
Almanya'nın Ukrayna politikasında ciddi bir mali kriz baş gösteriyor. Kalkınma Bakanı Reem Alabali Radovan, bakanlık bütçesindeki kesintilerin Ukrayna'ya yönelik sivil desteği sürdürülemez hale getirdiğini açıklayarak hükümetin anayasal borç freni mekanizmasına istisna tanımasını talep etti. Almanya hükümeti ise sivil yardımların kesilmemesi için bu anayasal borçlanma kuralını esnetmeyi tartışıyor.
Bangkok'tan kritik açıklama
IMF ve Dünya Bankası toplantıları kapsamında Bangkok'ta bulunan Alabali Radovan, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada bütçe kısıtlamalarının yardımları zora soktuğunu vurguladı. Rusya'nın saldırılarının giderek ağırlaştığına dikkat çeken bakan, "Rusya'nın saldırıları her zamankinden daha ağır; daha fazla ölüme, yıkıma ve acıya yol açıyor. Ancak kalkınma yardımlarına yönelik bütçe kesintileri sürerken Ukrayna'ya desteğimizi bu düzeyde korumamız artık mümkün olmayacak" dedi.
Mevcut durumun siyasi bir tercihten değil, doğrudan bütçe baskısından kaynaklandığını özellikle belirten Alabali Radovan, "Bu aşamada durum siyasi bir karar değil; doğrudan ağır kesintilerle karşı karşıyayız ve yardımları sürdürmek artık imkansız hale gelecek. Üstelik bu para Ukrayna ve Avrupa'nın istikrarı için akıllıca yatırılmışken durum daha da zorlaşıyor" değerlendirmesini yaptı.
Bakanlığın Ukrayna bütçesi iki yılda yarı yarıya eridi
Rakamlar durumun ciddiyetini açıkça ortaya koyuyor. Almanya Kalkınma Bakanlığı'nın Ukrayna'ya ayırdığı kaynak, 2022 yılındaki 670 milyon avro ve 2023'teki 750 milyon avro seviyesinden bu yıl yaklaşık 330 milyon avroya geriledi. Yani iki yıl içinde bakanlığın Ukrayna bütçesi neredeyse yarı yarıya küçüldü.
Alabali Radovan, bakanlığın uzun vadeli projeler yürüttüğünü ve bütçenin önemli bir bölümünün önceden taahhüt altına girdiğini hatırlatarak kesintilerin en çok henüz bağlanmamış esnek fonlarla işleyen kriz araçlarını vurduğunu belirtti. "Ukrayna'ya desteğe öncelik veriyorum ancak başka birçok kriz ve çatışma da var. Uzun vadeli çalıştığımız için bütçemizin büyük kısmı zaten taahhüt altına girmiş durumda. Dolayısıyla kesintiler en çok kriz araçlarını vuruyor; çünkü bu araçlar henüz bir yere bağlanmamış esnek fonlarla işliyor" diye konuştu.
CDU içinde görüş ayrılığı: Wadephul destekliyor, bir kesim karşı çıkıyor
Hükümetin küçük ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) üyesi olan Alabali Radovan'ın borç frenini esnetme talebine, Başbakan Friedrich Merz'in liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik'ten (CDU) Dışişleri Bakanı Johann Wadephul destek veriyor. Ancak CDU içindeki bazı siyasetçiler, savunma harcamaları gibi daha önce onaylanan durumlar dışında borçlanma sınırına yeni istisnalar getirilmesine karşı çıkıyor. Bu iç gerilim, söz konusu tartışmanın önümüzdeki süreçte nasıl sonuçlanacağını belirsiz kılıyor.
Alabali Radovan, Başbakan Merz'in diğer ülkelere desteği artırma yönünde yaptığı çağrıyı paylaştığını da vurgulayarak "En güçlü destekçiler biziz; diğer ülkelerin de daha fazla katkı sunabileceğine ve sunması gerektiğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.
AfD ve BSW eyalet parlamentosunda ortak önerge geçirdi
Almanya'nın federal düzeyindeki bu tartışmanın yanı sıra eyalet siyasetinde de dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) ve sol çizgideki BSW partisi, Saksonya-Anhalt eyalet parlamentosunda Ukrayna'ya yönelik askeri yardımların kesilmesini ve Rusya ile ilişkilerin normale döndürülmesini talep eden ortak bir önergeyi kabul ettirdi. AfD'nin geçen ay bu eyalette elde ettiği seçim başarısının ardından iki parti mecliste çoğunluğu birlikte sağladı.
