
Dünya genelinde gerçekleştirilen büyük ölçekli bir araştırma, kadınların vücudun incelenen tüm bölgelerinde erkeklerden daha fazla ağrı çektiğini bilimsel verilerle gözler önüne serdi. Nature Medicine dergisinde yayımlanan çalışmanın bulguları, cinsiyetler arasındaki bu farkın özellikle baş, yüz ve karın ağrılarında çok daha belirgin biçimde ortaya çıktığını gösteriyor.
Araştırmanın Kapsamı: 35 Yıl, 118 Ülke, 6 Milyon Kişi
Çalışma, 1990 ile 2025 yılları arasındaki dönemi kapsıyor. Bu süre zarfında 118 farklı ülkeden, 5 yaşından 100 yaşın üzerine kadar uzanan geniş bir yaş aralığındaki 6 milyondan fazla kişinin verileri analiz edildi. Araştırmacılar bu devasa veri havuzunu kullanarak ağrının dünya genelindeki dağılımını ve yaşam boyunca nasıl bir seyir izlediğini değerlendirdi. Çalışmanın coğrafi ve demografik genişliği, bulgulara küresel bir geçerlilik kazandırıyor.
Vücudun 11 Bölgesinde Cinsiyet Farkı Tespit Edildi
Araştırmada incelenen ağrı bölgeleri şunlar oldu: baş, yüz, boyun veya omuz, ayak veya ayak bileği, el veya el bileği, dirsek, göğüs, sırt, mide veya karın, kalça ve diz. Kadınların bildirdiği ağrı oranlarının bu 11 bölgenin tamamında erkeklere ait oranların üzerinde olduğu saptandı. Cinsiyetler arasındaki farkın en çarpıcı biçimde baş, yüz ve karın ağrılarında kendini gösterdiği belirlendi.
En Yaygın Ağrı Sırt, En Nadir Ağrı Yüz
Araştırmaya katılanların yaklaşık yüzde 40'ı sırt ağrısı yaşadığını bildirdi; bu oran sırt ağrısını en yaygın ağrı türü konumuna taşıdı. Öte yandan yüz ağrısı yalnızca yüzde 2 oranıyla en az görülen ağrı türü olarak kayıtlara geçti. İki oran arasındaki bu derin uçurum, farklı vücut bölgelerinin ağrı yükünün ne denli eşitsiz dağıldığını açıkça ortaya koyuyor.
Ağrı Hangi Yaşlarda Zirveye Ulaşıyor?
Araştırma, ağrı örüntülerinin yaşla birlikte belirgin biçimde değiştiğini de gözler önüne serdi. Hem kadın hem erkeklerde ağrı oranlarının 55 yaşından önce hızla yükseldiği görüldü. Ağrı en yüksek seviyesine ise 75 yaş ve sonrasında ulaştı. Daha ayrıntılı bir tabloya bakıldığında, şiddetli ağrının yaklaşık 50 yaşında, vücudun genelinde hissedilen ağrının ise 70 yaş civarında tepe noktasına çıktığı anlaşılıyor.
Ağrı Yükünün Yüzde 18,3'ü Üç Riskle Bağlantılı
Çalışma yalnızca cinsiyet ve yaş farklılıklarını değil, ağrıyı besleyen risk etkenlerini de mercek altına aldı. Araştırmacıların hesaplamalarına göre dünya genelindeki toplam ağrı yükünün yüzde 18,3'ü sigara kullanımı, obezite ve düşük hane gelirleriyle bağlantılı. Bu bulgu, ağrının yalnızca biyolojik değil aynı zamanda sosyoekonomik boyutlarının da olduğuna işaret ediyor. Araştırmanın sonuçları Nature Medicine dergisinde yayımlandı.
Sıkça Sorulan Sorular
Araştırma kaç ülkeyi ve kaç kişiyi kapsıyor?
Araştırma, 118 ülkeden 5 yaşından 100 yaşın üzerine kadar uzanan yaş aralığındaki 6 milyondan fazla kişinin verilerini kapsıyor. Veriler 1990 ile 2025 yılları arasındaki dönemi içeriyor.
Kadınlar ile erkekler arasındaki ağrı farkı hangi bölgelerde en belirgin?
Araştırmaya göre cinsiyetler arasındaki ağrı farkı özellikle baş, yüz ve karın ağrılarında daha belirgin biçimde ortaya çıkıyor. Ancak kadınların bildirdiği ağrı oranları incelenen 11 bölgenin tamamında erkeklerin üzerinde yer alıyor.
En yaygın ve en nadir görülen ağrı türleri hangileri?
Katılımcıların yaklaşık yüzde 40'ı sırt ağrısı yaşadığını bildirdi ve bu oran sırt ağrısını en yaygın tür yaptı. Yüz ağrısı ise yüzde 2 ile en nadir görülen ağrı türü oldu.
Ağrı hangi yaş döneminde en yüksek seviyeye ulaşıyor?
Araştırmaya göre kadın ve erkeklerde ağrı oranları 55 yaşından önce hızla yükseliyor ve en yüksek seviyeye 75 yaş ve sonrasında ulaşıyor. Şiddetli ağrı yaklaşık 50 yaşında, vücudun genelinde hissedilen ağrı ise 70 yaş civarında zirveye çıkıyor.
Araştırma ağrı yükünü hangi risk etkenleriyle ilişkilendiriyor?
Çalışmada dünya genelindeki ağrı yükünün yüzde 18,3'ünün sigara kullanımı, obezite ve düşük hane gelirleriyle bağlantılı olduğu hesaplandı. Araştırmanın sonuçları Nature Medicine dergisinde yayımlandı.