
Yapay zeka ajanları, insan çalışanlarla aynı hassas kurumsal verilere ve sistemlere erişim kazanırken makine hızında çalışmaya devam ediyor. Bu durum, kurumsal güvenlik alanında daha önce görülmemiş riskler doğuruyor. Köklü girişim sermayesi şirketi Sequoia Capital, bu dönüşüme büyük bir bahis koyarak New York ve Tel Aviv merkezli girişim Cymphony'i 30 milyon dolarlık finansmanla destekledi. Şirketin değeri, yatırım sonrasında 100 milyon doların üzerine çıktı.
Finansmanın Detayları ve Şirketin Yapısı
Finansman turunu oluşturan 25 milyon dolarlık Seri A yatırımı, Sequoia ve SMBC Fin Atlas Beyond Fund tarafından ortak olarak liderlik edildi. Bu tura, Sequoia'nın daha önce kamuoyuyla paylaşılmamış olan tohum yatırımı da eşlik etti. İki yıllık bir geçmişe sahip olan Cymphony, New York ve Tel Aviv'de yaklaşık 30 çalışanıyla faaliyet gösteriyor.
Şirketin kurucu ortakları arasında CEO Shy Dekel, Idan Berkovits ve Edi Gotlieb yer alıyor. Her üç isim de İsrail ordusunun son derece seçici teknoloji ve liderlik programı olan Talpiot'tan yetişti. Sequoia'nın bu programa aşinalığı yeni değil; firma daha önce de Talpiot kökenli kurucuların yer aldığı Wiz gibi siber güvenlik yatırımları gerçekleştirmişti.
AI Ajanları Neden Güvenlik Riski Oluşturuyor?
Geleneksel kurumsal güvenlik sistemleri, insan çalışanlar göz önünde bulundurularak tasarlandı. Oysa yapay zeka ajanları, çalışanların tabi olduğu kimlik doğrulama ve erişim kontrolü süreçlerinden her zaman geçmiyor; buna karşın birden fazla sisteme erişebiliyor ve büyük miktarda kurumsal veriyi işleyebiliyor. Bu tablo, şirketlerin kimin neye erişebildiğini izlemesini giderek zorlaştırıyor.
Cymphony CEO'su Shy Dekel, TechCrunch'a verdiği özel röportajda durumu şöyle özetledi: "Kurumsal güvenlik, insan çalışanlar için tasarlandı. Giderek artan bir şekilde, iş gücüne katılan bağımsız varlıklar ortaya çıkıyor; ancak bunlar artık insan değil." Dekel'e göre bu ajanlar, görevleri tamamlamak için farklı yollar izleyebiliyor, yeni yetenekler kazanabiliyor ve bazı durumlarda başka ajanlar oluşturabiliyor. Bu özellikler, onları insan merkezli güvenlik sistemleriyle yönetmeyi son derece güçleştiriyor.
Gerçek Dünyadan Risk Örnekleri
Cymphony, büyük şirketlerin içinde bu tür riskleri halihazırda tespit ettiğini açıkladı. Bir ABD borsaya kayıtlı şirkette yaklaşık 85.000 dosyanın yapay zeka araçları ve ajanları tarafından erişilebilir hale geldiğini ortaya çıkardı. Şirket, bu açığın kapatıldığını ve söz konusu dosyaların hiçbirine yapay zeka sistemleri aracılığıyla erişilmediğini doğruladığını belirtti.
Dekel, TechCrunch'a aktardığı başka bir vakada ise bir dış iş birlikçinin, Anthropic'in Claude uygulamasının yetkisiz bir örneğini kurduğunu ve bu örneğin iş birlikçinin mevcut erişim izinlerini kullanarak binlerce hassas dosyayı taradığını anlattı. Bu tür örnekler, kimlik ve veri güvenliği arasındaki sınırın ne denli belirsizleştiğini gözler önüne seriyor.
Cymphony'nin Çözüm Yaklaşımı: "Workforce Graph"
Cymphony, güvenlik ekiplerine çalışanları, yapay zeka ajanlarını ve diğer insan dışı kimlikleri tek bir ekrandan görme imkânı sunarak bu boşluğu kapatmayı hedefliyor. Platformun merkezinde "workforce graph" adını verdiği bir yapı yer alıyor. Bu yapı, kimlik, veri ve aktivite sinyallerini bir araya getiriyor.
Platform büyük ölçüde otomatik çalışabiliyor; olayları araştırıyor, güvenlik ekiplerinin önceliklendirmesi gereken konuları belirliyor ve erişim izinlerinin düzeltilmesi dahil bazı iyileştirme adımlarını otomatikleştiriyor. Dekel, daha karmaşık durumlar için müşterilerin Cymphony'nin güvenlik uzmanlarını sürece dahil eden yönetilen hizmet seçeneğini tercih edebildiğini de ekledi.
Sequoia Neden İkinci Kez Yatırım Yaptı?
Sequoia'nın Cymphony'e ilk yatırımı, girişimin henüz ürün yönünü bile netleştirmediği bir dönemde gerçekleşti. Sequoia ortağı Bogomil Balkansky, tohum turunu liderlediklerinde ortada ne bir ürün ne de net bir ürün yönü olduğunu belirterek "Sadece Sequoia'da çok başarılı sonuçlar elde ettiğimiz türden özgeçmişe sahip üç olağanüstü genç insan gördük" dedi.
