasıtasıyla oldu. O da ilçenin farklı bir bölümünde kendi tarlasını kurdu." Erçam'ın aktardığına göre aronyaya yönelik araştırmalar Türkiye'de ilk kez 2012 yılında Yalova'nın Atatürk Kültür Merkezi'nde yapıldı. 2017 yılında ise Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bahçeleştirildi. Erçam, meyvenin Ege kıyılarında da sıklıkla görüldüğünü belirtiyor.
Toprak Tercihi ve Tadı
Kuzey Amerika kökenli aronya, 6 ile 6,5 pH değerindeki toprakları tercih ediyor. Erçam, meyvenin tadının biraz buruk olduğuna dikkat çekerek "O yüzden her insanın ağız tadına uygun bir meyve değil" diyor. Bununla birlikte hasat zamanının tada doğrudan etkisi olduğunu da vurguluyor: "Erken dönemlerde aldığınız aronyanın tadı daha burukken, 20 Ekim gibi alacağınız aronyanın tadı gerçekten çok güzel olur." Ürünün satışı toptan olarak gerçekleştiriliyor.
Antioksidan Değeri ve Sağlık Faydaları
Erçam, aronyayı sağlık açısından da değerlendiriyor ve şu bilgileri paylaşıyor: "Bildiğim kadarıyla şu anda ülkemizde antioksidan değeri en yüksek olan meyvelerden bir tanesi." Yetiştirici, meyvenin ilaç olmadığını ancak şifa kaynağı niteliği taşıdığını özellikle vurguluyor: "Bu meyve şeker hastaları ve kanser hastalarına ek gıda olarak tavsiye ediliyor. Yani ilaç olarak tanınacak bir meyve değil, ilaç değildir." Çevresindeki bazı kişilere meyveyi tattırdığını belirten Erçam, onların geri bildirimlerine göre şekeri düşürdüğünü aktarıyor. Ayrıca internet üzerinde yaptığı araştırmalarda meyvenin çocuklarda bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğinin söylendiğini de ekliyor.
Kullanım Alanları ve Tüketim Biçimleri
Aronya, salkım biçiminde yetişiyor ve taze olarak bu haliyle tüketilebiliyor. Bunun yanı sıra reçel, meyve suyu, toz ve konsantre olarak da işlenebilen meyve, kurutulduktan sonra çay şeklinde de kullanılabiliyor. Erçam, 1 kilo aronyadan suyunun çıkarılması durumunda 8 litre meyve suyu elde edilebildiğini belirtiyor. Yetiştirici, evinde bu yöntemi uyguladığını ve çocuklarına da içirdiğini aktarıyor.
Devlet Desteği Beklentisi
Erdem Erçam, aronyaya devlet desteği sağlanmasının önemli olduğunu düşünüyor. "Meyve gerçekten faydalı ve kullanım alanı da geniş bir meyve" diyen Erçam, aronya yetiştiriciliğinin yaygınlaşması için bu desteğin faydalı olacağını dile getiriyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Aronya nedir ve anavatanı neresidir?
Aronya, anavatanı Kuzey Amerika olan ve 'Süper Meyve' olarak da bilinen bir meyvedir. Türkiye'de Ege kıyılarında sıklıkla görülmekte olup Eskişehir gibi iç bölgelerde de yetiştiriciliği yapılmaktadır.
Aronyaya yönelik Türkiye'deki ilk araştırma ne zaman yapıldı?
Aronya meyvesine yönelik ilk araştırma 2012 yılında Yalova'nın Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Meyve, 2017 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bahçeleştirildi.
Aronya hangi toprak koşullarında yetişir?
Aronya, 6 ile 6,5 pH değerindeki toprakları tercih etmektedir. Yetiştirici Erdem Erçam'ın aktardığına göre bu pH aralığı meyvenin en iyi gelişimi için uygundur.
Aronya şeker ve kanser hastaları için nasıl kullanılır?
Erdem Erçam'a göre aronya, şeker ve kanser hastalarına ek gıda olarak tavsiye edilmektedir. Ancak Erçam, meyvenin ilaç niteliği taşımadığını ve ilaç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini özellikle vurgulamaktadır.
Aronya hangi biçimlerde tüketilebilir?
Aronya taze olarak salkım halinde yenebileceği gibi reçel, meyve suyu, toz veya konsantre olarak da işlenebilir. Kurutulduktan sonra çay şeklinde de tüketilmesi mümkündür. Erçam, 1 kilo aronyadan suyunun çıkarılmasıyla 8 litre meyve suyu elde edilebildiğini belirtmektedir.