
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Ticaret Bakanlığı'nın desteğiyle Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen TİM 13. İnovasyon Haftası Programı'nda önemli açıklamalar yaptı. Erdoğan, fon piyasası soruşturmalarından teknoloji yatırımlarına, tekno-oligarkların küresel tehditlerinden Türkiye'nin ihracat hedeflerine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu.
Fon soruşturmalarında üç öncelik
Erdoğan, fon piyasasındaki soruşturma sürecine ilişkin konuşmasında 17 Eylül'den itibaren kararlı adımlar attıklarını ve sorunu kontrol altına aldıklarını belirtti. "Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulunu süratle oluşturduk. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz" diyen Erdoğan, bu süreçte üç temel öncelikleri bulunduğunu vurguladı.
Birinci öncelik olarak tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesini sıralayan Erdoğan, geçen hafta olağan tasfiyede ödemelerin başladığını ve sorunsuz devam ettiğini aktardı. Olağanüstü tasfiyelerde ise TBMM'ye sunulan kanun teklifinin yasalaşmasının ardından ara ödemelerin başlayacağını bildirdi.
İkinci öncelik olarak manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmayı gösteren Erdoğan, yargı süreçlerinin dikkatle yürütüldüğünü, yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmaların derinleştirildiğini söyledi. Piyasa düzenbazlıklarıyla parasını kısa sürede katlayanlara tolerans göstermeyeceklerini kesin bir dille ifade etti: "Benim ihracatçı kardeşim bir konteyner daha fazla ürün satmak için ülke ülke dolaşırken, benim sanayici kardeşim etrafımızı saran ateş çemberine rağmen büyük bir özveriyle çalışırken, piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını sadece 3-5 ayda 10'a, 20'ye, 30'a katlayana asla tolerans göstermeyecek, sağladığı fahiş kazancının bedelini ona mutlaka ödeteceğiz."
Üçüncü öncelik ise bu sürecin sermaye piyasalarına zarar vermeden yönetilmesi oldu. Erdoğan, ilk günden beri fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çizilerek sorumlu bir tutum sergilediklerini kaydetti.
"Sermaye piyasalarını kriminalize etmek kabul edilemez"
Erdoğan, aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve "tetikçi" basın organlarında göremediklerini dile getirerek sert bir eleştiri yöneltti. Söz konusu kesimlerin sırf çıkar sağlamak için insanların itibarlarıyla oynadığını, Türk ekonomisinin zora girmesi için kriz tellallığı yaptığını ve sermaye piyasalarına ateş etmekten çekinmediğini öne sürdü.
"Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan bu sorunu görmezden gelmek nasıl doğru bir yöntem değilse, bu sorunu siper alıp Türk sermaye piyasalarına ateş etmek, yatırımcıyı ürkütmek, korkutmak, hatta uzaklaştırmak da doğru bir yaklaşım değildir" diyen Erdoğan, fon meselesi üzerinden topyekun sermaye piyasalarının kriminalize edilmesini kabul edemeyeceklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı, bu yaklaşımın yalnızca sermaye piyasalarını değil reel sektörü de sıkıntıya düşüreceğini hatırlattı. Sermaye piyasalarının tasarruf sahipleri ile reel sektör arasında borç oluşturmadan, ortaklığa dayalı ve faizsiz bir finans köprüsü kurduğunu; özellikle 2008 küresel finansal krizinin ardından bankacılık sisteminin finansman temininde daha isteksiz hale gelmesiyle bu köprünün kritikliğinin arttığını belirtti.
Toplam fonların yüzde 4,6'sındaki sorun gerekçe gösterilemez
Erdoğan, Milli Teknoloji Hamlesi'nin en önemli finansal destekleyicilerinden birinin girişim sermayesi yatırım fonları olduğunu hatırlatarak, toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6'sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmenin Türkiye ekonomisinin altını oymak anlamına geleceğini söyledi.
"Buna ister siyasetçi ister gazeteci hüviyeti olsun kimsenin hakkı yoktur" diyen Erdoğan, konuşmasının özünü şu cümlelerle özetledi: "Tamahkarlara ve sahtekarlara karşı hep beraber kararlılıkla mücadele edelim ama sermaye piyasalarımızı safralarından kurtarırken bünyedeki sağlam organları tahrip etmeyelim. Daha önemlisi, gece gündüz ülkesi için çalışan, üreten, ihraç eden, istihdam sağlayan reel sektörümüzün finansal nefes borularını tıkamayalım."
Tekno-oligarklara ve yapay zekaya ilişkin değerlendirmeler
Erdoğan, konuşmasının bir bölümünü tekno-oligarkların küresel tehdidine ayırdı. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayımladığı 22 maddelik bildiriye dikkat çekerek, 100 milyarlarca dolarlık bütçelere hükmeden bu zihniyetin dünyayı bir yapboz tahtası olarak gördüğünü vurguladı.
