
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ'ın sağlık gerekçesiyle başkanvekilliğinden istifa etmesinin ardından AK Parti Grubu tarafından seçilen Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Beyazıt, ilk oturumunu yönetirken 28'inci Dönem Beşinci Yasama Yılı'nın ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi; görevi devraldığı Bozdağ'a geçmiş olsun mesajı ileterek onun Adalet Bakanlığı başta olmak üzere ülkeye yaptığı hizmetler için teşekkür etti. Gündemin görüşülmesine geçilmeden önce ise tüm grup başkanvekilleri söz alarak kamuoyunda tartışılan 'fon krizi'ne ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Yeni Yol: '25 milyar dolarlık örgütlü soygun'
Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, konuyu 'fon meselesi' ya da 'foncuk' gibi ifadelerle normalleştirmeye çalışanların aslında olayı görmezden gelme niyetinde olduğunu vurguladı. Kaya'ya göre söz konusu gelişme örgütlü bir soygun ve vurgundur; bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir. '25 milyar dolarlık bir vurgundan bahsediyoruz. Bunun sonuçlarının, etkilerinin ne kadar olacağı belli değil' diyen Kaya, soygun gerçekleşirken devletin düzenleyici ve denetleyici kurumlarının görev başında olduğunu, buna karşın bu sürecin önüne geçilemediğini ifade etti. Kasıt ile ihmal arasında sonuç bakımından herhangi bir fark bulunmadığını, yalnızca niyet farkı olduğunu belirten Kaya, Meclis'in denetim yetkisini kullanması gerektiğini ve bunun ancak TBMM bünyesinde kurulacak bir komisyonla mümkün olabileceğini savundu.
İYİ Parti'den Şimşek'e sert çıkış
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üç yıl önce borsa hakkında yaptığı konuşmayı hatırlatarak, Erdoğan'ın o dönemde yabancıların borsa üzerinden yaptığı manipülasyonların önüne geçildiğini ve borsanın sağlamlaştırıldığını söylediğini aktardı. Çömez, üç yılın ardından borsada büyük bir çöküş ve fon piyasasında soygun yaşandığını öne sürerek Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i doğrudan hedef aldı. Şimşek'in bundan on bir ay önce 'Borsada manipülasyon var, düzenleme yapılması lazım' dediğini hatırlatan Çömez, 'Bu lafı ettikten sonra 500 küsur milyar lira para yatırıldı o 131 fona, neredeydin Allah aşkına?' diye sordu. Çömez, Meclis kürsüsünden Şimşek'e seslenerek 'Beceremiyorsan çek git, bilemiyorsan çek git, yapamıyorsan çek git; birileri bileğinden tuttuysa kalk, onları ifşa et ve yine çek git' ifadelerini kullandı.
CHP'den yargı atamaları eleştirisi ve HSK'ya davet
CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı ise gündemin farklı bir boyutuna dikkat çekti. Ankara 2 No'lu Baro Başkanı'nın açıklamalarını aktaran Sarı, iki yıl içinde baro üyesi 70 avukat ve savcıya kontenjandan referans verildiğini ve bakanlıkların bu kişilere ayrıcalık tanıdığını gündeme taşıdı. Bu durumun devlet bilinci ve sorumluluğuyla bağdaşmadığını, iktidarın yarattığı yozlaşmanın en açık göstergesi olduğunu söyleyen Sarı, söz konusu 70 kişinin yazılı sınavlarda kaç puan aldığını, mülakatlarda hangi sıralamalarla girdiğini ve hangi ölçütlerle başarılı sayıldığını sorguladı. Sarı, Adalet Bakanlığı ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nu (HSK) açıklama ve inceleme yapmak üzere göreve davet ettiğini açıkladı. Deprem felaketini yaşayan bir gencin hâkimlik sınavında 93 puan alarak Türkiye ikincisi olmasına rağmen üç dakikalık mülakatla elendiğini de aktaran Sarı, 'Vicdani midir, insani midir, hukuki midir bu?' diye sordu.
Temelli: 'AK Parti sermayenin kimsesidir'
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, fon meselesi üzerinden daha çok konuşulacağını belirterek konunun üstünün örtülemeyeceğini ve geçiştirilemeyeceğini vurguladı. Bu kadar kurumun varlığına karşın böyle bir krizin ortaya çıkmasının vahim bir duruma işaret ettiğini söyleyen Temelli, araştırma önergelerinin ciddiye alınması ve iktidarın da bu meseleye sıcak bakması gerektiğini ifade etti. Ancak iktidarda böyle bir niyet görmediğini belirten Temelli, bunun nedenini şöyle açıkladı: 'Bu ilk değil, biliyorsunuz, bu fon vurgunu, son da olmayacak. Böyle vurgunlarla, talanlarla özdeşleşmiş bir siyaset anlayışı var karşımızda; eğer olmasaydı bugüne kadar buna önlem alınırdı.' Temelli, birisinin 'Adalet ve Kalkınma Partisi kimsesizlerin kimsesidir' dediğini hatırlatarak şu yanıtı verdi: 'Bizim bildiğimiz Adalet ve Kalkınma Partisi olsa olsa sermayenin kimsesidir. Onun dışında kimseye sahip çıkmışlığını biz bugüne kadar görmedik.'
