
İstanbul'u etkisi altına alan şiddetli sağanak yağış sele neden olurken, uzmanlar önümüzdeki günlere ilişkin yeni bir uyarı yayımladı. İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, bugünkü yağışın toprağı büyük ölçüde doyurduğunu ve bu durumun yarın beklenen görece hafif yağışı bile tehlikeli kılabileceğini açıkladı. Kadıoğlu'na göre risk, yalnızca yeni yağışın miktarıyla değil, iki günün birleşik etkisiyle değerlendirilmelidir.
104 Milimetrelik Yağış Toprağı Doyurdu
Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, İstanbul'da ölçülen 104 milimetrelik yağışın toprağın su tutma kapasitesini büyük ölçüde doldurduğunu vurguladı. Bu durumun kritik bir sonucu var: Zemin artık fazla su ememiyor. Kadıoğlu'nun sosyal medya hesabından paylaştığı açıklamaya göre, yarın düşmesi beklenen 15-20 milimetrelik yağış bile kuru bir zeminde 40-50 milimetrelik yağışın yaratacağı yüzey akışına yakın bir etki üretebilir. Başka bir deyişle, doymuş zemin üzerine düşen az miktardaki yağış, normalin çok üzerinde bir su akışına yol açabilir.
Kadıoğlu bu nedenle riskin yalnızca yarının yağış miktarıyla değil, iki günün birleşik etkisiyle değerlendirilmesi gerektiğini özellikle vurguladı. Yağışın görece hafif görünmesi, tehlikenin azaldığı anlamına gelmiyor; aksine doymuş zemin koşullarında küçük bir yağış bile ciddi sonuçlar doğurabilir.
Tıkanan Drenaj Sistemleri Gece Boşalamazsa Sabah Yeniden Su Birikir
Kadıoğlu'nun dikkat çektiği ikinci önemli nokta, drenaj sistemlerinin durumu. Bugün taşan rögarlar, yaprak ve çamurla tıkanan mazgallar ile su dolu alt geçitler gece boyunca tam anlamıyla boşalamazsa, sabah trafiğine doğru aynı noktalarda yeniden su birikmesi bekleniyor. Uzman, bu açıdan en hassas yerleri de tek tek sıraladı: Büyükdere Caddesi, TEM bağlantıları ve Ayazağa yönündeki çukur kesimler en riskli noktalar olarak öne çıkıyor.
Bu noktalar, hem coğrafi konumları hem de drenaj altyapılarının bugün yaşanan yoğun yağıştan nasıl etkilendiği göz önünde bulundurulduğunda özellikle izlenmesi gereken alanlar olarak değerlendiriliyor.
Islak Toprak ve Rüzgâr Birleşince Ağaç Devrilme Riski Artıyor
Kadıoğlu'nun uyarıları su baskını ve trafik aksaklıklarıyla sınırlı değil. Islanan toprakta köklerin tutunma gücünün zayıfladığını belirten uzman, buna saatte 60 kilometre civarındaki rüzgâr hamlelerinin eklenmesiyle bugün ayakta kalan ancak zorlanmış ağaçların yarın sabah devrilme olasılığının normalin üzerinde olduğuna dikkat çekti.
Bu risk özellikle kampüs içi ağaçlı yollar, otopark kenarları ve yaya aksları için geçerli. Söz konusu alanların kontrol edilmesi gerektiği vurgulandı. Rüzgârın etkisiyle birlikte değerlendirildiğinde, ağaç devrilmesi kentsel alanlarda hem ulaşımı hem de can güvenliğini tehdit eden önemli bir unsur hâline geliyor.
Gece Yağışı Sabah Trafiğini Hazırlıksız Yakalayabilir
Kadıoğlu'nun dikkat çektiği bir diğer kritik nokta ise gece ile sabah trafiği arasındaki zaman dilimi. Gece 00.00-07.00 arasında düşen yağış, sabah 07.00-09.30 trafiğinden hemen önce yollarda birikecek. Bu durum, yola çıkanların "yağmur hafifledi" izlenimiyle hareket etmesine rağmen su birikmiş yollarla karşılaşabileceği anlamına geliyor.
