
Azerbaycan Milletvekili ve Azerbaycan-Türkiye Evi Başkanı Tenzile Rüstemhanlı, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliği sarsmaya çalışan güçlerin varlığını savunarak bu girişimlerin asıl hedefinin Türk Devletleri Teşkilatı olduğunu açıkladı. Rüstemhanlı, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı değerlendirmelerde, 30 Ekim'de düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi öncesinde iki ülke ilişkilerine dair kamuoyuna yansıyan gerginlik iddialarını da ele aldı.
Bağımsızlığın 35. Yılında Kaleme Alınan Yazı
Rüstemhanlı, Azerbaycan'ın bağımsızlığını yeniden kazanmasının 35. yıl dönümü vesilesiyle kendi internet sitesinde "Bağımsızlığımız ebedidir, Azerbaycan-Türk kardeşliği sarsılmazdır" başlıklı bir yazı yayımladı. Bu yazıda Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin ortak tarih, dil, kültür ve kardeşlik bağlarına dayandığını vurgulayan Rüstemhanlı, iki ülke arasındaki dayanışmanın 1918'de Bakü'nün kurtuluşundan Karabağ Zaferi'ne kadar pek çok tarihsel süreçte pekiştiğini belirtti. Son dönemde ilişkileri zedelemeye yönelik girişimlere de tepki gösteren milletvekili, bazı kişi ve grupların açıklamalarının iki ülke halkının genel tutumu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
"Fitne Fesat Tohumları" ve 2009 Benzetmesi
ANKA Haber Ajansı'na konuşan Rüstemhanlı, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini bozmaya çalışan güçlerin yeni olmadığını vurguladı. 2009 yılında Bursa'da Azerbaycan bayrağına hakaret edildiğini ve o dönemde de benzer bir fitne ortamının yaratılmaya çalışıldığını hatırlatan milletvekili, şimdiki sürecin sosyal medyanın çok daha yaygın olduğu bir dönemde yaşandığına dikkat çekti. Rüstemhanlı, "Şimdi sanki bir düğmeye basılmış gibi ne kadar Türk düşmanı güç varsa, Türkiye ile Azerbaycan'ın düşman olmasını isteyen güçler varsa hepsi, bir iftira makinesinin arkasına oturmuş, hakaretler havada uçuşuyor" dedi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e yönelik hakaretleri de sert bir dille eleştiren Rüstemhanlı, Azerbaycan'ın dış politikasını eleştirmenin mümkün olduğunu ancak bunu hakaret biçiminde yapmanın kabul edilemez olduğunu söyledi.
İran'a ve Dış Güçlere Yönelik Sert Değerlendirmeler
Rüstemhanlı, perde arkasından hareket ettiğini öne sürdüğü güçler arasında İran'ı özellikle saydı. Karabağ Savaşı'nda Ermenistan'ın yanında yer alan İran'ın, Azerbaycan ile Türkiye'nin omuz omuza kazandığı bu zaferi hazmedemediğini ileri süren milletvekili, İran'ın başörtüsü meselesini de bahane ederek Azerbaycan'da din adı altında masum görünmeye çalıştığını iddia etti. Rüstemhanlı, "Aslında Azerbaycan'da böyle bir sorun yok. Herkes dinini rahatça yaşayabiliyor. Azerbaycan çok hoşgörülü bir ülkedir" diye konuştu. Dış güçleri daha geniş bir çerçevede tanımlayan Rüstemhanlı, Ermenistan, İsrail, İran'ın yanı sıra Avrupa ve Amerika'nın bu birliği istemeyen fonlarının da bu süreçte aktif olduğunu savundu.
