
Türkiye'nin yapay zekâ dönüşümüne yön vermek amacıyla düzenlenen 3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması, Kapadokya Üniversitesi'nin Ürgüp'teki Fabrika Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi. Türk Telekom'un ana sponsorluğunu üstlendiği iki günlük etkinlikte akademi, iş dünyası, kamu kurumları ve girişimcilik ekosistemi temsilcileri bir araya geldi. Yapay zekânın ekonomik değere dönüştürülmesi ve güvenli kullanımı öne çıkan başlıklar arasında yer alırken, etkinliğin sonunda Türkiye'nin yapay zekâ dönüşümüne ilişkin ortak öncelikleri ortaya koyan bir manifesto yayımlanması hedeflendi.
Rektör Karasar: 'Sorumluluk mutlaka insanda kalmalı'
Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, yapay zekânın yalnızca bir teknoloji meselesi olmadığını, ekonomiden eğitime kadar bütün alanları yeniden şekillendirdiğini vurguladı. Türkiye'nin yetişmiş insan kaynağı ve gelişen altyapısının bulunduğunu belirten Karasar, asıl hedefin mevcut kazanımları daha fazla işletmeye ve bireye ulaştırmak olduğunun altını çizdi.
Yapay zekâ çağında veri güvenliğinin stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Karasar, özellikle kritik alanlarda verilerin korunmasının öncelik olduğunu ifade etti. Teknolojinin birkaç büyük şirketin elinde yoğunlaşmasının ülkelere yeni sorumluluklar yüklediğini belirten Karasar, "Sonuçta bir makinenin analiz gücü ona verilen veriye dayanır. Bu verilerin korunması en önemli önceliklerden biri" dedi. Yapay zekânın etik ve insani boyutuna da değinen Karasar, "Sorumluluk makineye devredilemez. Her teknolojiyi kullananın bir sorumlusu vardır ve bu sorumlu mutlaka insan olmalıdır" diye konuştu.
Aktan: Yapay zekâ farklı ölçekteki işletmelere ulaşmalı
Kapadokya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Kaan Aktan, yapay zekânın yalnızca geliştirilmesinin yeterli olmadığını, farklı ölçekteki işletmelerde kullanılabilir hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Üniversitede bilişim alanındaki bölümlerin Bilgisayar ve Bilişim Teknolojileri Fakültesi çatısı altında toplandığını belirten Aktan, lisans ve önlisans düzeyinde 17 teknoloji programıyla sektörün ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirildiğini aktardı.
Nevşehir Belediyesi ile teknoloji geliştirme bölgesi kurulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü açıklayan Aktan, planlanan teknoparkın tarım teknolojileri, sürdürülebilir turizm ve sürdürülebilirlik teknolojilerine odaklanmasının öngörüldüğünü bildirdi. Aktan, "Yapay zekâ, çok küçük yatırımlarla çok önemli kazanımlar sağlanabilecek bir teknoloji" dedi.
10 panel, büyük şirketler ve mesleklerin dönüşümü
Kapadokya Üniversitesi Danışma Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu, yapay zekânın meslekler üzerindeki etkisinin teknolojinin yayılma hızı nedeniyle daha fazla tartışıldığını belirtti. Yapay zekânın meslekleri tamamen ortadan kaldırmaktan çok iş yapış biçimlerini değiştireceğini dile getiren Karakullukçu, radyoloji örneği üzerinden hekimlerin yalnızca görüntü değerlendirmediğini, teşhis ve hasta iletişimi gibi farklı sorumluluklar üstlendiğini anlattı.
10 panelden oluşan programda Koç Holding, Eczacıbaşı Holding, Garanti BBVA, Pegasus, Yapı Kredi Teknoloji, Beko Global ve Migros Yemek temsilcileri yapay zekânın iş süreçlerindeki uygulamalarını ve ölçeklenme sorunlarını ele aldı. Veri güvenliği, algoritmik şeffaflık, istihdamın dönüşümü ve girişimlerin küresel pazarlara açılması da gündemdeki başlıklar arasında yer aldı.
AITR temsilcisi Çakır: Altyapı maliyeti ve token ekonomisi
Türkiye Yapay Zekâ Platformu (AITR) temsilcisi Prof. Altan Çakır, yapay zekânın ekonomik değerini belirleyen altyapı ve maliyet unsurlarına dikkat çekti. Yapay zekâ sistemlerinin yalnızca dil modelleri ve uygulamalardan ibaret olmadığını vurgulayan Çakır, çiplerden bulut altyapısına, model eğitiminden kurumsal uygulamalara kadar uzanan teknolojik zincirin ciddi kaynak gerektirdiğini söyledi.
Çakır, yapay zekâ altyapısını farklı katmanlardan oluşan bir yapı olarak ele aldı. İlk aşamada işlem gücünü sağlayan silikon ve çip teknolojilerinin bulunduğunu belirten Çakır, CPU, GPU ve TPU gibi işlemci türlerinin yapay zekâ sistemlerinin çalışması için temel oluşturduğunu ifade etti. Bu donanımın üzerinde bulut altyapısının, ardından temel yapay zekâ modellerinin ve kurumsal uygulamaların yer aldığını aktaran Çakır, her katmanın kendine özgü maliyetler doğurduğunu kaydetti. Donanım yatırımlarının yanı sıra elektrik tüketimi, bulut kaynakları ve model eğitiminin de toplam maliyet içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Çakır, yapay zekâ geliştirmek isteyen şirketlerin yalnızca bir uygulama oluşturmanın maliyetini değil, bu uygulamayı çalıştıracak altyapıyı da hesaba katması gerektiğinin altını çizdi.
