
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Brüksel'deki yoğun temas trafiğini sosyal medya paylaşımlarıyla kamuoyuyla paylaştı. AB Komisyonu'ndan Avrupa Parlamentosu'na, otomotiv devlerinden Belçika hükümetine uzanan bu görüşme dizisinde tek bir mesaj öne çıktı: Türkiye'nin Avrupa'nın yeni sanayi düzenlemelerinin dışında bırakılması, yalnızca Türkiye'yi değil, Avrupa sanayisinin bizzat kendisini de olumsuz etkiler.
Teresa Ribera ile yeşil dönüşüm ve rekabetçilik masaya yatırıldı
Bolat, AB Komisyonu'nun Temiz, Adil ve Rekabetçi Geçişten Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Teresa Ribera ile verimli bir görüşme gerçekleştirdiğini aktardı. İkili, Türkiye-AB ekonomik ve ticari ilişkilerini, AB'nin rekabetçilik ve ekonomik güvenlik gündemini, yeşil dönüşüm sürecini ve yeni sanayi politikalarının ekonomik entegrasyona etkilerini değerlendirdi.
Bolat, görüşmede öne çıkan temel mesajı şöyle özetledi: "AB'nin yeni sanayi ve rekabetçilik politikalarının, Gümrük Birliğimiz temelinde tesis edilen güçlü üretim ve tedarik zincirlerini gözeten kapsayıcı bir anlayışla şekillendirilmesinin önemini vurguladık." Türkiye'nin Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çeken Bakan, ortak rekabet gücünü artıracak ve ekonomik ortaklığı güçlendirecek işbirliği imkânlarını da gündeme taşıdı.
Avrupa Parlamentosu'nda 'Made in EU' tartışması
Brüksel temaslarının önemli bir durağı Avrupa Parlamentosu oldu. Bolat, AP Sanayi, Araştırma ve Enerji Komitesi Başkan Yardımcısı Tsvetelina Penkova ile görüşerek AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında şekillenen "Made in EU" düzenlemelerini ve Türkiye'nin bu süreçteki beklentilerini masaya yatırdı.
Bakan, Gümrük Birliği ve Türkiye ile AB arasındaki güçlü sanayi entegrasyonunun Avrupa'nın rekabet gücü açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayarak Türkiye'nin düzenlemenin yürürlüğe girdiği ilk andan itibaren ortak ülke olarak tanınmasını ve tüm düzenlemeler bakımından AB ile eşdeğer muamele görmesini talep etti. Bolat'ın bir diğer önemli beklentisi ise Türkiye'nin statüsünün belirsizliğe yer bırakmadan, hukuki güvence sağlayacak biçimde mevzuatta açıkça düzenlenmesiydi.
Türkiye'nin düzenlemelerin dışında tutulması halinde bunun yalnızca Türkiye'ye değil, Avrupa sanayisinin üretim kapasitesine, rekabetçiliğine ve küresel pazarlardaki konumuna da zarar vereceğini vurgulayan Bolat, AP'deki yasama sürecinde Gümrük Birliği ortaklığının ve karşılıklı ekonomik çıkarların gözetilmesi beklentisini dile getirdi.
Hyundai ve Ford ile otomotiv ekosistemi görüşmeleri
Bolat, Brüksel temaslarını yalnızca kurumsal düzeyde tutmadı; sektörün kilit oyuncularıyla da bir araya geldi. Hyundai Motor Europe Üst Yöneticisi Xavier Martinet ile Sanayi Hızlandırma Yasası taslağı ekseninde otomotiv sektörünün geleceğini ve Türkiye-AB üretim ekosisteminin güçlendirilmesine yönelik öncelikleri ele aldı. Türkiye'nin güçlü üretim altyapısının ve uluslararası yatırımların Avrupa'nın küresel rekabet gücüne önemli katkılar sunduğunu hatırlatan Bolat, mevcut yatırımların sürdürülebilirliği ve yeni yatırımların önünün açılması için Türkiye'nin "Made in EU" düzenlemelerine eksiksiz biçimde dahil edilmesinin önemini vurguladı.
Ford Başkan Yardımcısı John Lawler ile yapılan görüşmede de yasa taslağının otomotiv sektörüne olası etkileri gündeme geldi. Bolat, mevcut yatırımların korunması, yeni yatırımların teşvik edilmesi ve Türkiye-AB otomotiv değer zincirlerinin güçlendirilmesi için atılabilecek adımları Lawler ile birlikte değerlendirdi. Bakan, AB kurumları ve üye ülkeler nezdindeki girişimlerini sektörün önde gelen yatırımcılarıyla sürdürülen yakın diyalogla desteklediklerini de özellikle vurguladı.
Karbon düzenlemesi ve e-ticarette somut talepler
AB Komisyonu Vergilendirme ve Gümrük Birliği Genel Müdürü Gerassimos Thomas ile yapılan görüşmede ise gündem daha teknik bir boyut kazandı. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Çalışma Grubu kapsamındaki çalışmalar ile sınır ötesi e-ticarete yönelik yeni düzenlemeler ele alındı.
