
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin düzenlediği Türkiye İnovasyon Haftası'nda kapsamlı bir konuşma yaptı. Bu yılki teması 'İnsanlığın Yeni Evresi' olarak belirlenen etkinlikte Erdoğan; yapay zeka ve teknoloji yarışından fon piyasasındaki krizin yönetimine, savunma sanayiinin dönüşümünden sermaye piyasalarının korunmasına kadar geniş bir yelpazede açıklamalarda bulundu.
Teknoloji İlerlerken İnsan Faktörü Göz Ardı Ediliyor
Erdoğan, yapay zeka, robotik, biyoteknoloji, veri sistemleri ve otonom teknolojilerin hayatın her alanında köklü değişimler yarattığını vurgularken iş dünyasının bu döneme hazırlık düzeyinin tespitini kritik bulduğunu ifade etti. Teknolojinin hızla ilerlemesine karşın insan faktörünün dikkate alınmadığını belirterek "İnsanı ve insani değerleri taşımayan bu teknolojinin ne kadar faydalı olacağı şüphelidir" dedi.
Sadece entelektüel çevrelerde değil, iş dünyasında, akademide ve toplumun genelinde insan ile teknoloji arasındaki ilişkiye yönelik soru işaretlerinin arttığını, güvenin yerini tedirginliğin aldığını gözlemlediklerini aktaran Erdoğan, tarihsel süreçte her seferinde insan ile teknoloji arasında bir orta yol bulunduğunu ve karşı çıkılan teknolojilerin zamanla vazgeçilmez hale geldiğini hatırlattı.
Tekno-Oligarklara Sert Uyarı: Tüm Dünyayı Hedef Alıyorlar
Erdoğan, geçen hafta da gündeme taşıdığı tekno-oligark meselesini bu kez daha ayrıntılı ele aldı. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayımladığı 22 maddelik bildirinin insanlığı bekleyen tehlikeyi gözler önüne serdiğini söyledi. "100 milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yapboz tahtası olarak gören bu zihniyetin insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk" ifadesini kullanan Erdoğan, bu yeni tehdidin kimi çevrelerce teknokrasi, kimilerince tekno faşizm olarak adlandırıldığını belirtti.
İnsan unsurunun neredeyse sıfırlandığı karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam üzerinde yol açacağı sorunları henüz tam olarak kestiremediklerini de vurgulayan Cumhurbaşkanı, tüm bu konuların iş hayatı dahil farklı boyutlarıyla tartışılmasını değerli bulduğunu söyledi.
Teknoparktan Unicorn'a: Türkiye'nin İnovasyon Sicili
Türkiye'nin teknoloji yarışında geri kalmak istemediğini açıkça ortaya koyan Erdoğan, milli teknoloji hamlesiyle inşa edilen altyapıyı somut rakamlarla aktardı. 24 yıl önce bir elin parmaklarını geçmeyen teknopark sayısının bugün 115'e ulaştığını, 2002'de 1,2 milyar dolar olan araştırma-geliştirme harcamalarının 20 milyar dolara çıkarıldığını açıkladı.
2019 yılına kadar hiç unicorn'u bulunmayan Türkiye'nin bugün 8 unicorn'a sahip olduğunu belirten Erdoğan, 2030 yılına kadar 100.000 teknolojik girişimin doğmasını ve bunların toplam değerlemesinin 100 milyar dolara ulaşmasını hedeflediklerini paylaştı. Atatürk Havalimanı terminal binalarının Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getirildiğini, ilk aşaması devreye alınan bu projenin tüm fonksiyonlarıyla 2027'de açılacağını duyurdu.
Merkez Bankası'nın 750 milyar lira tahsis ettiği yatırım taahhütlü avans kredisine, HİT-30 yüksek teknoloji destek programına ve 250 milyarlık imalat sanayi kredi finansman programına da değinen Erdoğan, 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı çerçevesinde veri merkezlerinin toplam kurulu gücünün 2030'a kadar en az 1 gigavata ulaştırılacağını, özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağın harekete geçirileceğini ve Bilge dil modeliyle Türkçe yapay zeka çözümlerinin farklı sektörlerde yaygınlaştırılacağını açıkladı.
Savunma Sanayiinde Dönüşüm: 248 Milyon Dolardan 10 Milyar Dolara
Teknoloji yatırımlarının ekonomik ve stratejik anlamını en somut biçimde savunma sanayiinde gördüklerini vurgulayan Erdoğan, 2002 yılında savunma ve havacılık sektörünün yerlilik oranının yalnızca yüzde 20, ihracatının ise 248 milyon dolar seviyesinde olduğunu hatırlattı. O dönemde güvenlik sistemlerinde kullanılan pek çok temel malzemenin ithal edilmek zorunda kalındığını, dahası tedarikçilerin bu ürünlerin nerede, kime karşı ve nasıl kullanılacağına da müdahale ettiğini anlatan Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan terörle mücadeleye kadar dışa bağımlılığın sıkıntısını yaşadıklarını söyledi.