Token maliyetine de değinen Çakır, token kavramının sistemlerin işlediği metin ve diğer veri parçalarının kullanımını ölçmek için kullanılan birim olduğunu anlattı. Token tüketiminin kullanılan modele ve içeriğe göre değiştiğini ifade eden Çakır, yapay zekâ hizmetlerinin belirli kullanım limitleri üzerinden sunulabildiğini, bu limitlerin aşılması halinde ek ücretlerle karşılaşılabildiğini söyledi.
Türkiye'de teknopark sayısının 115'i aştığını ve bu yapılarda yaklaşık 14 bin teknoloji firmasının faaliyet gösterdiğini aktaran Çakır, girişimcilik ekosisteminin büyümesi için teknoparklarla işbirliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kamu, üniversite, finans kuruluşları ve teknoloji şirketleri arasındaki işbirliğinin yapay zekâ alanındaki ekonomik potansiyelin değerlendirilmesine katkı sağlayacağını da kaydetti.
Garanti BBVA'dan girişimcilere hisse koruyucu finansman modeli
Garanti BBVA Girişimci Bankacılık Başkanı Selin Öz, teknoloji girişimlerinin pilot uygulamadan büyüme aşamasına geçerken finansman, insan kaynağı ve kurumsal satın alma süreçlerinde desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtti. "Girişimcilerin kendi hisselerini vermeden finansmana ulaşabilecekleri alternatif mekanizmaları artırmalıyız" diyen Öz, girişimlerin kurulmasının büyütülmelerinden daha kolay olduğunu vurguladı.
Girişimlerin teknik açıdan başarılı bir pilot uygulama gerçekleştirmesinin tek başına yeterli olmadığını ifade eden Öz, büyük kurumların satın alma süreçleri tamamlanana kadar geçen dönemde şirketlerin ciddi finansman ve insan kaynağı ihtiyacıyla karşılaştığını söyledi. Girişimlerin büyüme aşamasında sıklıkla risk sermayesine yöneldiğini ve kurucuların finansman sağlamak amacıyla şirket hisselerini devretmek zorunda kalabildiğini belirten Öz, BBVA Grubu bünyesinde geliştirilen venture debt finance modeline dikkat çekti. Bu yöntemin girişimlerin hisselerini devretmeden borç finansmanına erişmesini amaçladığını belirtti.
Garanti BBVA'nın Kredi Garanti Fonu (KGF) ile işbirliğine de değinen Öz, teknoloji girişimlerinin finansmana erişiminde teminat sorununun önemli engellerden biri olduğunu söyledi. KGF desteğiyle teknoparklarda faaliyet gösteren teknoloji girişimlerine 3 milyon TL'ye kadar, teknopark dışında faaliyet gösteren girişimlere ise 10 milyon TL'ye kadar teminat destekli kredi imkânı sunduklarını belirten Öz, girişimcilerin şirketlerini büyütürken ortaklık sözleşmeleri ve şirket hisselerinin devri gibi konuların kuruluş aşamasından itibaren doğru yönetilmesinin önemine de dikkat çekti.
Sıkça Sorulan Sorular
3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması nerede ve hangi sponsorluğuyla düzenlendi?
Etkinlik, Kapadokya Üniversitesi'nin Ürgüp'teki Fabrika Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi. Ana sponsorluğunu Türk Telekom üstlendi.
Buluşmanın sonunda ne yayımlanması planlandı?
İki günlük etkinliğin sonunda Türkiye'nin yapay zekâ dönüşümüne ilişkin ortak öncelikleri ortaya koyan bir manifesto yayımlanması hedeflendi.
Kapadokya Üniversitesi'nin Nevşehir Belediyesi ile sürdürdüğü çalışma nedir?
Üniversite Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Kaan Aktan'ın açıklamasına göre, Nevşehir Belediyesi ile teknoloji geliştirme bölgesi kurulmasına yönelik çalışmalar sürmekte olup planlanan teknoparkın tarım teknolojileri, sürdürülebilir turizm ve sürdürülebilirlik teknolojilerine odaklanması öngörülmektedir.
Garanti BBVA, KGF desteğiyle teknoloji girişimlerine ne kadar kredi imkânı sunuyor?
Garanti BBVA Girişimci Bankacılık Başkanı Selin Öz'ün aktardığına göre, KGF desteğiyle teknoparklarda faaliyet gösteren teknoloji girişimlerine 3 milyon TL'ye kadar, teknopark dışında faaliyet gösteren girişimlere ise 10 milyon TL'ye kadar teminat destekli kredi imkânı sunulmaktadır.
Türkiye'de kaç teknopark bulunuyor ve bu yapılarda kaç firma faaliyet gösteriyor?
AITR temsilcisi Prof. Altan Çakır'ın aktardığı verilere göre, Türkiye'de teknopark sayısı 115'i aşmış olup bu yapılarda yaklaşık 14 bin teknoloji firması faaliyet göstermektedir.