Bolat, bu görüşmede dört somut beklentiyi aktardığını belirtti: Türk Akreditasyon Kurumu'nun (TÜRKAK) SKDM kapsamındaki akreditasyonunun kabul edilmesi, yenilenebilir enerji yatırımlarının değerlendirmeye alınması, Türkiye'nin üretim yapısını doğru yansıtan varsayılan emisyon değerlerinin belirlenmesi ve Türkiye'de kurulmakta olan Emisyon Ticaret Sistemi çerçevesinde ödenen karbon bedellerinin AB tarafından tanınması. E-ticaret cephesinde ise A.TR Dolaşım Belgesi kapsamındaki eşyanın AB'nin düşük kıymetli gönderilere yönelik gümrük vergisinden muaf tutulması konusunda sağlanan mutabakattan memnuniyet duyulduğunu kaydeden Bolat, aynı yaklaşımın AB tarafından getirilmesi öngörülen işlem ücretine de yansıtılması gerektiğine dikkat çekti.
Belçika ile ticaret hacmini 15 milyar dolara taşıma hedefi
Brüksel temaslarının son halkasını Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot ile gerçekleştirilen ikili görüşme oluşturdu. Bolat, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirmeye yönelik adımları kapsamlı biçimde değerlendirdiğini aktardı.
2025 yılında 9,2 milyar doları aşan ikili ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi doğrultusunda ticaretin daha dengeli ve katma değerli ürünler temelinde geliştirilmesi, karşılıklı yatırımların artırılması ve iş dünyaları arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi konuları gündeme geldi. Bolat, mevcut tabloya ilişkin rakamları da paylaştı: Belçikalı yatırımcıların Türkiye'deki yatırımları yaklaşık 5,6 milyar dolara, Türk yatırımcıların Belçika'daki yatırımları ise 868 milyon dolara ulaşmış durumda.
Enerji, lojistik, ulaştırma, dijitalleşme, savunma sanayisi ve ileri imalat alanlarında yeni fırsatları hayata geçirme hedefini dile getiren Bolat, 2027'de düzenlenmesi öngörülen Ortak Ekonomik ve Ticaret Komitesi (JETCO) toplantısını bu fırsatları somut sonuçlara dönüştürecek önemli bir platform olarak nitelendirdi. Belçika Bakanı'na da "Made in EU" girişimi kapsamında Türkiye'nin Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa üretim ve tedarik zincirleriyle bütünleşmiş yapısının gözetilmesi gerektiği mesajını ilettiğini vurguladı.
Sıkça Sorulan Sorular
Bakan Bolat'ın Brüksel'deki temaslarının ana gündem maddesi neydi?
Görüşmelerin odak noktasını AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında şekillenen "Made in EU" düzenlemeleri ve Türkiye'nin bu süreçte ortak ülke olarak tanınması talebi oluşturdu. Bolat, Türkiye'nin düzenlemelerin dışında bırakılması halinde bunun Avrupa sanayisinin üretim kapasitesini, rekabetçiliğini ve küresel pazarlardaki konumunu da olumsuz etkileyeceğini vurguladı.
Türkiye'nin 'Made in EU' düzenlemesine ilişkin somut beklentisi nedir?
Bolat, Türkiye'nin düzenlemenin yürürlüğe girdiği ilk andan itibaren ortak ülke olarak tanınmasını, tüm düzenlemeler bakımından AB ile eşdeğer muamele görmesini ve Türkiye'nin statüsünün hukuki belirlilik sağlayacak şekilde mevzuatta açıkça güvence altına alınmasını talep ettiklerini bildirdi.
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nda Türkiye'nin talepleri nelerdir?
Türkiye; TÜRKAK'ın SKDM kapsamındaki akreditasyonunun kabul edilmesini, yenilenebilir enerji yatırımlarının dikkate alınmasını, Türkiye'nin üretim yapısını doğru yansıtan varsayılan emisyon değerlerinin belirlenmesini ve kurulmakta olan Emisyon Ticaret Sistemi kapsamında ödenen karbon bedellerinin AB tarafından tanınmasını talep etmektedir.
Türkiye ile Belçika arasındaki mevcut ticaret hacmi ve hedef nedir?
İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında 9,2 milyar doları aştı. Bakan Bolat ve Belçika Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot görüşmesinde bu rakamın 15 milyar dolara çıkarılması hedefi doğrultusunda adımlar değerlendirildi.
Otomotiv sektöründen hangi şirketlerin üst düzey yöneticileriyle görüşme yapıldı?
Bakan Bolat, Hyundai Motor Europe Üst Yöneticisi Xavier Martinet ve Ford Başkan Yardımcısı John Lawler ile ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi. Her iki görüşmede de Sanayi Hızlandırma Yasası taslağının otomotiv sektörüne etkileri ve Türkiye-AB üretim ile değer zincirlerinin güçlendirilmesi ele alındı.