
YENİ Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından düzenlenen sınavların başvuru ücretlerindeki artışlara ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Aydın, söz konusu ücretlerin son üç yılda bazı sınavlarda yüzde 700'ü aşan oranlarda yükseldiğini vurgulayarak sınav ücretlerinin tamamen kaldırılması gerektiğini savundu.
Rakamlarla sınav ücreti artışları
Aydın, 2023 yılından bu yana yaşanan zam oranlarını tek tek sıralayarak somut veriler ortaya koydu. Buna göre 2023 yılının ilk oturumlarında 185 TL olan ALES, YDS ve YÖKDİL başvuru ücretleri yüzde 548,65 oranında artışla 2026 yılında 1.200 TL'ye yükseldi. KPSS Genel Yetenek–Genel Kültür oturumunun ücreti yüzde 433,33 artışla 150 TL'den 800 TL'ye çıkarken, her bir Alan Bilgisi oturumunun ücreti ise yüzde 400 artışla 100 TL'den 500 TL'ye ulaştı.
YKS bünyesindeki TYT ve AYT oturum ücretleri de bu artıştan payını aldı. 2023'te 115'er TL olan her iki oturum ücreti yüzde 508,70 zamla 700'er TL'ye çıktı; iki oturuma birden katılmanın toplam maliyeti 230 TL'den 1.400 TL'ye yükseldi. DGS başvuru ücreti ise yüzde 418,52 oranında artarak 270 TL'den 1.400 TL'ye ulaştı.
En yüksek artış oranının tıpta uzmanlık sınavında yaşandığına dikkat çeken Aydın, 2023 yılının ilk TUS sınavında 310'ar TL olan Temel Tıp Bilimleri ve Klinik Tıp Bilimleri testlerinin ücretlerinin yüzde 706,45 zamla 2026'da 2.500'er TL'ye yükseldiğini aktardı. Bu durumda iki teste birden giren adayların ödediği toplam ücret 620 TL'den 5.000 TL'ye çıkmış oldu.
8 milyonu aşan başvuru, enflasyonla çelişen zam oranları
Aydın, ÖSYM'nin yalnızca 2025 yılında 72 sınav düzenlediğini ve bu sınavlara 8 milyon 60 bin 170 adayın başvurduğunu hatırlatarak ücret artışlarının ekonomik göstergelerle bağdaşmadığını ileri sürdü. "Bir tarafta yıllık enflasyon yüzde 29,73 olarak açıklanıyor, diğer tarafta sınav ücretlerine sadece 1 yılda yüzde 40, yüzde 50, yüzde 60'ın üzerinde zam yapılıyor" diyen Aydın, bu tablonun açıklanmasını talep etti.
Aydın, TÜFE, Yİ-ÜFE ve yeniden değerleme oranı gibi ekonomik göstergelerin çok üzerinde seyreden bu artışların gerekçesinin ne olduğunu sorguladı ve milyonlarca adaydan toplanan kaynakların nereye harcandığını kamuoyunun bilmesi gerektiğini belirtti. "ÖSYM, bu fahiş sınav ücreti zamlarının gerekçesini kamuoyuna açıklamalıdır" ifadesini kullanan Aydın, şeffaflık çağrısında bulundu.
Gençler üzerindeki mali yük ve eşitsizlik kaygısı
Sınav ücretlerindeki artışların yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını, aynı zamanda fırsat eşitsizliği yarattığını vurgulayan Aydın, özellikle dar gelirli ailelerin çocukları ve işsiz gençlerin durumuna dikkat çekti. "Üniversiteye girmek, kamuda işe başlamak, akademik kariyer yapmak isteyen veya uzmanlık sınavına girecek milyonlarca genç, her sınavda yeni bir mali yükle karşı karşıya bırakılıyor" diyen Aydın, bu sürecin gençleri birden fazla kez etkilediğini de vurguladı.
Aydın'a göre bir genç üniversiteye girebilmek için sınav ücreti öderken, mezun olduktan sonra kamuda iş bulabilmek için tekrar ücret ödemek zorunda kalıyor. Lisansüstü eğitim, akademik kadrolara başvuru ya da yabancı dil yeterliliğini belgeleme aşamalarında da aynı mali yük devam ediyor. Üstelik pek çok gencin hedefine ulaşabilmek için bu sınavlara birden fazla kez girmesi gerektiğini belirten Aydın, "İşsiz bir gencin, henüz kazanmadığı maaş için girdiği sınavlara binlerce lira ödemek zorunda bırakılması kabul edilemez" dedi.
