
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi'nin iş insanı Osman Kavala hakkında verdiği hak ihlali kararına karşın yeniden yargılama talebini reddetti. Mahkeme, AİHM'nin hak ihlali tespitine dayanılarak yapılan başvuruyu kabul etmedi. 1 Kasım 2017'den bu yana tutuklu bulunan Kavala'nın başvurusu, AİHM'nin 10 Aralık 2019'da Türkiye aleyhine verdiği ilk karar sonrasında kendisine yönelik alınan tüm tedbirleri kapsıyordu.
Büyük Daire: Türkiye AİHS'nin Altı Maddesini İhlal Etti
17 yargıçtan oluşan ve AİHM'nin temyiz organı işlevi gören Büyük Daire, 25 Ağustos'ta Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) altı maddesini ihlal ettiğine hükmetti. Nihai nitelik taşıyan bu karar, AİHM Başkanı Mattias Guyomar tarafından açıklandı. Kararda, "Mahkeme, davalı devletin başvuranın en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlamasının zorunlu olduğuna karar vermiştir" ifadesine yer verildi.
İhlal tespit edilen AİHS maddeleri şöyle sıralandı: 3. madde kapsamında Kavala'nın müebbet hapis cezasına çarptırılmasının insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağıyla bağdaşmadığına karar verildi. 5. madde çerçevesinde ise 10 Aralık 2019'dan bu yana devam eden özgürlükten yoksun bırakmanın tamamının keyfi olduğu, makul gerekçelere dayanmadığı ve AİHS'de belirtilen meşru amaçlardan hiçbirini gözetmediği hükme bağlandı. 6. madde kapsamında Kavala'ya karşı yürütülen ceza yargılamasının, yargılamanın adil seyrini ve mahkemelerin bağımsızlığı ile tarafsızlığını etkileyen ciddi kusurlar içerdiği belirlendi.
- ve 11. maddeler çerçevesinde ulusal mahkemelerin Kavala'ya orantısız ve keyfi bir cezai sorumluluk yüklediği vurgulandı; Ceza Kanunu'nun yorumlanma biçiminin yasanın uygulama alanını öngörülemez biçimde genişlettiği ve keyfi müdahalelere karşı gerekli asgari korumayı sağlamadığı için "yasa ile öngörülmüş" kabul edilemeyeceği de ifade edildi. 18. madde kapsamında ise Kavala'nın ulusal düzeyde beraat etmesine ve AİHM'nin ciddi ihlaller tespit ettiği hukuken bağlayıcı iki karara rağmen tutukluluğunun sürdürülmesinin hukukun üstünlüğü ilkesinin özündeki temel güvencelere son derece ciddi bir ihlal oluşturduğu belirtildi.
AİHM: Yargının Bağımsızlığını Tehdit Eden Yapısal Sorunlar Var
Büyük Daire kararında, Kavala davasında tespit edilen ihlallerin yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı güvencelerini etkileyen yapısal eksiklikleri gün yüzüne çıkardığı vurgulandı. Mahkemeye göre bu eksiklikler, özellikle hassas siyasi boyutlara sahip davalarda yürütme organının bazı yargı kararları üzerinde doğrudan ya da dolaylı biçimde etkide bulunmasını kolaylaştırabilecek nitelikte. Kararda ayrıca Anayasa Mahkemesi kararlarına tam saygı gösterilmesinin hukukun üstünlüğünün korunması için zorunlu olduğu hatırlatıldı ve kararların uygulanmamasının bireysel temyiz başvurularının etkinliğini zedeleyebileceği ile anayasal düzeni zayıflatma riski taşıdığı ifade edildi.
Karar 15'e Karşı 2 Oyla Şekillendi
Büyük Daire'yi oluşturan 17 hakimin tamamı aynı görüşü paylaşmadı. Karar büyük ölçüde 15'e karşı 2 oyla alındı. Yargıçların çoğunluğundan farklı bir çizgi benimseyen iki isim, Türk hakim Saadet Yüksel ve Boşnak hakim Faris Vehaboviç oldu.