Bugün ise savunma sanayiinde 4.500'ü aşkın firma, 1.400'ün üzerinde proje, 100 bine yaklaşan doğrudan istihdam ve 100 milyar doların üzerinde proje büyüklüğüne ulaşıldığını belirten Erdoğan, geçen yıl 180 farklı ülke ve bölgeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç edildiğini açıkladı. 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde ise bu rakamın bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 15,6 artışla 6,9 milyar dolara ulaştığını paylaştı. SİHA'larda kullanılan kameraların kilogram başı değerinin 20 bin dolar, bu kameraların içindeki dedektörlerin kilogram başı değerinin ise 50 bin dolar olduğunu belirterek yüksek katma değerli üretime geçişin bir tercih değil, mecburiyet olduğunu vurguladı.
Fon Krizinde Üç Öncelik: Ödeme, Hesaplaşma, Piyasaları Koruma
Erdoğan, son haftalarda fon piyasasının belirli bir kesiminde nükseden sorunla ilgili de ayrıntılı bilgi verdi. 17 Eylül'den itibaren atılan kararlı adımlarla sorunun kontrol altına alındığını, tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulu'nun hızla oluşturulduğunu açıkladı. "Tıpkı bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz" diyen Erdoğan, üç temel önceliklerini sıraladı.
Birinci öncelik olarak tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine en kısa sürede ödenmesini belirten Erdoğan, olağan tasfiyede ödemelerin geçen hafta başladığını ve sorunsuz devam ettiğini söyledi. Olağanüstü tasfiyelerde ise TBMM'ye sunulan kanun teklifinin yasalaşmasının ardından ara ödemelerin başlayacağını bildirdi. İkinci önceliğin manipülasyon yaparak haksız kazanç edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak olduğunu belirten Erdoğan, yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmaların derinleştirildiğini aktardı. Üçlü lirasını 3-5 ayda 10'a, 20'ye, 30'a katlayanların fahiş kazancının bedelini mutlaka ödeyeceğini vurguladı.
Üçüncü öncelik olarak sürecin sermaye piyasalarına zarar vermeden yönetilmesini gösteren Erdoğan, toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6'sında ortaya çıkan bir sorundan hareketle tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmenin Türkiye ekonomisinin altını oymak anlamına geleceğini söyledi. Sermaye piyasalarının tasarruf sahipleri ile reel sektör arasında borç oluşturmadan, ortaklığa dayalı ve faizsiz bir finansman köprüsü kurduğunu hatırlatan Erdoğan, teknoloji ve inovasyon finansmanının da bankacılık sektöründen ziyade sermaye piyasalarına hitap eden bir alan olduğunu vurguladı. Muhalefeti ve bazı basın organlarını ise krizi siyasi malzeme yaparak sermaye piyasalarına zarar vermekle suçladı.
Sıkça Sorulan Sorular
Erdoğan'ın bahsettiği fon piyasası sorunu ne zaman başladı ve nasıl yönetiliyor?
Erdoğan'a göre fon piyasasının belirli bir kesiminde nükseden sorun, 17 Eylül itibarıyla atılan adımlarla kontrol altına alındı. Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulu hızla oluşturuldu; olağan tasfiyede ödemeler geçen hafta başlarken olağanüstü tasfiyelerde TBMM'ye sunulan kanun teklifinin yasalaşmasının ardından ara ödemeler başlayacak.
Erdoğan'ın tekno-oligark olarak nitelendirdiği yapı nedir?
Erdoğan, 100 milyarlarca dolarlık bütçelere hükmeden ve dünyayı bir yapboz tahtası olarak gören zihniyeti tekno-oligark olarak tanımladı. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayımladığı 22 maddelik bildiriyi bu tehdidin somut bir göstergesi olarak değerlendirdi.
Terminal İstanbul projesi nedir ve ne zaman tamamlanacak?
Terminal İstanbul, Atatürk Havalimanı terminal binalarının dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getirilmesi projesidir. Erdoğan, ilk aşamasının devreye alındığını, tüm fonksiyonlarıyla 2027 yılında kullanıma açılacağını açıkladı.
Türkiye'nin savunma sanayiindeki mevcut durumu nedir?
Erdoğan'ın aktardığı verilere göre Türkiye bugün savunma sanayiinde 4.500'ü aşkın firma, 1.400'ün üzerinde proje ve 100 bine yaklaşan doğrudan istihdama sahip. Geçen yıl 180 farklı ülke ve bölgeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç edildi; 2026'nın ilk dokuz ayında ise ihracat yüzde 15,6 artışla 6,9 milyar dolara ulaştı.
2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nın temel hedefleri nelerdir?
Plana göre veri merkezlerinin toplam kurulu gücü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata çıkarılacak, özel sektörün öncülüğünde veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zeka altyapılarına en az 10 milyar dolarlık kaynak aktarılacak ve Bilge dil modeliyle Türkçe yapay zeka çözümlerinin farklı sektörlerde yaygınlaşması sağlanacak.