
Japon Uzay Ajansı'nın (JAXA) öncülüğünde yürütülen Mars Uyduları Keşif (MMX) misyonuna ait uzay aracı, 20 Ekim yerel saatle 04.41'de (Türkiye saatiyle 19 Ekim 22.41) Japonya'nın Tanegashima Uzay Merkezi'nden fırlatıldı. Görevin temel hedefi, Mars'ın daha büyük uydusu Phobos'tan bir parça alınıp Dünya'ya geri getirilmesi. Başarılı olursa bu, Mars'tan ya da uydularından Dünya'daki laboratuvarlara analiz için getirilen ilk örnek olma özelliğini taşıyacak.
MMX Nedir ve Nereye Gidiyor?
MMX, Mars Uyduları Keşif anlamına geliyor ve misyonun başında JAXA bulunuyor. Uzay aracının Ağustos 2027'de Phobos'a ulaşması planlanıyor. Güzergah boyunca araç önce Deimos'u inceleyecek, ardından asıl hedef olan Phobos'a odaklanacak. Phobos yaklaşık 20 kilometre, Deimos ise yaklaşık 10 kilometre çapında; her ikisi de düzensiz, pürüzlü şekilleriyle uzay patatesini andırıyor. Güneş sisteminin iç kesimlerinde Ay'ın yanı sıra yalnızca bu iki uydu yer alıyor.
Yüzeye İniş: Küçük Ama Zorlu Bir Hedef
MMX uzay aracı Phobos'a yaklaştığında, araziyi keşfetmek için önce küçük bir gezici araç indirecek. Ancak bu, son derece güç bir mühendislik problemi. Doğal Tarih Müzesi'nden ve MMX misyonunun örnek analizinden sorumlu yardımcısı Profesör Sara Russell konuyu şöyle açıklıyor: "Daha önce hiç kimse bu kadar küçük bir aya keşif aracı indirmedi. Ayın kendi yerçekimi çok az, ama burası yerçekimi çok daha yüksek devasa bir gezegenin yanında bulunuyor; bu da bir keşif aracını yüzeye indirmeyi çok daha zorlaştırıyor."
Gezici araç, MMX uzay aracının daha sonra güvenle inebilmesi için uygun bir iniş alanı tespit edecek. Phobos yüzeyine indikten sonra araç, ay tozundan örnek toplamak için robotik bir kol ve iki örnekleme cihazı kullanacak. Toplanan malzeme küçük bir kapsüle yerleştirilecek ve bu kapsülün 2031'de Güney Avustralya'daki Woomera çölüne inerek Dünya'ya geri dönmesi planlanıyor.
Sadece 10 Gram, Ama Her Gramı Değerli
Dünya'ya getirilecek malzeme miktarı son derece az: yalnızca 10 gram. Leicester Üniversitesi'nden Japon heyetiyle birlikte çalışan Dr. Chrysa Avdellidou bu konuda şunları söylüyor: "Aslında çok küçük bir miktar. Ancak tek tek taneler üzerinde bile birçok çalışma yapabiliriz. Bilimsel çalışma yapmak için bir yüzeyden kilolarca malzeme toplamanıza gerek yok. Bu yüzden her gramına değer."
Bilim insanları bu örneğin bozulmamış olmasına özellikle önem veriyor. Mars meteoritleri şeklinde Kızıl Gezegen'den bazı parçalar zaten Dünya'da mevcut; bunlar asteroit çarpmaları sonucu Mars yüzeyinden kopan ve Dünya'ya doğru fırlayan parçalar. Ne var ki bu meteoritlerin tamamı, Dünya'ya ulaşır ulaşmaz hava, toz, toprak ve suyla temas ederek kirlenmiş oluyor. Doğrudan alınan örnek ise bu kirlenmeden uzak, özgün haliyle incelenebilecek.
Phobos ve Deimos Nasıl Oluştu? İki Rakip Teori
Bilim insanları, toplanan örneğin Mars'ın uydularının kökenine ilişkin uzun süredir yanıt aranılan soruyu da yanıtlamasını umuyor. Şu anda iki rakip hipotez var. Birincisine göre Mars'ın tarihinin başlarında büyük bir göktaşı Mars'a çarptı ve Phobos ile Deimos bu çarpmanın enkazından oluştu. İkincisine göre ise her iki uydu da Güneş Sistemi'nin dışından gelen ve Mars'ın çekim gücüne kapılmış başıboş asteroidler.
