
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) ve Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) tarafından yayımlanan ortak rapora göre, Avrupa Birliği ve Avrupa Ekonomik Alanı ülkelerinde 2026 yılında Batı Nil virüsüne bağlı toplam 1.715 insan vakası bildirildi ve 141 kişi hayatını kaybetti. Eylül ayında yayımlanan bir önceki rapordan bu yana vaka sayısı 769 artış gösterdi. Bu rakam, son 10 yılda kaydedilen yıllık ortalama 693 vakanın çok üzerinde seyrediyor.
Rekor Kırılan Bir Sezon
EFSA'nın Biyolojik Tehlikeler ve Hayvan Sağlığı ile Refahı biriminde görev yapan bilimsel yetkili Giusi Amore, Reuters'a yaptığı açıklamada durumu net biçimde ortaya koydu: "2026'da Batı Nil virüsü Avrupa'da rekor seviyelere ulaştı. İnsan vakalarının ve hayvan salgınlarının sayısı geçmişte kaydedilen rekorları aştı." Bu ifade, mevcut tablonun yalnızca bu yılın değil, kayıt altına alınan tüm dönemlerin en ağır seyri olduğuna işaret ediyor.
Söz konusu artış, hem insan sağlığı açısından hem de hayvanlardaki salgın verileri bakımından eş zamanlı gerçekleşti. Rapora göre 15 Avrupa ülkesinde hayvanlarda da salgınlar tespit edildi; atgillerde 511, kuşlarda ise 595 salgın bildirildi.
En Fazla Vaka İtalya'da
Ülke bazındaki dağılıma bakıldığında, Avrupa'da en yüksek vaka sayısına 748 ile İtalya ulaştı. İtalya'yı 445 vakayla Yunanistan ve 144 vakayla Fransa izledi. Hem Yunanistan hem de Fransa, bu sezon insanlarda görülen Batı Nil virüsü vakalarında kendi tarihlerinin en yüksek sayılarını kayıt altına aldı. Bu durum, virüsün coğrafi yayılımının ve yoğunluğunun yalnızca İtalya ile sınırlı kalmadığını, birden fazla ülkede aynı anda rekor düzeylere tırmandığını gösteriyor.
Sezon Kapanıyor Ancak Risk Tamamen Bitmiyor
Rapor, virüsün sivrisinekler aracılığıyla bulaşmasının yoğun olduğu sezonun sona yaklaştığını belirtirken önümüzdeki haftalarda düşük düzeyde bulaşmanın sürebileceğine de dikkat çekti. Bu uyarı, kamuoyunun konuya ilgisinin azalabileceği bir dönemde bile temkinli olmayı gerekli kıldığına işaret ediyor.
Batı Nil Virüsü Nasıl Bulaşır?
Batı Nil virüsü, enfekte kuşlardan virüsü alan sivrisineklerin insanları sokmasıyla bulaşıyor. İnsanlar ve atlar, virüsün bulaşma döngüsünde genellikle son konak konumunda yer alıyor; yani bu iki türün virüsü sivrisinekler aracılığıyla başka bireylere aktarması beklenmiyor. Virüsün asıl taşıyıcı rezervuarını kuşlar oluşturuyor, sivrisinekler ise köprü görevi görüyor.
Enfekte olan kişilerin büyük çoğunluğu herhangi bir belirti göstermiyor. Belirti ortaya çıktığında ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, halsizlik, bulantı ve döküntü gibi tablolar görülebiliyor. Nadir vakalarda ise virüs beyin iltihabı veya menenjit gibi ciddi nörolojik hastalıklara yol açabiliyor. İleri yaştaki bireyler ile bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler ağır hastalık açısından daha yüksek risk taşıyor.
Aşı veya Özgül Tedavi Yok
Virüse karşı yaygın kullanıma sunulmuş onaylı bir insan aşısı bulunmuyor. Aynı şekilde Batı Nil virüsüne özgü bir tedavi de mevcut değil. Bu durum, korunmanın esas olarak sivrisinek kaynaklı bulaşmayı önlemeye dayandığını ortaya koyuyor.
Sıkça Sorulan Sorular
2026'da Avrupa'da kaç Batı Nil virüsü vakası kaydedildi?
EFSA ve ECDC'nin ortak raporuna göre AB ve AEA ülkelerinde 2026 yılında toplam 1.715 insan vakası bildirildi. Bu sayı, son 10 yılın yıllık ortalaması olan 693 vakanın çok üzerinde.
En fazla vaka hangi ülkede görüldü?
Avrupa'da en fazla vaka 748 kişiyle İtalya'da kaydedildi. İtalya'yı 445 vakayla Yunanistan ve 144 vakayla Fransa izledi.
Batı Nil virüsü insanlara nasıl bulaşıyor?
Virüs, enfekte kuşlardan virüsü alan sivrisineklerin insanları sokmasıyla bulaşıyor. İnsanlar bulaşma döngüsünde son konak konumunda olduğundan virüsü sivrisinekler aracılığıyla başkalarına aktarmaları beklenmiyor.
Batı Nil virüsünün belirtileri nelerdir?
Enfekte kişilerin büyük bölümü belirti göstermiyor. Belirti geliştiğinde ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, halsizlik, bulantı ve döküntü görülebiliyor. Nadir durumlarda beyin iltihabı veya menenjit gibi ciddi nörolojik tablolar ortaya çıkabiliyor.
Batı Nil virüsüne karşı aşı veya ilaç var mı?
Rapora göre virüse karşı yaygın kullanıma sunulmuş bir insan aşısı ya da virüse özgü bir tedavi bulunmuyor.