
İstanbul'daki berber ve kuaför işletmelerinin sayısı bu yıl kayda değer bir artış kaydetti. İstanbul Berberler Odası Başkanı Şükrü Akyüz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, erkek berberi ve kadın kuaförü işletmelerinin toplam sayısının yılbaşından ekim ayına kadar 886 artarak 17 bin 198'e ulaştığını belirtti. Akyüz, sektörün bu yıl hareketli bir dönem geçirdiğini ve gençlerin mesleğe yönelik artan ilgisinin yeni işletme açılışlarında belirleyici bir etken olduğunu vurguladı.
Rakamlar ne söylüyor?
Oda verilerine göre yılbaşında 9 bin 945 olan erkek berberi işletmesi sayısı, ekim ayı itibarıyla yaklaşık 10 bin 493'e yükseldi. Kadın kuaförlerinde ise işletme sayısı 6 bin 367'den yaklaşık 6 bin 705'e çıktı. İki meslek grubunda gerçekleşen bu artış, toplam 886 yeni işletmeye karşılık geliyor.
Akyüz, İstanbul'un nüfus yoğunluğunun ve kentte sürekli oluşan yeni yerleşim bölgelerinin işletme açılışlarını desteklediğini ifade etti. "Berberlik, insanların ihtiyaç duyduğu bir meslek. Ekonomik şartlar ne olursa olsun insanlar tıraş oluyor, kişisel bakımını yaptırıyor. O yüzden bu meslek her zaman bir karşılık buluyor. İstanbul gibi büyük bir şehirde nüfus hareketliliği ve yeni yerleşim alanları yeni işletmelerin açılmasına zemin hazırlıyor" dedi.
Gençler deneyim kazanıp kendi dükkanını açıyor
Sektördeki hareketliliğin arkasında yalnızca talep artışı değil, gençlerin kariyer tercihleri de yatıyor. Akyüz, meslekte belli bir süre çalışıp deneyim kazanan gençlerin zamanla kendi işyerlerini açmaya yöneldiğini aktardı. "Bir yerde çalışıp tecrübe kazandıktan sonra kendi dükkanını açmak istiyorlar. Bu da işletme sayısındaki hareketliliğin sebeplerinden biri" diyen Akyüz, öte yandan dükkan açmanın yalnızca bir başlangıç olduğunu hatırlattı: "Asıl mesele o dükkanı ayakta tutabilmek ve müşterinin güvenini kazanmaktır."
Özellikle erkek bakım hizmetleri ve saç tasarımındaki yeni uygulamaların gençlerin dikkatini çektiğini de belirten Akyüz, "Gençler farklı kesimler yapmak ve kendi tarzını oluşturmak istiyor. Bir de kendi işini kurma düşüncesi var" diye konuştu. Ancak yeterli hazırlık yapılmadan işletme açılmasının risk taşıdığını da vurgulayan Akyüz, önce işi öğrenmek, ardından işin ticari boyutunu kavramak gerektiğini söyledi.
Sektör sadece saç kesmekten ibaret değil
Akyüz, berberlik ve kuaförlüğün yalnızca kişisel bakım hizmetleriyle sınırlı bir meslek olmadığını özellikle vurguladı. Sektörün kozmetik ürünleri, ekipman üretimi ve malzeme tedariki gibi farklı iş kollarını da beslediğini belirterek şunları söyledi: "İstanbul'da çok büyük bir esnaf camiasından bahsediyoruz. Yanında çalışan personeli, malzeme tedarikçisi, kozmetik ürünleri satanı, ekipman üreticisi var. Yani bu meslek birçok farklı iş koluna da katkı sağlıyor."
Müşteri ilişkilerinin sektörün özgün yapısını belirleyen unsurlardan biri olduğunu da dile getiren Akyüz, insanların yıllarca aynı berbere gittiğini, hatta ailece geldiğini hatırlattı. Bu güven ilişkisinin işletmelerin devamlılığı açısından kritik önem taşıdığını belirten Akyüz, kaliteli hizmet ve müşteri memnuniyetinin vazgeçilmez olduğunu söyledi.