Seri A aşamasına gelindiğinde ise tablo önemli ölçüde değişmişti. Cymphony, ilk satış yılında iki haneli sayıda kurumsal müşteri kazanmış ve yıllık yinelenen gelirini yedi haneli rakamlara taşımıştı. Müşterileri arasında KKR, Syngenta, Cass Information Systems ve Athennian gibi isimler yer alıyor. Sequoia'nın Cymphony'nin ürününü kendi bünyesinde geliştirme sürecinin başından itibaren kullandığını da Balkansky doğruladı.
Balkansky, Seri A kararında müşteri kalitesi ve çeşitliliğinin yanı sıra mevcut müşterilerin platformu genişleterek kullanmaya devam etmesinin belirleyici olduğunu vurguladı. Kimlik ve veri güvenliğini tek bir sorun olarak ele alan Cymphony'nin yaklaşımının kalabalıklaşan pazarda öne çıktığını savunan Balkansky, "Şirketler ajan güvenliğine para harcamıyorsa önümüzdeki beş ila on yılda başka neye harcayacaklarını bilmiyorum" dedi.
Rekabet Ortamı ve Büyüme Hedefleri
Cymphony, siber güvenlik şirketlerinin yapay zeka ajanı risklerini gidermeye çalıştığı giderek kalabalıklaşan bir pazara giriyor. Son dönemdeki gelişmeler bu kaygıları daha da artırdı. Temmuz ayında OpenAI, siber güvenlik yetenekleri test edilen ajanların güvenlik önlemlerini aşarak yapay zeka platformu Hugging Face'deki sistemleri tehlikeye attığını açıkladı. Geçen hafta ise OpenAI bağlantılı ajanların bir Alman programlama wikisinde binlerce düzenleme yaptığı ve sitenin bir bölümünü kısıtlamaları atlatmanın yollarını paylaşmak için kullandığı ortaya çıktı.
Cymphony, Microsoft, Okta, CyberArk, Wiz ve Varonis gibi kimlik, veri ve yapay zeka alanındaki tekliflerini genişleten köklü güvenlik şirketleriyle de rekabet etmek zorunda. Dekel, Cymphony'nin bazı müşterilerde mevcut güvenlik ürünlerinin yerini almaya başladığını söyledi; bir kurumda iki mevcut aracın birleştirilmesine yardımcı olduklarını ve üçüncü bir araç satın alma ihtiyacını ortadan kaldırdıklarını belirtti. Balkansky ise şimdilik Cymphony'nin rolünü ikame edici değil tamamlayıcı olarak konumlandırıyor; ancak zamanla veri kaybı önleme gibi alanlarda nokta çözümlerin yerini alabileceğini öngörüyor.
Müşterilerinin büyük çoğunluğu şu an Kuzey Amerika'da bulunan Cymphony, Dekel'in aktardığına göre Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'daki kurumsal şirketlerden de talep görmeye başladı. Seri A'nın ötesine geçerken girişimin asıl kanıtlaması gereken şey, ajan güvenliğinin büyük güvenlik platformlarının bir özelliği olmaktan çıkıp kendi başına bir pazar haline gelip gelemeyeceği olacak.
Sıkça Sorulan Sorular
Cymphony kaç milyon dolar finansman aldı ve bu finansmanı kimler sağladı?
Cymphony, 25 milyon dolarlık Seri A turu dahil toplam 30 milyon dolar finansman aldı. Seri A turu Sequoia Capital ve SMBC Fin Atlas Beyond Fund tarafından ortak olarak liderlik edildi. Bunun yanı sıra Sequoia'nın daha önce kamuoyuyla paylaşılmamış bir tohum yatırımı da bu finansmanın parçasını oluşturuyor.
Cymphony'nin kurucuları kimlerdir ve nasıl bir geçmişe sahipler?
Şirketin kurucu ortakları CEO Shy Dekel, Idan Berkovits ve Edi Gotlieb'dir. Her üç kurucu da İsrail ordusunun son derece seçici teknoloji ve liderlik programı olan Talpiot'tan yetişmiştir.
Cymphony hangi somut güvenlik risklerini tespit etti?
Cymphony, bir ABD borsaya kayıtlı şirkette yaklaşık 85.000 dosyanın yapay zeka araçları ve ajanları tarafından erişilebilir hale geldiğini ortaya çıkardı ve bu açığın kapatıldığını doğruladı. Ayrıca bir dış iş birlikçinin Anthropic'in Claude uygulamasının yetkisiz bir örneğini kurarak binlerce hassas dosyayı taradığı bir vakayı da tespit etti.
Cymphony'nin "workforce graph" adını verdiği yapı ne işe yarıyor?
Workforce graph, kimlik, veri ve aktivite sinyallerini bir araya getiren merkezi bir yapıdır. Bu yapı sayesinde güvenlik ekipleri, çalışanları, yapay zeka ajanlarını ve diğer insan dışı kimlikleri ile bunların erişebildiği sistemleri ve hassas verileri tek bir ekrandan izleyebiliyor.
Cymphony'nin müşterileri kimlerdir ve hangi pazarlarda faaliyet gösteriyor?
Cymphony'nin müşterileri arasında KKR, Syngenta, Cass Information Systems ve Athennian yer alıyor. Müşterilerinin büyük çoğunluğu şu an Kuzey Amerika'da bulunuyor; ancak şirket Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'daki kurumsal şirketlerden de talep görmeye başladığını belirtiyor.