
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2024 yılında hayata geçirilen Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi'nin son gelişmelerini sosyal medya hesabından duyurdu. 2025'te yalnızca 4 ilde yürütülen saha çalışmaları bu yıl 18 ile genişletildi; bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemleri tamamlanarak veri sistemine aktarıldı.
Proje Nedir, Nasıl Başladı?
Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi, 2024 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirildi. Projenin temel amacı, Türk-İslam dönemine ait mezar taşları ve kitabelerin ülke genelinde tespit edilmesi, bilimsel yöntemlerle belgelenmesi ve elde edilen verilerin ortak bir ulusal dijital veri tabanında bir araya getirilmesidir. İlk saha uygulamaları 2025 yılında akademisyenlerin yürütücülüğünde başlatıldı.
İlk Yılda 4 İlde 859 Eser Kayıt Altına Alındı
Projenin ilk uygulama yılında çalışmalar Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da gerçekleştirildi. Bu dört ilde yürütülen saha çalışmaları sonucunda toplam 859 eser belgelendi. Tespit edilen eserler şu şekilde dağılıyor: Denizli'nin Acıpayam ilçesindeki Alaattin Mahallesi Mezarlık Alanı'nda 243 şahide, İstanbul'daki Şeyh Mustafa Devati Haziresi'nde 504 şahide, Tokat'taki Mahmutpaşa Camii Haziresi'nde 13 şahide ve Diyarbakır'daki Fatih Paşa Camisi Haziresi'nde 99 mezar taşı kayıt altına alındı.
Çalışmalar Bu Yıl 18 İle Taşındı
Bakan Ersoy, projenin mevcut durumuna ilişkin şu bilgileri paylaştı: "2024 yılında hayata geçirdiğimiz Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi kapsamında, 2025'te Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da başlattığımız saha çalışmalarını bu yıl 18 ile taşıdık. Bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemlerini gerçekleştirdik." Bakanlık açıklamasına göre çalışmaların yıl sonuna kadar sürmesi planlanıyor.
Mezar Taşları Sadece Bir İsimden İbaret Değil
Bakan Ersoy, mezar taşları ve kitabelerin tarihsel önemine de dikkat çekti. Bu eserlerin yalnızca isim ve tarih bilgisi taşımadığını, ait oldukları dönemin sosyal ve kültürel hayatından sanat ile estetik anlayışına kadar pek çok alanda önemli veriler sunduğunu vurguladı. Ersoy'un ifadesiyle her bir mezar taşı ve kitabe, "bir ismin ötesinde yaşadığı dönemin dili, sanatı, inancı, estetik anlayışı ve toplumsal hayatından izler taşıyan tarihi bir belge" niteliği taşıyor.
Ulusal Dijital Veri Tabanı ve Bilimsel Külliyat Hedefi
Proje kapsamında kayıt altına alınan eserler; dönem, bölge, malzeme, yazı türü, sanat üslubu ve kitabe özellikleri gibi farklı başlıklarda bilimsel olarak değerlendirilebilecek biçimde sisteme işleniyor. Ersoy, uzun vadeli hedefi şöyle özetledi: "Hedefimiz, ülkemizin dört bir yanındaki bu eşsiz mirası ortak bir dijital veri tabanında buluşturmak ve zaman içerisinde kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürmek. Anadolu'nun taş üzerindeki hafızasını bilimsel yöntemlerle kayıt altına alıyor, koruyor ve gelecek kuşaklara aktarıyoruz." Bakanlık, çalışmaların gelecek yıllarda ülke genelini kapsayacak şekilde sürdürülmesini hedefliyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi ne zaman başlatıldı?
Proje, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2024 yılında hayata geçirildi. İlk saha uygulamaları ise 2025 yılında akademisyenlerin yürütücülüğünde dört ilde başlatıldı.
Projenin ilk yılında hangi illerde çalışma yapıldı ve kaç eser belgelendi?
Projenin ilk uygulama yılında Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da saha çalışmaları yürütüldü. Bu dört ilde toplam 859 eser belgelenerek kayıt altına alındı.
Bugüne kadar kaç mezar taşı ve kitabe belgelendi?
Bakanlığın açıklamasına göre, saha çalışmalarının 18 ile genişletilmesinin ardından bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemleri tamamlanarak veri sistemine aktarıldı.
Kayıt altına alınan eserler nasıl sınıflandırılıyor?
Belgelenen eserler; dönem, bölge, malzeme, yazı türü, sanat üslubu ve kitabe özellikleri gibi farklı başlıklarda bilimsel olarak değerlendirilebilecek biçimde ulusal veri tabanına işleniyor.
Projenin uzun vadeli hedefi nedir?
Projeyle, elde edilen tüm verilerin ortak bir ulusal dijital veri tabanında bir araya getirilmesi ve bu envanterin uzun vadede araştırmacıların yararlanabileceği kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürülmesi hedefleniyor. Çalışmaların gelecek yıllarda ülke genelini kapsayacak şekilde sürdürülmesi planlanıyor.