Sosyal medya müşteriye ulaşmayı kolaylaştırıyor
Dijital platformların sektörde giderek daha fazla yer bulduğunu anlatan Akyüz, işletme sahiplerinin saç kesimlerini, uyguladıkları modelleri ve iş yerlerini sosyal medya üzerinden tanıttığını ifade etti. "Böylece daha önce kendilerini tanımayan insanlara da ulaşabiliyorlar. Müşteri randevusu almak, işletmenin konumunu paylaşmak ve yapılan işleri göstermek artık daha kolay" diyen Akyüz, bu gelişmeleri olumlu bulduğunu belirtti. Ancak sosyal medyadaki görünürlüğün iş yerindeki hizmet kalitesiyle desteklenmesi gerektiğini de ekledi: "Fotoğrafta güzel görünen bir hizmetin karşılığını müşteri iş yerinde bulmalı."
İşletme sayısı artışı tek başına yeterli değil
Akyüz, açılan işletme sayısındaki artışın sektörün ekonomik açıdan güçlendiği anlamına gelmediğini özellikle vurguladı. İşletmelerin faaliyet süreleri, istihdam kapasiteleri ve giderlerini karşılayabilmeleri gibi göstergelerin de değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Akyüz, "Biz daha çok işletme açılsın istiyoruz ama aynı zamanda açılan işletmelerin yaşamasını da istiyoruz" dedi.
Sektörün sürdürülebilir biçimde büyümesi için esnafın finansmana erişiminin kolaylaşması, mesleki eğitimin güçlenmesi ve genç girişimcilerin doğru yönlendirilmesi gerektiğini ifade eden Akyüz, bu koşullar sağlandığında sektörün hem istihdam hem hizmet kalitesi bakımından gelişebileceğini vurguladı. Mesleki eğitim konusunda da söz alan Akyüz, gençlere yalnızca teknik beceriler değil, müşteri ilişkileri, iş disiplini ve hijyen kurallarının da öğretilmesi gerektiğini belirtti: "İyi bir berber olmak sadece iyi saç kesmek değildir, müşteriye güven vermek ve işini sahiplenmek de gerekir."
Sıkça Sorulan Sorular
İstanbul'da şu anda kaç berber ve kuaför işletmesi bulunuyor?
İstanbul Berberler Odası verilerine göre ekim ayı itibarıyla kentte yaklaşık 10 bin 493 erkek berberi ve yaklaşık 6 bin 705 kadın kuaförü olmak üzere toplam 17 bin 198 işletme faaliyet göstermektedir.
Bu yıl İstanbul'da kaç yeni berber ve kuaför işletmesi açıldı?
Yılbaşından ekim ayına kadar geçen sürede erkek berberi ve kadın kuaförü kategorilerinde toplam 886 yeni işletme açılmıştır.
İstanbul'da berber ve kuaför sayısının artmasının temel nedenleri nelerdir?
İstanbul Berberler Odası Başkanı Şükrü Akyüz'e göre gençlerin mesleğe artan ilgisi, deneyim kazandıktan sonra kendi işyerini açma isteği ile kentin nüfus hareketliliği ve yeni yerleşim bölgelerinin oluşması bu artışın başlıca nedenleri arasında yer almaktadır.
Genç girişimcilere berber veya kuaför işletmesi açmadan önce ne gibi uyarılarda bulunuluyor?
Akyüz, meslekte yeterli deneyim kazanmadan ve gerekli hazırlık yapılmadan işletme açmanın riskli olabileceğini belirterek önce işi öğrenmek, ardından işin ticari boyutunu kavramak gerektiğini vurgulamaktadır.
Berberlik ve kuaförlük sektörü ekonomiye nasıl katkı sağlıyor?
Akyüz'e göre sektör yalnızca kişisel bakım hizmetleriyle sınırlı kalmayıp personel istihdamı, kozmetik ürünleri satışı, malzeme tedariki ve ekipman üretimi gibi farklı iş kollarını da beslemekte; bu yönüyle hem ekonomiye hem de istihdama katkı sağlamaktadır.