Profesör Russell, örnek analizinin bu soruyu hızla çözeceğini belirtiyor: "Örneği aldığımızda kimyasal bileşimini ve mineral yapısını ayrıntılı olarak inceleyebileceğiz. İki hipotez çok farklı sonuçlar verecek. Çarpmanın ürünü mü yoksa bir asteroit mi olduğu hemen belli olacak. Yani bunu çok çabuk öğreneceğiz."
Ekip ayrıca örnekle birlikte beklenmedik bir bonus bilginin de gelebileceğini düşünüyor. Russell bunu şöyle anlatıyor: "Gerçekten heyecan verici şeylerden biri de Phobos'un Mars yüzeyine o kadar yakın olması ki, Mars yüzeyine bir çarpma olduğunda küçük tanecikler Phobos'un içine yerleşebilir. Bu da demek oluyor ki alacağımız örnekte aslında Mars'tan gelen tanecikler de olabilir. Dolayısıyla bu bize Mars'ın bileşimi ve tarihi hakkında gerçekten doğrudan bilgi verebilir."
Mars'tan Örnek Getirme Yarışında Nerede Duruyoruz?
Mars'tan Dünya'ya malzeme getirmek, uzay bilimcilerinin uzun süredir peşinde olduğu bir hedef. NASA'nın Perseverance gezici aracı 2021'den bu yana Mars'ta dolaşıyor ve yüzeyden örnekler toplayarak bunları kaplarda saklıyor. Ancak bu kapsülleri geri getirecek olan Mars Örnek Geri Getirme görevi, ABD Kongresi'nin finansmanı durdurmasının ardından fiilen iptal edildi. Çin ise 2028'de fırlatmayı planladığı kendi Mars örnekleme misyonuyla 2031'de Mars'tan Dünya'ya malzeme getirmeyi hedefliyor. MMX misyonu da aynı yıl, 2031'de Dünya'ya dönmeyi planlıyor; ancak hedefi Mars'ın kendisi değil, uydusu Phobos.
Profesör Russell'ın dediği gibi, "Phobos'a gidip Dünya'ya örnek getirmeyi başaran başarılı bir misyon henüz gerçekleştirilmedi." MMX, bu tarihi ilki gerçekleştirmeye aday olarak yolculuğuna başladı.
Sıkça Sorulan Sorular
MMX misyonu nedir ve kim yürütüyor?
MMX, Mars Uyduları Keşif anlamına gelir. Japon Uzay Ajansı JAXA'nın öncülüğünde yürütülen bu misyon, Mars'ın uydusu Phobos'tan örnek toplayarak Dünya'ya geri getirmeyi amaçlıyor.
Uzay aracı Phobos'a ne zaman ulaşacak ve örnekler ne zaman Dünya'ya dönecek?
Uzay aracının Ağustos 2027'de Phobos'a ulaşması planlanıyor. Toplanan örneklerin ise 2031'de Güney Avustralya'daki Woomera çölüne inerek Dünya'ya geri dönmesi hedefleniyor.
Phobos'tan ne kadar malzeme getirilecek?
Dünya'ya getirilmesi planlanan malzeme miktarı yalnızca 10 gram. Bilim insanları bu miktarın az görünmesine karşın tek tek tanecikler üzerinde bile kapsamlı analizler yapılabileceğini vurguluyor.
Bu görev neden bu kadar önemli, daha önce benzer bir şey yapıldı mı?
Başarılı olursa MMX, Mars'tan veya Mars'ın uydularından Dünya'daki laboratuvarlara getirilen ilk doğrudan örneği sağlamış olacak. Daha önce Phobos'a gidip örnek getiren başarılı bir misyon gerçekleştirilmedi. Dünya'ya düşen Mars meteoritleri mevcut olsa da bunlar Dünya atmosferi ve yüzeyiyle temas ederek kirleniyor; MMX örneği ise bozulmamış halde incelenebilecek.
Phobos ve Deimos nasıl oluştu?
Bu sorunun yanıtı henüz bilinmiyor ve MMX'in çözmesini umduğu temel bilimsel gizemlerden biri bu. İki rakip hipotez var: ya erken Mars tarihinde bir göktaşı çarpması sonucu oluşan enkazdan meydana geldiler, ya da Güneş Sistemi'nin dışından gelen ve Mars'ın çekim alanına kapılmış başıboş asteroidler. Phobos'tan alınacak örneğin kimyasal ve mineral analizi bu iki seçenek arasında kesin bir yanıt verebilir.