
Alman teknoloji ve mühendislik şirketi Siemens, fabrikalarda insan müdahalesine duyulan ihtiyacı önemli ölçüde azaltmayı hedefleyen yeni yapay zekâ uygulamalarını tanıttı. Şirketin Almanya'nın Erlangen kentindeki elektronik üretim tesisinde yapılan açıklamalar, hem üretim maliyetleri hem de fabrikalarda çalışanların geleceği bakımından dikkat çekiyor.
Mevcut otomasyon oranı yüzde 30-40, hedef yüzde 70-80
Siemens Yönetim Kurulu Üyesi ve Dijital Endüstriler Başkanı Cedrik Neike, 19 Ekim'de Erlangen'deki elektronik üretim tesisinde yapay zekânın sanayi üretiminde sağlayabileceği verimlilik artışını anlattı. Neike'ye göre fabrikalardaki otomasyon düzeyi bugün genel olarak yüzde 30-40 aralığında seyrediyor. Yapay zekâ uygulamalarıyla bu oranın yüzde 70-80 seviyesine çıkarılması mümkün.
Bu hedef, makinelerin yalnızca önceden programlanmış işlemleri yerine getirmesiyle sınırlı bir dönüşümü tanımlamıyor. Siemens'in asıl amacı, üretim hatlarının değişen siparişlere, malzeme ihtiyaçlarına ve kalite koşullarına daha bağımsız biçimde uyum sağlayabilmesi. Bunun için şirketin en önemli teknoloji ortaklarından biri ABD merkezli çip üreticisi Nvidia. İki şirket, fabrikaların fiziksel üretim süreçlerini dijital ortamda canlandıran ve üretim başlamadan önce olası sorunları tespit edebilen sistemler üzerinde birlikte çalışıyor.
Kalite kontrolde dijital model kullanımı mühendislik iş yükünü yüzde 85 azaltabilir
Siemens ve Nvidia'nın 19 Ekim'de kamuoyuna tanıttığı uygulamalardan biri, elektronik kartların üretime hazırlanma sürecindeki kalite kontrol sistemlerini kapsıyor. Geleneksel yöntemde mühendislerin yeni bir elektronik kartın kalite kontrol sürecini kurabilmesi için fiziksel örneklerin üretilmesini beklemesi gerekiyor; kontrol sistemleri bu fiziksel örnekler üzerinden eğitiliyor.
Yeni yaklaşımda ise elektronik kartların dijital modelleri kullanılarak gerçeğe yakın görüntüler oluşturuluyor ve yapay zekâ, kalite kontrol sistemlerini fiziksel üretim henüz başlamadan eğitebiliyor. Siemens'in açıklamasına göre bu yöntem, ilgili üretim hazırlıklarında mühendislik iş yükünü yüzde 85'e kadar, ürünün pazara çıkış süresini ise yüzde 40'a kadar azaltabiliyor. Yeni ürünlerin üretim hattına alınması için gereken hazırlıklar hızlanırken mühendislerin tekrarlayan işlemlere harcadığı zaman da kısalıyor.
Ancak bu oranların bağlamını doğru okumak gerekiyor: Açıklanan kazanımlar fabrikanın tamamında ya da bütün mühendislik faaliyetlerinde gerçekleşmiş genel bir verimlilik artışını değil, belirli elektronik kart üretim süreçlerine yönelik uygulamaları ifade ediyor.
Yapay zekâ destekli üretim planlamasıyla maliyetlerde yüzde 20 tasarruf hedefleniyor
Siemens'in yapay zekâyı entegre etmeye çalıştığı bir diğer kritik alan üretim planlaması. Normal koşullarda fabrikalar yeni bir sipariş aldığında üretim kapasitesi, mevcut malzemeler, teslimat tarihleri ve çalışanların görev dağılımı gibi pek çok değişkeni eş zamanlı değerlendirmek zorunda kalıyor. Çok sayıda farklı ürünün üretildiği tesislerde bu süreç giderek karmaşık bir hal alabiliyor.
Siemens'in geliştirdiği yapay zekâ destekli sistem, yeni siparişler geldiğinde farklı üretim senaryolarını otomatik olarak hazırlıyor. Bu senaryolar ardından fabrikanın dijital kopyası üzerinde test ediliyor; böylece üretim hattında herhangi bir değişikliğe gidilmeden önce hangi seçeneğin daha düşük maliyetli ya da daha hızlı olduğu değerlendirilebiliyor. Şirket, bu tür yapay zekâ destekli üretim planlaması uygulamalarının ilgili maliyetlerde yüzde 20'ye kadar tasarruf sağlayabileceğini belirtiyor. Sistem aynı zamanda malzeme sıkıntıları veya beklenmedik sipariş değişiklikleri karşısında üretim planlarının daha hızlı güncellenmesine de olanak tanıyor. Bununla birlikte nihai üretim kararlarında insan denetiminin sürdüğü bir yapı korunuyor.
