
Küresel tahvil piyasalarında aylardır süren satış baskısının ardından büyük yatırım fonları ABD devlet tahvillerine yeniden alıcı olarak döndü. EPFR fon akımı verilerinden yapılan hesaplamalara göre Ekim ayının başından bu yana ABD devlet tahvili fonlarına yaklaşık 14 milyar dolarlık net giriş gerçekleşti. Bu tablonun arka planında, ABD tahvil faizlerinin son 24 yılın en yüksek seviyelerine tırmanması yatıyor.
Söz konusu eğilim yalnızca Ekim ayına özgü değil. Üçüncü çeyrekte ABD devlet tahvili fonlarına giren toplam para 59,3 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı. EPFR verilerinden yapılan hesaplamalar, yatırımcıların yüksek faiz ortamını giderek daha cazip bir fırsat penceresi olarak değerlendirdiğine işaret ediyor. Bununla birlikte fonlara giren para, aynı tutarda tahvilin doğrudan ABD Hazinesi'nden satın alındığı anlamına gelmiyor.
24 Yılın Zirvesi Alıcıları Geri Getirdi
ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili faizi yılbaşından bu yana 1,06 yüzde puanı yükselerek yüzde 5,24 seviyesine ulaştı. Bu, yaklaşık 24 yılın en yüksek faiz düzeylerinden biri. Tahvil fiyatlarıyla faizler ters yönde hareket ettiğinden son aylardaki sert satışlar mevcut tahvillerin piyasa değerini aşağı çekerken yeni yatırım yapmak isteyenler için daha yüksek getiri kapısı araladı.
Yüzde 5'in üzerine çıkan faizler özellikle uzun vadeli sabit getiri arayan kurumsal yatırımcıların radarına girdi. Piyasa temelli enflasyon beklentilerinin yüzde 2,35 civarında seyretmesi de tahvillerin enflasyon sonrasındaki potansiyel reel getirisini ön plana taşıdı. Ancak yüksek faiz, tahvil yatırımını risksiz hale getirmiyor: Faizlerde yeni bir yükseliş yaşanması durumunda mevcut tahvillerin piyasa değeri yeniden gerileyebilir.
Amundi Pozisyonunu Artırıyor
Yaklaşık 2,6 trilyon euro varlık yöneten Avrupa'nın en büyük varlık yöneticisi Amundi, dolar cinsinden yatırım portföylerinde ABD Hazine tahvillerinin ağırlığını kademeli olarak artırmaya başladı. Amundi Yatırım Direktörü Vincent Mortier, ulaşılan faiz düzeyinin yatırımcıların ilgisini çektiğini belirterek şirketin ABD tahvillerindeki pozisyonunu aşamalı biçimde genişlettiğini açıkladı.
PIMCO Orta Vadeyi Tercih Ediyor, Uzun Vadede Temkinli
Dünyanın en büyük tahvil yöneticilerinden PIMCO da yüksek getirili devlet tahvillerinin sunduğu fırsatlara dikkat çekiyor; ancak şirketin yaklaşımı tüm vadelerde eşit ölçüde alım yapmak üzerine kurulu değil. PIMCO yöneticileri özellikle orta vadeli tahvillerdeki getiri olanaklarına işaret ederken, uzun vadelerde enflasyon, kamu borcu ve yeni faiz artışları gerekçesiyle temkinli davranılması gerektiğini vurguluyor.
Şirketin yatırım direktörü Dan Ivascyn, kısa süre önce ABD'nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 6'ya kadar yükselebileceği uyarısında bulunmuştu. Bu değerlendirme, tahvil piyasasına geri dönen yatırımcıların hâlâ önemli fiyat riskleriyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.
Yükselen ABD Faizleri Türkiye'yi Nasıl Etkiliyor?
ABD devlet tahvillerine yönelik talebin artması yalnızca Amerikan finans piyasaları açısından önem taşımıyor. Dünyanın en büyük tahvil piyasasındaki faiz düzeyi, diğer ülkelerin borçlanma maliyetleri ve uluslararası sermaye hareketleri için de önemli bir referans noktası oluşturuyor. ABD tahvillerinin yüksek getiri sunması, gelişmekte olan ülke varlıklarının yatırımcı çekebilmek için öne sürdüğü getiri avantajını daraltabiliyor; Türkiye de bu rekabetten etkilenebilen ülkeler arasında yer alıyor.
Özellikle eurobond piyasasında ABD tahvil faizleri belirleyici bir gösterge işlevi görüyor. Türkiye'nin dolar cinsinden borçlanma maliyeti, ABD Hazine tahvili faizi ile ülkeye özgü risk priminin bileşiminden şekilleniyor. Bu nedenle ABD faizlerinin yüksek kalması, Türkiye'nin risk primi değişmese bile dış borçlanma maliyetleri üzerinde baskı oluşturabiliyor.
Öte yandan tahvil fonlarına yönelik güçlü girişlerin küresel risk algısını nasıl dönüştüreceği henüz netlik kazanmış değil. Yatırımcıların yüksek getiriden yararlanmak amacıyla mı yoksa hisse senedi piyasalarındaki dalgalanmalardan korunmak için mi tahvil ağırlığını artırdığı sorusu, önümüzdeki dönemdeki fiyatlamalar açısından belirleyici olmaya devam edecek.
Sıkça Sorulan Sorular
Ekim ayında ABD devlet tahvili fonlarına ne kadar para girdi?
EPFR fon akımı verilerinden yapılan hesaplamalara göre Ekim ayının başından itibaren ABD devlet tahvili fonlarına yaklaşık 14 milyar dolarlık net giriş gerçekleşti.
ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili faizi hangi seviyeye ulaştı?
ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili faizi yılbaşından bu yana 1,06 yüzde puanı artarak yüzde 5,24 seviyesine yükseldi. Bu düzey, yaklaşık 24 yılın en yüksek faiz oranlarından biri olarak öne çıkıyor.
Amundi ABD tahvillerine yönelik tutumunu nasıl değiştirdi?
Yaklaşık 2,6 trilyon euro varlık yöneten Amundi, dolar cinsinden yatırım portföylerinde ABD Hazine tahvillerinin ağırlığını kademeli olarak artırmaya başladı. Amundi Yatırım Direktörü Vincent Mortier, şirketin bu pozisyonu aşamalı biçimde genişlettiğini açıkladı.
PIMCO'nun ABD tahvillerine yaklaşımı Amundi'den nasıl ayrışıyor?
PIMCO yüksek getirili devlet tahvillerindeki fırsatlara dikkat çekerken tüm vadelerde eşit ölçüde alım yapmıyor. Şirket orta vadeli tahvilleri ön plana çıkarırken, uzun vadelerde enflasyon, kamu borcu ve yeni faiz artışı riskleri nedeniyle temkinli bir tutum sergiliyor. Yatırım direktörü Dan Ivascyn ise 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 6'ya kadar çıkabileceği uyarısında bulundu.
Yükselen ABD faizleri Türkiye'nin borçlanma maliyetlerini nasıl etkiliyor?
Türkiye'nin dolar cinsinden borçlanma maliyeti, ABD Hazine tahvili faizi ile ülkeye özgü risk priminin bileşiminden etkileniyor. ABD faizlerinin yüksek kalması, Türkiye'nin risk primi değişmese bile özellikle eurobond piyasasında dış borçlanma maliyetleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabiliyor.