
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Yıldız Teknik Üniversitesi'nin (YTÜ) 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Akademik Açılış Töreni'nde üniversitelerdeki sınav sistemine ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Özvar, yapılan kısa anketlerde hukuk fakültelerinde bile çoktan seçmeli sınavların yaygınlaşmaya başladığını tespit ettiklerini ve bu durumun öğrencilerin temel becerilerini ölçüp ölçemediğini sorgulatır hale geldiğini vurguladı.
Tören YTÜ Davutpaşa Kampüsü'nde Gerçekleşti
YTÜ Rektörü Prof. Eyüp Debik, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetlinin katılımıyla Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Törenin ardından YÖK Başkanı Özvar, akademik yılın ilk dersini de bizzat verdi.
Çoktan Seçmeli Sınavlar Hukuk Fakültelerinde Bile Yaygınlaştı
Özvar, sınavların biçimi ve içeriğinin öğrencilerin çalışma alışkanlıklarını doğrudan etkilediğini belirterek şunları söyledi: "Öğrenciler değerlendirme yöntemlerine bakarak kendilerinden ne beklendiğini anlar ve çalışmalarını buna göre yönlendirir. Yaptığımız sınav şekli, öğrencinin öğrenme kapasitesini veya bir dersten elde edebileceği çıktıları büyük ölçüde belirlemektedir."
YÖK Başkanı, yaptıkları kısa anketlerde hukuk fakültelerinde dahi çoktan seçmeli sınavların yaygınlaşmaya başladığını tespit ettiklerini aktardı. Benzer bir eğilimin sosyal bilimler, sağlık, mühendislik, ilahiyat, eğitim ve teknik alanlardaki programlarda da gözlemlendiğini öğrendiklerini ifade etti. "Bu tablo öğrencilerimizin muhakeme, çözümleme, ifade ve uygulama becerilerini ne ölçüde değerlendirebildiğimiz sorusunu gündeme getirmektedir" diye konuştu.
YÖK Üniversiteleri Uyardı, Takip Edecek
Özvar, farklı alanlarda sınav yöntemlerinin nasıl olması gerektiğine dair somut beklentilerini de dile getirdi. Hukuk eğitiminde bir olayın hukuki boyutlarını incelemek ve gerekçeli görüş ortaya koymanın temel bir kazanım olduğunu hatırlattı. Mühendislikte yalnızca problemi çözümlemekle kalmayıp çözümün dayandığı varsayımları açıklamanın da gerekebileceğini, sosyal bilimlerde ise farklı yaklaşımları karşılaştırabilmek ve kanıta dayalı yorum geliştirebilmek gerektiğini vurguladı.
İkinci öğretimin kaldırıldığı, kontenjanların ve öğrenci sayılarının daha makul seviyelere geldiği günümüzde çoktan seçmeli sınavların giderek yaygınlaşmasını yükseköğretimin niteliği bakımından sorumlu bulduklarını açıkça ifade eden Özvar, "Öğrencinin düşünme sürecini ve gerekçelendirme yeteneğini ortaya koyan yöntemlere daha geniş yer verilmesini üniversitelerden beklediğimi ifade etmek isterim" dedi.
YÖK Başkanlığı olarak üniversitelere bu konuda gerekli uyarılarda bulunduklarını belirten Özvar, ölçme ve değerlendirme uygulamalarının program amaçları ve öğrenme kazanımlarıyla uyumlu biçimde yenilenmesini yakından takip edeceklerini söyledi. Üniversite yönetimlerinin ve öğretim elemanlarının bu sorumluluğu gereken titizlikle yerine getireceğine olan inancını da dile getirdi.
Ders Sınıfta Başlayıp Sınıfta Bitmemeli
Özvar, konuşmasının devamında eğitimin sınıf duvarlarının ötesine taşınması gerektiğini de vurguladı. "Ders dediğimiz şey sınıfta başlayıp sınıfta biten bir süreç değildir. Ders sadece sınıfta başlıyor ve sınıfta bitiyorsa o ders eksiktir" diyen YÖK Başkanı, bu anlayışın ortaöğretim düzeyinde de yavaş yavaş terk edilmeye başlandığını aktardı.
Öğrencilerin ellerindeki akıllı telefonlar ve yapay zeka araçlarıyla dünyanın en iyi üniversitelerinin müfredatlarına ders esnasında ulaşabildiğine dikkat çeken Özvar, "Bizim vereceğimiz standart dersler sadece bu sınıfta kalıyorsa ve öğrencilerimiz ellerinde akıllı telefonlarla sizin ve bizim verdiğimiz dersleri telefonda diğer ders içerikleriyle mukayese ediyorsa, bizim bilgi monopolümüz veya tekelimizin kıymeti kaldı mı?" diye sordu.
Akademisyenlerin Biricik Deneyimi Yapay Zekanın Önünde
Özvar, tüm bu gelişmelere karşın akademisyenlerin öğrencilere aktaracağı çok şey bulunduğunu da özellikle belirtti. "Mesele onları keşfetmek ve o keşfettiklerimizi öğrencilerle paylaşmamız gerekiyor" diyen Özvar, yapay zekanın şu an için veremeyeceği şeylerden birinin hocaların kendine özgü, biricik deneyimi olduğunu vurguladı.
Sıkça Sorulan Sorular
YÖK Başkanı Erol Özvar çoktan seçmeli sınavlar hakkında ne söyledi?
Özvar, yapılan kısa anketlerde hukuk fakültelerinde dahi çoktan seçmeli sınavların yaygınlaşmaya başladığını tespit ettiklerini açıkladı. Bu durumun öğrencilerin muhakeme, çözümleme, ifade ve uygulama becerilerini ne ölçüde değerlendirebildikleri sorusunu gündeme getirdiğini belirtti.
YÖK bu konuda üniversitelere ne yaptı?
YÖK Başkanlığı, çoktan seçmeli sınavların yaygınlaşması konusunda üniversitelere gerekli uyarılarda bulunduğunu açıkladı. Ölçme ve değerlendirme uygulamalarının program amaçları ve öğrenme kazanımlarıyla uyumlu biçimde yenilenmesini de yakından takip edeceklerini duyurdu.
Hangi alanlarda çoktan seçmeli sınav eğilimi gözlemlendi?
YÖK Başkanı Özvar'ın açıklamalarına göre söz konusu eğilim hukuk fakültelerinin yanı sıra sosyal bilimler, sağlık, mühendislik, ilahiyat, eğitim ve teknik alanlardaki programlarda da görülmektedir.
Özvar'ın eğitimin sınıf dışına taşınması konusundaki görüşü nedir?
Özvar, dersin sınıfta başlayıp sınıfta bitmesini yetersiz bulduğunu ifade etti. Öğrencilerin akıllı telefonları ve yapay zeka araçlarıyla dünyanın önde gelen üniversitelerinin içeriklerine anında ulaşabildiğini vurgulayarak eğitimin sınıfın ötesine geçmesi gerektiğini savundu.
Yapay zeka karşısında akademisyenlerin rolü nedir?
Özvar'a göre yapay zekanın şu an için veremeyeceği şeylerden biri, akademisyenlerin kendine özgü ve biricik deneyimidir. Akademisyenlere öğrencilere aktaracağı çok şey olduğunu belirterek asıl meselenin bu değerleri keşfetmek ve öğrencilerle paylaşmak olduğunu vurguladı.