
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Bursa İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada Türkiye'nin barışa ihtiyacı olduğunu vurgulayarak iktidara doğrudan çağrıda bulundu. Bakırhan, "Adım atmak için beklemeyin; başta cezaevlerinden başlayın, sürgünlerden başlayın, bölgedeki hukuksuzluklardan, adaletsizliklerden başlayın" dedi. Konuşmasında barış sürecinin yanı sıra Bursa'nın çevre sorunlarını, ekonomik eşitsizlikleri ve fon sistemine yönelik eleştirilerini de sıralayan Bakırhan, DEM Parti'nin hem müzakere masasında hem de muhalefet cephesinde kararlılıkla duracağını ifade etti.
Barış birinci aşamadır, ertelenmesi söz konusu olamaz
Bakırhan, barış meselesini konuşmasının merkezine yerleştirdi. "Barış iyidir, barış için mücadele etmek iyidir" diyen Bakırhan, Türkiye'de bir barış sürecine ihtiyaç bulunduğunu açıkça ortaya koydu. Barışın birinci aşama olduğunu belirten Bakırhan, bu aşamanın başarıya ulaşması halinde ikinci aşamada Kürtlerin dil hakları, Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı, emekçilerin ekonomik adalet arayışı ve gençlerin geleceğine ilişkin demokratik adımların birlikte tartışılacağını söyledi.
"Bu iktidarla barış yürütülmez" diyenlere saygı duyduğunu vurgulayan Bakırhan, buna karşın barışın kim olursa olsun onunla yürütülmesi gereken bir mesele olduğunu savundu. "Barış ertelenmesi gereken bir mesele değil, barış geciktirilmesi gereken bir mesele değil" diyen Bakırhan, barış sürecinde iktidara adım attırmak için ortak mücadele edilmesi ve omuz omuza durulması gerektiğini vurguladı.
İktidar neyi bekliyor?
Bakırhan, Abdullah Öcalan'ın silahların devre dışı bırakılması ve PKK'nın feshedilmesi yönünde adım attığını belirterek iktidara sert sorular yöneltti. "Bizim devlet adım atmak için neyi bekliyor? Tek taraflı bu kadar önemli adımlar atılmışken, tek taraflı bu kadar sorumluluk alınmışken acaba bizim iktidarımız Ahmet Türk'ün görevine dönmesi için neyi bekliyor?" diye konuştu.
Bakırhan, AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasını, cezaevlerindeki siyasetçilerin serbest bırakılmasını da talep etti. Bu bağlamda Can Atalay, Selçuk Kozağaçlı, Selahattin Demirtaş, Leyla Güven ve Figen Yüksekdağ'ın isimlerini tek tek sayarak iktidarın bu isimler için somut adım atmasını istedi. "Bursa'dan çağrımızdır: Kürtler genciyle, barış anneleriyle, 7'den 70'e bir bütün olarak bu barış sürecini destekliyor ve samimidir" dedi.
Beton Bursa: Yeşilin yerini rant aldı
Bakırhan, Bursa'nın doğasına ve kent dokusuna ilişkin de sert bir tablo çizdi. "Yeşil Bursa deniliyordu, şimdi yeşili kalmamış, beton Bursa olmuş" diyen Bakırhan, dağların ve ormanların sermayeye peşkeş çekildiğini ileri sürdü. Bursa'nın doğasının en fazla ranta peşkeş çekilen kentlerin başında geldiğini söyleyen Bakırhan, "Bursa'dan elini çek diyoruz; Bursa'nın ormanından, yeşilinden, suyundan, doğasından diyoruz. Bu ekokırıma karşı DEM Parti olarak her daim mücadele edeceğiz" dedi.
Bursa'nın bir sanayi kenti olmasına karşın emekçilerin ve yoksulların ağır ekonomik koşullarla boğuştuğuna dikkat çeken Bakırhan, "Sanayi kenti ama sanayici kazanıyor, emekçi kazanamıyor. Sanayi kenti ama küçük ve orta ölçekli esnafımız hala kepenklerini kapatmak durumunda kalıyor. Zenginlik var ama emekçi pay almıyor, yoksul pay alamıyor" dedi.
Fon vurgunu: 'Bir gecede 20 milyar dolar iç edildi'
Bakırhan, fon sistemine yönelik eleştirilerini de doğrudan dile getirdi. "Bir gecede Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük vurgunu ve soygunu gerçekleşti" diyen Bakırhan, fon sistemini kuranların, vurgunun failleri olduğunu öne sürdüğü isimlerin ve buna izin veren devlet kurumlarının herkesçe bilindiğini, ancak hiçbirinin gözaltına alınmadığını ya da tutuklanmadığını söyledi.