Asıl Hedef: Türk Devletleri Teşkilatı
30 Ekim'de gerçekleşecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi öncesinde iki ülke arasında gerilim iddialarının gündeme gelmesini tesadüf olarak değerlendirmeyen Rüstemhanlı, "Hedef Türk Devletleri Teşkilatı'dır" dedi. Zengezur Koridoru'nun gündemdeki yerini koruduğuna, enerji projelerinin hayata geçirildiğine ve Azerbaycan'ın Asya'daki nüfuzunun arttığına dikkat çeken milletvekili, tüm bu gelişmelerin dış güçleri rahatsız ettiğini öne sürdü. Rüstemhanlı, "Onların en büyük hedefi, gelişmekte olan, hem bölgesel hem de küresel bir güce dönüşmekte olan Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk dünyasıdır. Türkiye ve Azerbaycan olmadan bir Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk dünyası olmaz, Türk dili birliği olmaz" şeklinde konuştu. Öncü güçlerin Azerbaycan ve Türkiye olduğunu vurgulayan Rüstemhanlı, bu nedenle hedefin de bu birliği bozmak olduğunu savundu.
"Şehitlerin Kanıyla Mühürlenmiş Bağ" ve Çözüm Çağrısı
İki ülke arasındaki kardeşliğin kalıcı olduğunu ve geçici süreçlerin bu bağı koparamayacağını vurgulayan Rüstemhanlı, "Şehitlerimizin kanıyla mühürlenmiş bir bağımız var bizim. Biz birbirimiz için şehit vermişiz. Bu bağı nasıl koparacaksın? Mümkün değil" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'i Türk dünyasının en önemli öncü liderleri olarak nitelendiren Rüstemhanlı, mevcut sorunların her iki cumhurbaşkanının müdahalesiyle kısa sürede çözüme kavuşabileceğini ifade etti. "Bir alo diyecek kadar yakın olan bir kardeşin hal hatırını soracak kadar bir mesaj lazım, bu kadar" diyen Rüstemhanlı, "Düşman değirmenine su taşınmasın" atasözüyle de iki ülke arasındaki gerginliği körükleyenlere dolaylı bir uyarıda bulundu. Rüstemhanlı, Türkiye'de sosyal medya sayfalarında Azerbaycan'ın bağımsızlık yıl dönümü vesilesiyle her yerin Azerbaycan ve Türkiye bayraklarıyla dolduğunu gördüğünü belirterek bunun gerçek birliğin yansıması olduğunu söyledi.
Sıkça Sorulan Sorular
Tenzile Rüstemhanlı kimdir?
Tenzile Rüstemhanlı, Azerbaycan Milletvekili ve Azerbaycan-Türkiye Evi Başkanı'dır. Kendi ifadesine göre ömrünün büyük bölümünü Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine adamıştır.
Rüstemhanlı'nın bahsettiği dış güçler kimlerdir?
Rüstemhanlı, Türkiye-Azerbaycan birliğini bozmaya çalıştığını öne sürdüğü dış güçler arasında Ermenistan, İsrail, İran'ı saymış; ayrıca Avrupa ve Amerika'nın bu birliği istemeyen fonlarının da bu süreçte rol oynadığını ileri sürmüştür.
30 Ekim'deki Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi neden önemli?
Rüstemhanlı'ya göre Türk Devletleri Teşkilatı, hem bölgesel hem de küresel bir güce dönüşmektedir. Zirve öncesinde Türkiye-Azerbaycan arasında gerilim iddialarının gündeme gelmesi, Rüstemhanlı tarafından tesadüf değil, teşkilatı zayıflatmaya yönelik kasıtlı bir girişim olarak değerlendirilmiştir.
Rüstemhanlı, 2009 yılına neden atıfta bulundu?
Rüstemhanlı, 2009 yılında Bursa'da Azerbaycan bayrağına hakaret edildiğini ve o dönemde de iki ülke arasına fitne sokululmaya çalışıldığını hatırlatarak mevcut durumun yeni olmadığını, benzer girişimlerin daha önce de yaşandığını vurgulamak için bu örneği vermiştir.
Rüstemhanlı'ya göre mevcut gerilim nasıl aşılabilir?
Rüstemhanlı, sorunun çözümünün her iki cumhurbaşkanının müdahalesiyle mümkün olduğunu belirtmiş ve "bir alo diyecek kadar yakın olan bir kardeşin hal hatırını soracak kadar bir mesaj" yeterli olacağını ifade etmiştir. Azerbaycan ve Türkiye'nin kısa sürede yeniden Türk birliğine liderlik edeceğini de eklemiştir.