Fransız AFP ajansının aktardığına göre önerge metninde, 16 federal eyaletin temsil edildiği Federal Konsey gündemine hem Rusya'ya yönelik yaptırımların hafifletilmesinin hem de Ukrayna'ya verilen desteğin kesilmesinin taşınması talep edildi. Kabul edilen metinde "Ukrayna'ya insani yardımı aşan mali destek derhal durdurulmalıdır" ifadesi yer aldı. Moskova'ya uygulanan yaptırımların da kaldırılmasını savunan metinde, "Batı'nın Ukrayna savaşındaki tek taraflı tutumu çatışmanın sona ermesine katkı sağlamadı; aksine halkın çektiği acıları uzattı ve savaşın başka ülkelere yayılma riskini artırdı" değerlendirmesine yer verildi. Önergede ayrıca acil bir ateşkes ilan edilmesi ve Rusya ile barış müzakerelerine başlanması istendi.
Her iki parti de Batılı ülkelerin Ukrayna işgali nedeniyle Moskova'ya uyguladığı ekonomik yaptırımlara karşı çıkıyor. Eyalet parlamentosundan geçen bu önerge yalnızca tavsiye niteliği taşıyor ve Saksonya-Anhalt hükümetine çağrıda bulunuyor; bağlayıcı bir hukuki gücü bulunmuyor.
Saksonya-Anhalt'ta iktidar değişimi gündemde
AfD, aralık ayında Saksonya-Anhalt eyalet yönetimini devralmayı hedefliyor. Ancak partinin eyaletteki lideri Ulrich Siegmund'un eyalet başbakanlığı koltuğuna oturmak için gereken desteği sağlayıp sağlayamayacağı henüz netlik kazanmadı.
Sıkça Sorulan Sorular
Almanya Kalkınma Bakanı neden borç frenine istisna istiyor?
Bakan Reem Alabali Radovan, bakanlık bütçesindeki kesintiler nedeniyle Ukrayna'ya yönelik sivil desteğin sürdürülemez hale geldiğini belirterek anayasal borç freni mekanizmasına istisna tanınmasını talep etti. Bakana göre bu durum siyasi bir tercihten değil, doğrudan bütçe baskısından kaynaklanıyor.
Almanya'nın Ukrayna'ya ayırdığı kalkınma bütçesi ne kadar düştü?
Almanya Kalkınma Bakanlığı'nın Ukrayna'ya ayırdığı kaynak, 2022'deki 670 milyon avro ve 2023'teki 750 milyon avro seviyesinden bu yıl yaklaşık 330 milyon avroya geriledi; yani iki yıl içinde neredeyse yarı yarıya küçüldü.
CDU içinde borç freninin esnetilmesine kimler destek veriyor, kimler karşı çıkıyor?
CDU'dan Dışişleri Bakanı Johann Wadephul borç freninin esnetilmesine destek verirken CDU içindeki bazı siyasetçiler, savunma harcamaları gibi daha önce onaylanan durumlar dışında yeni istisnalar getirilmesine karşı çıkıyor.
AfD ve BSW'nin Saksonya-Anhalt'ta kabul ettirdiği önerge ne anlama geliyor?
Önerge, Almanya'nın Ukrayna'ya sağladığı askeri desteğin derhal sona erdirilmesini, insani yardımı aşan mali desteğin durdurulmasını, Rusya'ya uygulanan yaptırımların kaldırılmasını ve barış müzakerelerine başlanmasını talep ediyor. Ancak eyalet parlamentosundan geçen bu metin yalnızca tavsiye niteliği taşıyor; bağlayıcı bir hukuki gücü bulunmuyor.
AfD, Saksonya-Anhalt eyalet yönetimini ne zaman devralmayı planlıyor?
AfD, aralık ayında Saksonya-Anhalt eyalet yönetimini devralmayı hedefliyor. Ancak partinin eyaletteki lideri Ulrich Siegmund'un eyalet başbakanlığı için gerekli desteği sağlayıp sağlayamayacağı henüz netlik kazanmadı.