Üstelik bugünkü aksamalar sonrasında ulaşım sisteminin henüz normale dönmemiş olması da gecikmeleri büyütecek bir etken olarak değerlendiriliyor. Yani sabah yolculuğu yapacaklar için hem fiziksel engeller hem de toplu taşıma ve trafik akışındaki aksaklıklar iç içe geçmiş bir tablo oluşturuyor.
Risk Tek Bir Günle Değil, Birleşik Etkiyle Ölçülmeli
Prof. Dr. Kadıoğlu'nun açıklamalarının özünde şu mesaj yatıyor: Meteorolojik risk değerlendirmesi yapılırken yalnızca anlık yağış miktarına bakmak yanıltıcı olabilir. Zemin koşulları, drenaj sistemlerinin durumu, rüzgâr hızı ve önceki günlerin birikimli etkisi bir arada ele alınmadığında, görece düşük yağış rakamları tehlikenin küçümsenmesine yol açabilir.
Bugün İstanbul'da yaşanan sel ve aksaklıkların ardından yarına dair tablo, bu çok katmanlı değerlendirmenin somut bir örneği olarak öne çıkıyor. 15-20 milimetrelik bir yağışın, doymuş zemin üzerinde nasıl 40-50 milimetrelik bir yağışın etkisini yaratabileceği; tıkanan drenajların gece boşalamamasının sabah nasıl yeniden su baskınına zemin hazırlayabileceği ve zayıflamış köklerin rüzgârla birleşince ağaç devrilmelerine nasıl kapı aralayabileceği, riskin ne denli çok boyutlu olduğunu ortaya koyuyor.
Sıkça Sorulan Sorular
İstanbul'da ölçülen yağış miktarı ne kadar oldu?
Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu'nun açıklamalarına göre İstanbul'da 104 milimetrelik yağış ölçüldü ve bu yağış toprağın su tutma kapasitesini büyük ölçüde doldurdu.
Yarın beklenen yağış neden bu kadar tehlikeli?
Zemin zaten doymuş olduğundan, yarın beklenen 15-20 milimetrelik yağış bile kuru bir zeminde 40-50 milimetrelik yağışın yaratacağı yüzey akışına yakın bir etki üretebilir. Bu nedenle risk, yalnızca yeni yağışın miktarıyla değil, iki günün birleşik etkisiyle değerlendirilmelidir.
Su baskını riski en yüksek olan bölgeler hangileri?
Kadıoğlu'nun açıklamalarına göre Büyükdere Caddesi, TEM bağlantıları ve Ayazağa yönündeki çukur kesimler, tıkanan drenaj sistemleri nedeniyle yeniden su birikmesi açısından en hassas noktalar olarak öne çıkıyor.
Ağaç devrilme riski neden artıyor?
Islanan toprakta köklerin tutunma gücü zayıflamaktadır. Buna saatte 60 kilometre civarındaki rüzgâr hamlelerinin eklenmesiyle, bugün ayakta kalan ancak zorlanmış ağaçların yarın sabah devrilme olasılığı normalin üzerinde seyrediyor. Kampüs içi ağaçlı yollar, otopark kenarları ve yaya aksları bu açıdan kontrol gerektiriyor.
Sabah trafiğine çıkacaklar ne gibi sorunlarla karşılaşabilir?
Gece 00.00-07.00 arasında düşen yağış, sabah 07.00-09.30 trafiğinden hemen önce yollarda birikecek. Yola çıkanlar yağmurun hafiflediğini görse de su birikmiş yollarla karşılaşabilir. Bugünkü aksamalar sonrasında ulaşım sisteminin henüz normale dönmemiş olması da gecikmeleri büyütecek bir etken olarak değerlendiriliyor.