2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'na da değinen Erdoğan, veri merkezlerinin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracaklarını açıkladı. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zeka altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağın harekete geçirileceğini bildirdi.
Savunma sanayisindeki ihracat değerine de dikkat çeken Erdoğan, Türkiye'nin genel ihracatında kilogram başı değerin 1,5 dolar civarında olduğunu, savunma sanayisinde ise bu oranın 65 dolara yaklaştığını aktardı. SİHA'larda kullanılan kameraların kilogram başı değerinin 20 bin dolar, bu kameraların içindeki dedektörlerin kilogram başı değerinin ise 50 bin dolar olduğunu paylaşarak ileri teknolojiye yatırım yapmanın Türkiye için tercihten öte bir zorunluluk olduğunu söyledi.
Ticaret Bakanı Bolat: İhracat birim değeri yükseldi
Ticaret Bakanı Ömer Bolat da etkinlikte söz alarak önemli ihracat verilerini paylaştı. Geçen yıl ortalama kilogram değeri 1 dolar 53 sent olan ihracat birim değerinin eylül sonu itibarıyla 1 dolar 73 sente yükseldiğini açıklayan Bolat, çimento ve mermer gibi tonajı yüksek ama değeri düşük ihracat kalemlerinin dışarıda bırakılmasıyla bu rakamın kilogram başına 2 dolar 11 sente ulaştığını bildirdi.
Orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatına ilişkin de değerlendirme yapan Bolat, 2002'de toplam mal ihracatında yüzde 30,4 pay ile 10 milyar dolar olan bu kategorinin geçen yıl sonunda 112 milyar dolara yükseldiğini, bu yılın ilk 9 ayında ise 86,5 milyar dolara ulaşarak payın yüzde 43,7'ye çıktığını açıkladı. Yapay zekanın 2040 yılına kadar küresel ticareti yüzde 40 artırabileceğinin öngörüldüğünü de aktaran Bolat, teknolojik dönüşüm ve yapay zeka yatırımlarının hız kazandığını vurguladı.
İnovaLİG'e 70 ilden 2 bin 641 başvuru
Türkiye Innovation Week 2026 kapsamında düzenlenen İnovaLİG Ödülleri de sahiplerini buldu. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, yarışmanın 2014'te 460 firmayla başladığını, bu yıl ise 70 ilden 2 bin 641 firmanın başvurduğunu açıkladı. Gültepe, İnovaLİG'in artık yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmayıp Anadolu'nun dört bir yanına yayılan bir inovasyon seferberliğine dönüştüğünü belirtti.
Türkiye'nin sanayi ürünleri ihracatının değer bazında yüzde 40'ının orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerden oluştuğunu vurgulayan Gültepe, yüksek teknoloji alanında katedilecek daha uzun bir yol bulunduğunu kabul ederek inovasyonu firmaların çalışma kültürünün ayrılmaz bir parçası haline getirmeyi hedeflediklerini ifade etti. İnovaLİG'in başarıyı üründen çok inovasyon yönetimi üzerinden değerlendirdiğini ve katılan her firmanın kapsamlı bir değerleme raporu aldığını da sözlerine ekledi.
Sıkça Sorulan Sorular
Erdoğan'ın fon piyasası soruşturmalarındaki üç önceliği nedir?
Erdoğan, üç önceliği şöyle sıraladı: Birincisi, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi. İkincisi, manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Üçüncüsü ise bu sürecin sermaye piyasalarına zarar vermeden yönetilmesi.
Olağanüstü tasfiyelerde ödemeler ne zaman başlayacak?
Erdoğan'ın açıklamasına göre olağanüstü tasfiyelerde ödemeler, TBMM'ye sunulan kanun teklifinin yasalaşmasının ardından ara ödemeler biçiminde başlayacak. Olağan tasfiyede ise ödemelerin geçen hafta başladığı ve sorunsuz devam ettiği belirtildi.
Toplam fonların kaçta kaçında sorun tespit edildi?
Erdoğan'ın açıklamasına göre sorun, toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6'sında ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı, bu oranı gerekçe göstererek tüm sermaye piyasası araçlarının terörize edilmesinin kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Türkiye'nin 2030 yapay zeka hedefleri nelerdir?
2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı çerçevesinde veri merkezlerinin toplam kurulu gücünün 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştırılması hedefleniyor. Ayrıca veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zeka altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağın harekete geçirilmesi planlanıyor.
İnovaLİG'e bu yıl kaç firma başvurdu ve hangi illerden katılım sağlandı?
TİM Başkanı Mustafa Gültepe'nin açıklamasına göre İnovaLİG'e bu yıl 70 ilden 2 bin 641 firma başvurdu. Yarışma 2014'te 460 firmayla başlamıştı; bu yılki başvuru sayısı o ilk yıla kıyasla çok daha yüksek bir katılımı yansıtıyor.