Aydın ayrıca son dönemde kendilerine ulaşan pek çok gencin ücretleri karşılayamadığı için sınava giremediğini bildirdiğini paylaşarak bu durumun eğitim hakkının doğrudan ihlali anlamına geldiğini kaydetti.
Anayasa'ya ve sosyal devlet ilkesine atıf
Açıklamasında hukuki bir çerçeve de çizen Aydın, Anayasa'nın 2'nci maddesindeki sosyal devlet ilkesine, 10'uncu maddesindeki eşitlik ilkesine ve 42'nci maddesinde düzenlenen eğitim ve öğrenim hakkına atıfta bulundu. Devletin görevinin gençlerin önüne ekonomik engeller koymak değil, eğitim ve çalışma hayatına eşit koşullarda katılımlarını sağlamak olduğunu vurgulayan Aydın, "Maddi imkânı olmayan bir gencin sınav ücretini karşılayamadığı için eğitiminden ya da kariyer hedefinden vazgeçmesi, sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz" dedi.
Aydın, eğitim hakkının Anayasa ve uluslararası insan hakları düzenlemeleri tarafından güvence altına alındığını, bu hakkın ödeme gücüne bağlı hale getirilemeyeceğini de sözlerine ekledi. "ÖSYM bir ticarethane gibi yönetilemez. Sınavlar, bir gelir toplama aracına dönüşmemelidir" ifadesini kullanan Aydın, kurumun işleyişine yönelik eleştirilerini bu sözlerle özetledi.
Talep: Sınav ücretleri tamamen kaldırılsın
Açıklamasını net bir taleple noktalayan Aydın, sınav ücretlerinin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini savundu. "Sınav ücretleri kaldırılmalı, hiçbir genç maddi yetersizlik nedeniyle geleceğini belirleyecek bir sınava katılmaktan mahrum kalmamalıdır" diyen Aydın, gençlerin geleceğinin sınav ücretlerine mahkum edilemeyeceğini vurguladı.
Sıkça Sorulan Sorular
ÖSYM sınav ücretleri son üç yılda ne kadar arttı?
YENİ Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın'ın verdiği rakamlara göre bazı sınavlardaki ücret artışı son üç yılda yüzde 700'ü aştı. Örneğin TUS kapsamındaki Temel Tıp Bilimleri ve Klinik Tıp Bilimleri testlerinin ücretleri yüzde 706,45 artışla 310 TL'den 2.500 TL'ye yükseldi.
YKS sınavlarına katılmanın 2026 yılındaki toplam maliyeti nedir?
Aydın'ın aktardığı verilere göre TYT ve AYT oturumlarının her birinin ücreti 700 TL olup iki oturuma birden katılmanın toplam maliyeti 1.400 TL'ye yükseldi. Bu rakam 2023'teki 230 TL'lik toplam maliyetle kıyaslandığında yüzde 508,70 oranında bir artışa karşılık geliyor.
2025 yılında ÖSYM sınavlarına kaç kişi başvurdu?
Cem Aydın'ın açıklamasına göre ÖSYM, 2025 yılında 72 sınav düzenledi ve bu sınavlara toplam 8 milyon 60 bin 170 aday başvurdu.
Cem Aydın'ın sınav ücretleriyle ilgili temel talebi nedir?
Aydın, ÖSYM tarafından düzenlenen tüm sınavların başvuru ücretlerinin tamamen kaldırılmasını talep etti. Hiçbir gencin maddi yetersizlik nedeniyle geleceğini belirleyecek bir sınava katılmaktan mahrum kalmaması gerektiğini savundu.
Sınav ücretleri hangi hukuki gerekçelerle eleştiriliyor?
Aydın, mevcut sınav ücreti uygulamasının Anayasa'nın 2'nci maddesindeki sosyal devlet ilkesiyle, 10'uncu maddesindeki eşitlik ilkesiyle ve 42'nci maddesinde düzenlenen eğitim ve öğrenim hakkıyla bağdaşmadığını ileri sürdü. Ayrıca uluslararası insan hakları düzenlemelerinin güvence altına aldığı eğitim hakkının ödeme gücüne bağlı hale getirilemeyeceğini vurguladı.