Erlangen tesisi 500 milyon euroluk yatırımla dönüşüm merkezi oluyor
Siemens, yapay zekâ uygulamalarını geliştirdiği Erlangen tesisini farklı sektörlerdeki fabrikalar için bir referans üretim merkezine dönüştürmeyi planlıyor. Yaklaşık 1.000 kişinin çalıştığı bu elektronik üretim tesisinde güç elektroniği ve endüstriyel otomasyon sistemlerinde kullanılan ürünler üretiliyor. Tesiste üretim, lojistik, kalite kontrol ve bakım alanlarında hâlihazırda 100'den fazla yapay zekâ algoritması aktif biçimde kullanılıyor.
Şirket, Erlangen bölgesindeki üretim ve teknoloji altyapısının dönüşümü için 500 milyon euro yatırım öngörüyor. Ancak bu rakam yeni açıklanan bir yatırım tutarı değil; Siemens söz konusu yatırımın zeminini oluşturan teknoloji kampüsü projesini Eylül 2025'te duyurmuştu. Mevcut plana göre ilk aşamada lojistik, hizmet ve esnek otomasyon faaliyetleri için kurulacak merkezin 2027 yılına kadar tamamlanması hedefleniyor. Geliştirme, araştırma ve ileri teknoloji üretimine yönelik diğer tesislerin ise 2030 yılına kadar hayata geçirilmesi planlanıyor. Erlangen'deki sonuçların başarılı olması durumunda geliştirilen sistemlerin farklı sektörlerdeki üretim tesislerine uyarlanması amaçlanıyor.
Otomasyon çalışanların işini elinden alır mı?
Siemens'in yüzde 80 otomasyon hedefi kaçınılmaz olarak fabrikalarda çalışanların geleceğine dair soruları da beraberinde getiriyor. Cedrik Neike'ye göre yapay zekâ sayesinde üretimde verimliliğin artırılması, Almanya gibi ücretlerin yüksek olduğu ülkelerde sanayi istihdamının korunmasına katkı sağlayabilir. Neike, üreticilerin uluslararası rekabette ayakta kalabilmek için her yıl yüzde 7-9 arasında verimlilik artışı sağlaması gerektiğini vurguladı. Siemens'in Erlangen fabrikasında yıllık verimlilik artışı ise yaklaşık yüzde 7 düzeyinde bulunuyor.
Şirketin yaklaşımına göre daha yüksek otomasyon, fabrikaların üretimi işçilik maliyetlerinin düşük olduğu ülkelere taşımadan rekabet edebilmesini mümkün kılabilir. Öte yandan otomasyonun artması, mevcut işlerin tamamının aynı biçimde süreceği anlamına da gelmiyor. Tekrarlayan üretim işlemlerinde insan müdahalesinin azalması, çalışanların görev tanımlarını ve ihtiyaç duyulan mesleki becerileri değiştirebilir. Önemli bir ayrımın altını çizmek gerekiyor: Siemens'in açıkladığı yüzde 80 hedefi, çalışanların yüzde 80'inin işten çıkarılacağı anlamını taşımıyor. Bu oran, üretim süreçlerinin otomasyon düzeyini ifade ediyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Siemens fabrikalarda ne kadar otomasyon oranına ulaşmayı hedefliyor?
Siemens Yönetim Kurulu Üyesi Cedrik Neike'nin açıklamasına göre fabrikalardaki mevcut otomasyon düzeyi genel olarak yüzde 30-40 aralığında bulunuyor. Yapay zekâ uygulamalarıyla bu oranın yüzde 70-80 seviyesine çıkarılması hedefleniyor.
Siemens'in bu alandaki teknoloji ortağı kimdir?
Siemens'in yapay zekâ tabanlı fabrika otomasyonu alanındaki en önemli teknoloji ortaklarından biri ABD merkezli çip üreticisi Nvidia'dır. İki şirket, fabrikaların fiziksel üretim süreçlerini dijital ortamda canlandıran ve üretim öncesinde sorunları tespit edebilen sistemler üzerinde birlikte çalışıyor.
Elektronik kart kalite kontrolündeki yeni yöntem ne gibi kazanımlar sağlıyor?
Siemens'in açıklamasına göre elektronik kartların dijital modellerini kullanan yeni yöntem, ilgili üretim hazırlıklarında mühendislik iş yükünü yüzde 85'e kadar, ürünün pazara çıkış süresini ise yüzde 40'a kadar azaltabiliyor. Ancak bu oranlar fabrikanın genelini değil, belirli elektronik kart üretim süreçlerini kapsıyor.
Erlangen fabrikasına planlanan 500 milyon euroluk yatırım ne zaman açıklandı?
Bu yatırım yeni bir duyuru değil. Siemens, söz konusu yatırımın temelini oluşturan teknoloji kampüsü projesini Eylül 2025'te kamuoyuyla paylaşmıştı. İlk aşamanın 2027'ye, diğer tesislerin ise 2030'a kadar tamamlanması planlanıyor.
Yüzde 80 otomasyon hedefi çalışanların yüzde 80'inin işini kaybedeceği anlamına mı geliyor?
Hayır. Siemens'in açıkladığı yüzde 80 hedefi, üretim süreçlerinin otomasyon düzeyini ifade ediyor; çalışanların yüzde 80'inin işten çıkarılacağı anlamını taşımıyor. Bununla birlikte tekrarlayan işlemlerde insan müdahalesinin azalmasının çalışanların görev tanımlarını ve ihtiyaç duyulan mesleki becerileri değiştirebileceği belirtiliyor.