
Antalya'nın Serik ilçesinde yaşayan turizm çalışanı Duygu Nur Kaya ve Murat Bahtiyar Kaya çiftinin 13 aylık kızı Gökçe, diş çıkarırken yükselen ateş nedeniyle 9 Ekim günü Serik Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Hastanede tedavi görüp taburcu edilen bebek, ertesi sabah bakıcıya bırakıldıktan kısa süre sonra fenalaştı. Vücudunda hızla yayılan morluklar ve değişen nefes alışverişiyle yeniden hastaneye kaldırılan Gökçe Kaya, hastaneye ulaştığında kalbi durmuş hâlde bulundu ve yapılan tüm müdahalelere karşın kurtarılamadı. Savcılık ölümü şüpheli bularak otopsi kararı verdi. Acılı aile ise ihmal iddiasıyla şikâyetçi oldu.
Hastanede Kahverengi Cam Tüpten İlaç Karıştırıldı
Anne Duygu Nur Kaya, gazetecilere yaptığı açıklamada o geceyi ayrıntılı biçimde anlattı. Saat 20.30-21.00 sıralarında hastaneye gittiklerini belirten Kaya, doktorun çocuğun ağzına çubukla baktığını ve ateşin dişten kaynaklandığını söylediğini aktardı. Ardından hemşireye yönlendirildiklerini, hemşirenin doktorun yanına gidip geldiğini ve sonrasında ilacı hazırlamaya başladığını anlattı. Duygu Nur Kaya'nın ifadesine göre hemşire, kahverengi bir cam tüpü kırarak şırınganın yarısına ilaç, yarısına da turuncu bir şurup çekti ve ikisini karıştırıp bebeğe içirdi. Bebek ilacı beğenmedi, ancak doktorun talimatıyla zorla içirildi.
Baba Murat Bahtiyar Kaya ise bu noktada daha çarpıcı bir iddia ortaya attı. Hemşirenin doktorun yanına gittiği o anlarda, doktora "Yanlış mı yazdınız, bu ilaç verilmez" demiş olabileceğini düşündüğünü söyledi. Cam tüpten çekilen ilacın damardan verilmesi gereken bir ilaç olduğunu öne süren Kaya, "Cam tüpü kırdı, damardan verilmesi gereken bir ilacı şırıngaya çekti, diğer yarısına da şurup çekti. Karıştırıp verdi. Çocuğa içirdik, tiksindi, içmedi. Zorla içirdik" dedi.
Müşahede Doluydu, Aile Soğukta Tampon Yaptı
İlaç verildikten sonra aile müşahede bölümüne yönlendirildi. Ancak orada yer olmadığı gerekçesiyle koridorda beklemek zorunda kaldılar. Anne Duygu Nur Kaya, müşahededeki hemşirenin "Burada yer yok, dışarıda yapın, her yer dolu" dediğini aktardı. Baba Murat Bahtiyar Kaya ise kendilerine pamuk verildiğini, koridorda da boş yer bulunmadığı için mecburen dışarı çıkıp soğukta yaklaşık 20 dakika tampon uyguladıklarını belirtti.
Soğuk tamponun ardından ateş 37 dereceye düşünce yeniden doktora gittiler. Babanın aktardığına göre doktor bu kez ikinci bir müdahale yapmadı, bebeğin nefesini dinlemedi ve doğrudan ilaç yazarak taburcu etti. Taburcu esnasında söylenen sözler de ailenin şikâyetinin odak noktalarından biri oldu. Anne Duygu Nur Kaya, doktorun "Diş ateşi bu, gelseniz de hiçbir faydası yok. Biz buna bir şey yapamayız. Sadece ateş düşürücü kullanacaksınız. Soğuk tampon, ılık duş" dediğini aktardı.
Gece Boyunca İnledi, Sabah Bakıcıya Bırakıldı
Eve dönen aile, gece saatlerinde bebeğin ateşinin yeniden 39,8 dereceye çıktığını fark etti. Ilık tampon uyguladılar, şurup verdiler ve bebeği yatırdılar. Anne Duygu Nur Kaya, Gökçe'nin sabaha kadar inleyerek uyuduğunu, ancak ateşinin düştüğünü söyledi. Sabah saat 07.00 sıralarında hem anneleri hem de yakınları olan bakıcıya bırakıp işe gittiler.
Baba Murat Bahtiyar Kaya, hastaneden dönerken çocuğun inlemeye başladığını, doktorların ise "Tekrar gelmeyin, gelseniz de bir şey yapamayacağız, şurubu verip tampon yapacaksınız" dediğini vurgulayarak "Öyle demeseydi, 'Çocukta ateş var, sabah çocuk doktoruna gelin' deseydi" diye konuştu.
Bakıcıya Bırakıldıktan 10 Dakika Sonra Morluklar Belirdi
Bakıcıya bırakılmalarının üzerinden yalnızca 10 dakika geçmişti ki telefon geldi. Bakıcı, bebeğin kaşının üzerinde morluklar olduğunu fark etmiş ve aileyi aramıştı. Anne Duygu Nur Kaya, bakıcının "Bu çocuğu düşürdünüz mü?" diye sorduğunu, kendilerinin ise sabaha kadar başında beklediklerini ve bir şey olmadığını söylediklerini aktardı. Kısa aralıklarla gelen aramalar birbirini izledi; koltuk altında morluklar çıktı, ardından altı değiştirilirken morlukların tüm vücuda yayıldığı görüldü.
