
Merve Veziroğlu, avukatı Ayşe Esra Çetin'in aktardığına göre sabah saatlerinde başlayan psikolojik şiddetin ardından cep telefonu elinden alınarak yardım isteme imkânı ortadan kaldırıldı; ardından kendi evinin yatak odasına kilitlenip 58 yerinden bıçaklandı. Bu darbelerin yarıdan fazlası boyun bölgesine isabet etmişti. Veziroğlu, saldırıya karşı koymak için odadaki yorgana sarılarak daha fazla bıçak darbesi almamaya çalıştı. Sanık Yunus Yıldırım'ın saldırısı sonucunda kaburgası kırılan, akciğeri sönen Merve, yoğun bakımda mucizevi biçimde hayata tutundu. Uzun soluklu tedavi süreci hâlâ tamamlanabilmiş değil; boynunu korumaya çalışırken bileğinden ve parmaklarından çok sayıda darbe aldığı için his ve güç kaybı yaşıyor.
Yargıtay Kararı Cezayı Bozdu: Süreç Nasıl Gelişti?
İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi, 31 Mayıs 2024 tarihli kararında sanığı eşe karşı öldürmeye teşebbüs suçundan 20 yıl, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl olmak üzere toplam 26 yıl hapis cezasına çarptırdı. İstinaf mahkemesi bu cezayı onadı. Ancak Yargıtay, sanığın itirazı üzerine kararı bozdu.
Yargıtay'ın bozma gerekçesi iki temel noktaya dayanıyor: Birincisi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından Merve'nin odadan çıkmasının engellendiğine dair kendi beyanı dışında delil bulunmadığı ve bu nedenle beraat kararı verilmesi gerektiği. İkincisi ise sanığın Merve'yi yaraladıktan sonra 112'yi arayarak hastaneye kaldırılmasını sağladığı, bu sebeple gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanarak öldürmeye teşebbüs yerine kasten yaralama suçundan ceza verilmesi gerektiği. Avukat Ayşe Esra Çetin'e göre Yargıtay'ın bu kararı tamamen sanık lehinedir.
Merve Veziroğlu: 'Duyulmadığımı, Görülmediğimi Hissettim'
Yargıtay kararını öğrendiğinde neler hissettiğini anlatan Veziroğlu, "Bu kararla birlikte yaşadığım her şey film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti. Canım vatanımda maalesef duyulmadığımı, görülmediğimi ve umursanmadığımı hissettim" dedi. Kararın başka olaylara zemin hazırlayabileceğini de vurgulayan Veziroğlu, "Bu kararın güç vereceği olayları düşünmek bile acı veriyor" ifadelerini kullandı.
Sosyal medyada kararı duyurmasının ardından yoğun destek mesajları aldığını belirten Veziroğlu, 5 Kasım tarihindeki duruşmaya vicdan sahibi herkesi çağırdı. "Bu olay sonucu alınan kararlar artık sadece beni ilgilendirme boyutunu çoktan geçti. Verilen her karar hepimizi ilgilendiriyor" diyen Veziroğlu, kadınların empati kurmasının yanı sıra yürekli erkeklerden gelen desteğin de kendisine büyük umut verdiğini söyledi.
Saldırının Planlandığına Dair Anlatım ve Önceki Şikâyetler
Sanığın öldürme kastı bulunmadığı iddiasına ilişkin Veziroğlu, her şeyin planlı yapıldığını anlattı: "Her şeyi planlayarak yaptığını söyledi, abisini arayıp bunu yapacağını söylemiş. Abisi onu durdurmadı bile." Ev sahibinin röportajından öğrendiğine göre sanık, Veziroğlu'na açıkça "Bu adam sapık, hiç konuşmayalım" derken aynı zamanda gizlice "Biz anlaşamıyoruz, kavga ediyoruz" diyerek ses çıktığında polise şikâyeti önlemeye çalışmış. Veziroğlu ayrıca sanığın "5 ay yatıp çıkarım" diye düşündüğünü, hapisten çalışmadan dinlenip çıkacağını hesapladığını aktardı.
O gece ilk kez şiddetle karşılaşmadığını da vurgulayan Veziroğlu, daha önce tehditler nedeniyle geri almak zorunda kaldığı şikâyet ve davalar bulunduğunu belirtti. Sanığın tutuklanmayıp hayatından uzaklaştırılmaması nedeniyle kurtulamadığını söyleyen Veziroğlu, kendisinden önce de sanıktan şikâyetçi olan, ölüm tehdidiyle karşılaşan başka bir kadın olduğunu; bu kadının olaydan sonra kendisiyle iletişime geçerek her şeyi anlattığını ifade etti.
Hastanedeki Yaşam Mücadelesi ve Doktorun Mesajı
Hastanedeki sürecini "Çok büyük bir kısmı acı içinde, Allah'a iyileşmek için dua ederek geçti. Hareket edemeden günlerce, ilaçlarla hayatta kaldım. Ciğerim söndüğü için çok uzun bir süre ağlayamadım bile" sözleriyle aktaran Veziroğlu, yaşadıklarının ardından nasıl yaşamaya devam edeceğini sorguladığını da ekledi.