Bakırhan, "20 milyar emekçinin, yoksulun parası çalındı, iç edildi ama maşallah hala SPK'nın yönetimi yönetimine devam ettiriyor" diyerek fon vurgununda sorumluluğu bulunduğunu savunduğu kurumların istifa etmesi gerektiğini belirtti. Fon vurgununu Meclis'te de gündemde tutacaklarını söyleyen Bakırhan, bu konuda mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.
Ekonomik tablo bağlamında Bakırhan, Antalya'da barınacak ve yiyecek bulamadığı için Cumhurbaşkanına hakaret ederek tutuklanmayı istediğini söylediği bir yurttaşın örneğini aktardı. "Bir ülke düşünün, Türkiye gibi yeraltı ve yerüstü kaynaklarıyla birlikte dünyanın 20. büyük ekonomisi içerisindedir. Ama insanlar bilerek ve isteyerek hakaret edip kendisini tutuklatıyor. Niye? Barınmak için ve karnını doyurmak için" dedi.
DEM Parti'yi büyüterek iktidara getireceğiz
Bakırhan, konuşmasının sonlarında DEM Parti'nin hem müzakere masasında hem de muhalefet cephesinde ilkeli biçimde duracağını yineledi. "Biz bir taraftan müzakere yaparız, bir taraftan muhalefet yaparız. Biz DEM Parti'yiz. Biz nerede olursak olalım ilkelerimize göre hareket ederiz. Müzakerenin de kıymetini biliriz, onun için gerekli olan çabayı da samimice, dürüstçe ortaya koyarız" dedi.
Ekonomik sorunları gidermek, yargıdaki sorunları çözmek ve antidemokratik uygulamaları ortadan kaldırmak için DEM Parti'yi büyüterek iktidara taşıyacaklarını söyleyen Bakırhan, "Türküyle, Kürdüyle, emekçisiyle, kadınıyla, Çerkesiyle birlikte DEM Parti'yi büyüterek iktidara getireceğiz inşallah" dedi. Kongrenin ardından partisinin Türkiye'yi yönetmeye talip olduğunu vurgulayan Bakırhan, "Bu ülkeyi birlikte yöneteceğiz" diyerek sözlerini noktaladı ve kongrede seçilecek yönetime başarılar diledi.
Sıkça Sorulan Sorular
Tuncer Bakırhan barış sürecinde iktidara ne tür adımlar atmasını istedi?
Bakırhan, iktidara cezaevlerinden başlamasını, sürgünleri sona erdirmesini, bölgedeki hukuksuzlukları ve adaletsizlikleri gidermesini istedi. Ayrıca AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasını, Can Atalay, Selçuk Kozağaçlı, Selahattin Demirtaş, Leyla Güven ve Figen Yüksekdağ gibi isimlerin serbest bırakılmasını talep etti.
Bakırhan fon vurgununa ilişkin ne söyledi?
Bakırhan, "Bir gecede 20 milyar dolar iç edildi" diyerek bunu Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük vurgunu ve soygunu olarak nitelendirdi. Fon sistemini kuranların, vurgunun failleri olduğunu öne sürdüğü isimlerin ve buna izin veren devlet kurumlarının bilindiğini, ancak hiçbirinin gözaltına alınmadığını ya da tutuklanmadığını söyledi; sorumlu tuttuğu kurumların istifa etmesi gerektiğini belirtti.
DEM Parti barış sürecinde nasıl bir tutum izleyeceğini açıkladı mı?
Bakırhan, DEM Parti'nin hem müzakere masasında hem de muhalefet cephesinde ilkeli biçimde duracağını vurguladı. "Biz bir taraftan müzakere yaparız, bir taraftan muhalefet yaparız" diyerek partinin bu iki rolü aynı anda sürdüreceğini ifade etti.
Bakırhan Bursa'nın çevre sorunlarına ilişkin ne dedi?
Bakırhan, Bursa'nın artık "yeşil" olmadığını, dağların ve ormanların sermayeye peşkeş çekildiğini ileri sürerek kenti "beton Bursa" olarak nitelendirdi. Bursa'nın doğasının en fazla ranta peşkeş çekilen kentlerin başında geldiğini söyleyerek bu ekokırıma karşı mücadele edeceklerini duyurdu.
Bakırhan ekonomik eşitsizliği nasıl örneklendirdi?
Bakırhan, Antalya'da barınacak ve yiyecek bulamadığı için Cumhurbaşkanına hakaret ederek tutuklanmayı istediğini söylediği bir yurttaşın örneğini aktardı. Türkiye'nin dünyanın 20. büyük ekonomisi içinde yer almasına karşın insanların barınmak ve karnını doyurmak için böyle bir yola başvurduğunu vurgulayarak ekonomik tabloyu eleştirdi.