Baba Murat Bahtiyar Kaya o anı şöyle aktardı: "10 dakika içinde kadın iki benek görürken, bir süre sonra vücudunun her yerini sarıyor." Bakıcı, durumun ağırlaştığını ve nefes alışverişinin değiştiğini söyleyerek bebeği kendi aracıyla hastaneye götürdü. Anne yolda "Nefes almıyor" haberini aldı. Hastaneye ulaşıldığında Gökçe'nin kalbi durmuştu. Acil ekipleri 1,5 saat boyunca kalp masajı uyguladı. Saat 10.00 sıralarında ölüm haberi geldi.
Anne Duygu Nur Kaya, çocuğunu en son gördüğünde "mosmordu, ağzında da köpük vardı" dedi. Baba Murat Bahtiyar Kaya da "Çocuğum damar damar morarmış. Vücudunun her yeri mosmordu. Ağzı köpürmüştü" ifadelerini kullandı.
Aile Şikâyetçi Oldu, Adli Tıp Raporu Bekleniyor
Savcılık, ölümü şüpheli bularak cenazenin Antalya Adli Tıp Kurumu morguna gönderilmesini emretti. Otopsinin ardından Gökçe Kaya, 10 Ekim'de ilçede toprağa verildi. Cenaze işlemlerinin hemen ardından polis merkezine giden Duygu Nur ve Murat Bahtiyar Kaya çifti, ihmal iddiasıyla şikâyetçi oldu ve ifade verdi.
Anne Duygu Nur Kaya, "Verdikleri ilaçta bir şey yoksa ben ihmalden dolayı da şikâyetçiyim. Bana diyebilirlerdi ki 'Çocuğunu 1 saat bekle, ateşini düşürelim, çocuğu kontrol edelim. İlacı verdik ama alerjisi var mı bilmiyoruz.' Araştırılmasını istiyorum, kim sorumluysa şikâyetçiyim" dedi. Avukat tuttuklarını ve Adli Tıp raporlarını beklediklerini de sözlerine ekledi: "İlk çocuğumuzdu."
Baba Murat Bahtiyar Kaya ise "Yanlış tedavi uygulanmadıysa da çocuğun idrar testini, kan testini almadılar. 'Ateş varsa enfeksiyon da vardır' demediler. Her türlü ihmalden, hastanenin yetersizliğinden, doktorun bilgisizliğinden şikâyetçiyim" diye konuştu.
İlçe Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ise cuma günü açıklanması beklenen adli tıp ön raporuna göre inceleme başlatılıp başlatılmayacağına karar verileceğini bildirdi.
Sıkça Sorulan Sorular
Gökçe Kaya kaç aylıktı ve neden hastaneye götürüldü?
Gökçe Kaya, 13 aylıktı. Diş çıkarırken yükselen ateş nedeniyle 9 Ekim günü Antalya'nın Serik ilçesindeki Serik Devlet Hastanesi'ne götürüldü.
Aile, hastanede ne tür bir uygulama yapıldığını iddia ediyor?
Aile, hemşirenin kahverengi bir cam tüpü kırarak şırıngaya ilaç ve turuncu bir şurup karıştırıp bebeğe içirdiğini aktardı. Baba Murat Bahtiyar Kaya, cam tüpten çekilen ilacın damardan verilmesi gereken bir ilaç olduğunu öne sürdü. Bunların yanı sıra aile, müşahede bölümünde yer olmadığı için soğukta tampon uygulamak zorunda kaldıklarını ve taburcu edilirken doktorun ikinci bir muayene yapmadığını da iddia etti.
Bebekte morluklar ne zaman ve nasıl fark edildi?
Gökçe, sabah saat 07.00 sıralarında bakıcıya bırakıldı. Yaklaşık 10 dakika sonra bakıcı, bebeğin kaşının üzerinde morluklar olduğunu fark ederek aileyi aradı. Kısa süre içinde morlukların koltuk altına ve tüm vücuda yayıldığı görüldü; nefes alışverişi de değişti.
Gökçe Kaya'nın ölümünün ardından hukuki süreç nasıl başladı?
Savcılık ölümü şüpheli bularak otopsi yapılmasını emretti. Cenaze, Antalya Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi; otopsinin ardından 10 Ekim'de toprağa verildi. Aile, cenaze işlemlerinin hemen ardından polis merkezine giderek ihmal iddiasıyla şikâyetçi oldu ve ifade verdi. Ayrıca avukat tuttuklarını ve Adli Tıp raporlarını beklediklerini belirttiler.
İlçe Sağlık Müdürlüğü konuya ilişkin ne açıkladı?
İlçe Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, cuma günü açıklanması beklenen adli tıp ön raporuna göre inceleme başlatılıp başlatılmayacağına karar verileceğini bildirdi. Yetkililerden başka bir açıklama kaynakta yer almıyor.