Türkiye 113 Bin 342 Euro Tazminat Ödeyecek
AİHM kararı uyarınca Türkiye, Kavala'ya tazminat ödemekle yükümlü tutuldu. Mahkeme masrafları dahil toplam tazminat tutarı 113 bin 342 Euro olarak belirlendi.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum: "AİHM Haddini Bilsin"
AİHM kararının ardından Türkiye'den gelen ilk resmi tepki, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum'dan geldi. Uçum, X üzerinden yaptığı açıklamada AİHM'nin kararını "siyasi proje" olarak nitelendirerek "AİHM bir derece mahkemesi olmadığı gibi hiçbir surette hiyerarşik üst yargı merci de değildir" dedi. AİHM kararlarının esastan kesin bağlayıcılığının bulunmadığını savunan Uçum, bu kararların usul bakımından mahkemeleri bağlayıcılığının yalnızca ihlal tespit edilen dosyanın ilgili konuyla sınırlı biçimde yeniden ele alınması zorunluluğuyla sınırlı olduğunu öne sürdü. "Hiçbir uluslararası mercinin milli yargımıza talimat verme hadsizliği kabul edilmez" diyen Uçum, "Belli ki Türkiye AİHS'e taraf olma durumunu ve AİHM'e bireysel başvuru imkânını gözden geçirmeye zorlanıyor" ifadesiyle açıklamasını noktaladı.
AİHM Kararları Bağlayıcı, Takip Bakanlar Komitesi'nde
AİHS'nin 46. maddesi gereği, sözleşmeye taraf devletler için AİHM kararları bağlayıcı nitelik taşıyor. Türkiye, AİHS'yi 1950'de imzalayıp 1954'te onayladı; bireysel başvuru hakkını 1987'de tanıdı ve AİHM'nin zorunlu yargı yetkisini 1989'dan bu yana kabul ediyor. Kararların uygulanması bireysel ya da genel önlemlerle hayata geçiriliyor: bireysel önlemler, başvuranın hakkının ihlaline yol açan sebepleri ortadan kaldırmayı; genel önlemler ise söz konusu ihlali herkes için gidererek tekrarını engellemeyi amaçlıyor. Uygulamanın takibi Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından yürütülüyor. Türkiye'nin AİHM kararlarına genel uyum oranı yüksek olmakla birlikte Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş gibi kritik davalarda bu oranın belirgin biçimde düştüğü görülüyor.
Sıkça Sorulan Sorular
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi hangi başvuruyu reddetti?
Mahkeme, AİHM Büyük Dairesi'nin Osman Kavala hakkında verdiği hak ihlali kararına dayanılarak yapılan yeniden yargılama talebini reddetti.
AİHM Büyük Dairesi Türkiye'nin hangi sözleşme maddelerini ihlal ettiğine hükmetti?
Büyük Daire, 25 Ağustos'ta açıklanan nihai kararında Türkiye'nin AİHS'nin 3., 5., 6., 10., 11. ve 18. maddelerini ihlal ettiğine hükmetti.
AİHM kararı Kavala'nın serbest bırakılmasını zorunlu kılıyor mu?
Evet. AİHM Başkanı Mattias Guyomar tarafından açıklanan kararda, davalı devletin başvuranın en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlamasının zorunlu olduğuna hükmedildiği açıkça belirtildi.
Türkiye bu dava nedeniyle ne kadar tazminat ödeyecek?
AİHM kararı gereği Türkiye, mahkeme masrafları dahil olmak üzere toplam 113 bin 342 Euro tazminat ödemekle yükümlü tutuldu.
Büyük Daire kararı oybirliğiyle mi alındı?
Hayır. Karar büyük ölçüde 15'e karşı 2 oyla alındı. Çoğunluktan farklı görüş bildiren iki hakim, Türk hakim Saadet Yüksel ve Boşnak hakim Faris Vehaboviç oldu.