Yeni Parti: '25 günde hiçbir şey yapılmadı'
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, fon vurgununu Türkiye'nin en önemli sorunu olarak nitelendirerek aradan geçen 25 günde SPK, Hazine ve Maliye Bakanlığı, BDDK, Borsa İstanbul ve saray kanadından kimsenin görevden alınmadığını ve etkili bir soruşturma yürütülmediğini ileri sürdü. '20 milyarın üzerinde bir vurgun var, ekonomiye toplam maliyeti 100 milyar doların üzerinde' diyen Emir, iktidarın tehdit, erişim engeli ve gazetecileri hapse atma gibi yöntemlerle konunun üstünü örtmeye çalıştığını öne sürdü. Emir ayrıca işlem yapılan 217 şüpheli ile Adalet Bakanlığı'nın 187 milyar liralık haksız kazanç elde ettiğini açıkladığı 214 kişinin kimliklerinin kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti: 'Biz bu listeleri millet adına soruyoruz ve bir an evvel açıklanmasını bekliyoruz.'
AK Parti: 'Hesabını mutlaka soracağız'
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise fon meselesinin süratle çözülmesi için yoğun çaba harcandığını söyledi. Devlet Denetleme Kurulu'nun görevlendirilmesi, Fon Koordinasyon Kurulu'nun kurulması, Meclis'in bilgilendirilmesi, yasa teklifinin sunulması, Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası'nın Emlak Katılım'a devredilmesi ve ödemelerin başlatılması gibi adımların atıldığını aktaran Akbaşoğlu, birinci önceliklerinin kamu kaynakları kullanılmadan süreci şeffaf, adil ve hızlı biçimde yönetmek olduğunu vurguladı. 'Milletimizin hak ve hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir' diyen Akbaşoğlu, fahiş gelir elde etmiş ya da spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlamış herkesin, ister iktidar ister muhalefet partisinden olsun, bedelini ödeyeceğini açıkladı. 'Hukukun meşru sınırları dışına çıkan kim olursa olsun bunun mutlaka hesabını soracağız' ifadesini kullanan Akbaşoğlu, başkalarının soygunculara siyasi aidiyeti nedeniyle sahip çıkabileceğini, ancak kendilerinin böyle bir tutum sergilemeyeceğini belirtti.
Sıkça Sorulan Sorular
TBMM Genel Kurulu'nda 'fon krizi' neden tartışıldı?
Kamuoyunda 'fon krizi' olarak bilinen gelişmeler, Genel Kurul'un gündemine girmeden önce tüm grup başkanvekillerinin söz almasıyla Meclis kürsüsünde kapsamlı biçimde ele alındı. Muhalefet partileri büyük bir vurgun ve soygun yaşandığını öne sürerken AK Parti atılan adımları sıralayarak hesap sorulacağı güvencesini verdi.
Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya ne talep etti?
Kaya, konunun örgütlü bir soygun olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgulayarak Meclis'in denetim yetkisini kullanmasını istedi. Bu denetimin ancak TBMM bünyesinde kurulacak özel bir komisyon aracılığıyla gerçekleştirilebileceğini savundu.
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli AK Parti hakkında ne dedi?
Temelli, birisinin 'AK Parti kimsesizlerin kimsesidir' şeklindeki sözlerine atıfta bulunarak 'Bizim bildiğimiz AK Parti olsa olsa sermayenin kimsesidir; onun dışında kimseye sahip çıkmışlığını biz bugüne kadar görmedik' dedi. Ayrıca fon vurgununu iktidarın vurgunlarla ve talanlarla özdeşleşmiş siyaset anlayışının ürünü olarak nitelendirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu fon kriziyle ilgili hangi adımların atıldığını açıkladı?
Akbaşoğlu; Devlet Denetleme Kurulu'nun görevlendirilmesini, Fon Koordinasyon Kurulu'nun kurulmasını, Meclis'in bilgilendirilmesini, yasa teklifinin sunulmasını, Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası'nın Emlak Katılım'a devrini ve ödemelerin başlatılmasını atılan adımlar arasında saydı.
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir hangi isimlerin açıklanmasını istedi?
Emir, işlem yapılan 217 şüphelinin ve Adalet Bakanlığı'nın 187 milyar liralık haksız kazanç elde ettiğini açıkladığı 214 kişinin kimliklerinin kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti. 'Biz bu listeleri millet adına soruyoruz ve bir an evvel açıklanmasını bekliyoruz' dedi.