Yargıtay kararına ilişkin yayımladığı videoyu izleyen doktorundan gelen destek mesajı da dikkat çekti. Doktor mesajında şunları yazdı: "Gece izledim videoyu ve uyuyamadım. O günleri tekrar yaşadım sen anlattıkça. Hatta anlattıkların o kadar az ki… Acilde nasıl koşup kanamanı durdurmaya çalışıp yaralarını kapattığımızı… Yoğun bakımda her gece çok ağır ilaçlar verip saatlik her şeyini kontrol ettiğimizi… Akciğerinin sönmemesi için saniye saniye oksijenini kontrol etmelerimizi… Hastalarla bağ kurmayın derler ama ben seninle, kız kardeşimle iyi ki bağ kurdum. Hayatım boyunca hastalarımdan alacağım mutluluğu seni taburcu ettiğimiz gün aldım."
Hayatına devam ederken kendisine güç veren şeyleri soran soruya Veziroğlu, "Allah inancı ve teslimiyet. Onun benim kalbimi bildiğini biliyorum ve benim için hazırladığı mükafatlar olduğuna inanıyorum. Ayrıca başka kadınlara ilham olabildiğim için güç buluyorum" yanıtını verdi.
Avukat Çetin: 'Gönüllü Vazgeçme Bu Kadar Geniş Yorumlanamaz'
Avukat Ayşe Esra Çetin, 5 Kasım saat 13.00'te Kartal Anadolu Adliyesi 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülecek davada mahkemenin öncelikle Yargıtay'ın bozma kararına uyup uymayacağına karar vereceğini açıkladı. Çetin'in talebi, mahkemenin 26 yıllık hapis cezasının devamı yönünde direnme kararı vermesi.
Çetin, Türk Ceza Kanunu'nun 36. maddesindeki gönüllü vazgeçme hükümlerinin bu denli geniş yorumlanmasının hukuken kabul edilemez olduğunu savundu: "Merve'nin hayatta kalması doktorların ifadesiyle büyük bir mucizeyken bunun sanki sanığın olay sonrası onu kurtarmaya yönelik bir gayreti gibi yorumlanmasını kabul etmiyoruz." Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından da Merve'nin beyanı dışında delil aranmasının bozma kararının kendi içinde çelişki taşıdığını belirten Çetin, "Kişinin bir yerden çıkmasının engellenmesi şeklinde gerçekleşen olayda tanık bulunmaması oluşa uygundur" dedi.
Kötü senaryonun mahkemenin bozmaya uyarak yalnızca neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama suçundan ceza vermesi olacağını ve bu durumda cezanın neredeyse yarı oranda düşeceğini vurgulayan Çetin, "Merve Veziroğlu'nun hayatta kalması mucizeyken onu 58 kez bıçaklayan sanığın sonrasında polisi ve 112'yi aradı diye gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanmasını hukuken doğru bulmuyorum, bir kadın olaraksa endişe verici buluyorum" ifadelerini kullandı. Çetin, verilecek direnme kararının ve gönüllü vazgeçme olgusunun sınırlarının net biçimde belirlenmesinin kadına şiddetle mücadelede önemli bir yol ayrımı oluşturacağı görüşünde.
Sıkça Sorulan Sorular
Merve Veziroğlu kaç yerinden bıçaklandı ve saldırı nasıl gerçekleşti?
Merve Veziroğlu, sabah saatlerinde başlayan psikolojik şiddetin ardından cep telefonu elinden alınarak kendi evinin yatak odasına kilitlendi ve 58 yerinden bıçaklandı. Darbelerin yarıdan fazlası boyun bölgesine isabet etti. Veziroğlu, odadaki yorgana sarılarak daha fazla bıçak darbesi almamaya çalıştı; bu nedenle bileğinden ve parmaklarından da çok sayıda darbe aldı.
İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi sanığa ne kadar ceza verdi?
İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi, 31 Mayıs 2024 tarihli kararında sanık Yunus Yıldırım'ı eşe karşı öldürmeye teşebbüs suçundan 20 yıl, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl olmak üzere toplam 26 yıl hapis cezasına çarptırdı. İstinaf bu cezayı onadı.
Yargıtay hangi gerekçeyle kararı bozdu?
Yargıtay, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu için Merve'nin beyanı dışında delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetti. Öldürmeye teşebbüs suçu bakımından ise sanığın yaralamadan sonra 112'yi arayarak hastaneye kaldırılmayı sağladığını belirterek gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması ve kasten yaralama suçundan ceza verilmesi gerektiğini kararlaştırdı.
Avukat Ayşe Esra Çetin'in Yargıtay kararına itirazı nedir?
Avukat Çetin, 58 bıçak darbesinin yarıdan fazlasının boyun bölgesine uygulanmış olmasının sanığın öldürme kastını açıkça ortaya koyduğunu savunuyor. Hayatta kalmanın doktorlara göre bile mucize olduğu bir durumda sanığın 112'yi aramasının gönüllü vazgeçme kapsamında değerlendirilemeyeceğini, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda ise tanık aranmasının hukuki açıdan çelişkili olduğunu belirtiyor.
5 Kasım'daki duruşmada ne olacak?
Kartal Anadolu Adliyesi 21. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Kasım saat 13.00'teki duruşmada öncelikle Yargıtay'ın bozma kararına uyup uymayacağına karar verecek. Avukat Çetin'in talebi mahkemenin 26 yıllık hapis cezasının devamı yönünde direnme kararı vermesi; aksi takdirde cezanın neredeyse yarı oranda düşebileceği belirtiliyor.