
Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada tutuklu sanık, eski Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, SEGBİS (Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi) aracılığıyla cezaevinden bağlanarak savunmasını mahkemeye sundu. Duruşma, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Spor Salonu'nda gerçekleştirildi. Cumhuriyet savcısının esasa ilişkin mütalaasını okumasının ardından söz alan Özcan, kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddederek beraat talep etti. Savunmasının sonunda ise dikkat çekici bir açıklama yaptı: "Serbest kalmak istiyorum. Oğluma kız istemek istiyorum. Suya sabuna dokunmadan evde kedi gibi oturacağım."
Duruşmada Kimler Hazır Bulundu?
Duruşmaya, tutuklu sanıklar Tanju Özcan ve belediye başkan yardımcılığı görevinden uzaklaştırılan Süleyman Can SEGBİS aracılığıyla cezaevinden katıldı. Tutuklu sanıklar eski BolSev yöneticisi Ali Sarıyıldız ile eski Bolu Köroğlu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi ve Bolu Manavlar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal ise tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatlarıyla birlikte duruşma salonunda bizzat hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı, celse arasında mahkemeye sunduğu esasa ilişkin mütalaasını duruşmada okuyarak sanıkların üzerlerine atılı suçlardan cezalandırılmasını talep etti.
Özcan'ın Savunmasındaki Temel İddialar
Tanju Özcan, savunmasına önce usule ilişkin bir itirazla başladı. Duruşma salonuna fiziken getirilme taleplerinin kabul edilmediğini, bu nedenle yüz yüze savunma hakkının ihlal edildiğini ve kısıtlandığını söyledi. Ayrıca tutuklu sanık Ali Sarıyıldız'ın 13 Nisan 2026 tarihindeki beyanlarının alınma koşullarının açıklığa kavuşturulmasını ve Sarıyıldız'ın o tarihteki ifadesine ilişkin mahkeme salonunda yeminli beyanda bulunmasını talep etti.
Özcan, belediye başkanlığı döneminde yüzlerce öğrenciye burs sağlamak ve huzurevi inşa etmek amacıyla vakıf kurduklarını belirterek toplanan paraların kaynağının ve harcandığı yerlerin belli olduğunu öne sürdü. Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) hazırladığı raporda kendileri hakkında suç unsuruna rastlanmadığını savunan Özcan, tutuklanmalarının ardından düzenlenen operasyonlarla belediyenin çalışamaz hale getirildiğini de iddia etti.
Bolu Bel AŞ ile BolSev Vakfı'na gelir sağlamak amacıyla kentteki marketlerle reklam sözleşmesi yapılmak istendiğini kabul eden Özcan, toplantıda market temsilcilerine teklifleri üst yönetime iletmelerini söylediklerini aktardı ve "İrtikap yapmak istesek yazılı teklif vermezdik" dedi. Hak ediş konusunda ise yüklenici firma yetkilisinin duruşmadaki ifadesine atıfta bulunarak reklam sözleşmesi imzalanmadan önce de sonra da hak ediş ödemelerinde gecikme ya da kesinti olmadığını hatırlattı; paranın kendi ceplerine değil vakfın hesabına gönderildiğini ileri sürdü.
Kurban Bağışı ve Rüşvet İddialarına Yanıt
Kurban bağışı kampanyasıyla kendisi arasında bağlantı kurulmasının yalnızca Ali Sarıyıldız'ın beyanlarına dayandığını öne süren Özcan, Sarıyıldız'ın hangi tarihte kendisi tarafından arandığını ispat etmek zorunda olduğunu söyledi. Vakfa gelir sağlamak amacıyla organize edilen kurban bağışından ilgili kişilerin şikâyetçi olmadığını vurgulayan Özcan, "Burada dolandırıcılık suçunun unsurları yok. Bu olayla ilgili beraat kararı verilmesi gerekirken nitelikli dolandırıcılıktan ceza verilmesi talep ediliyor" diye konuştu.
Rüşvet almakla suçlandığı kafeye ruhsat verme olayında ise yapıldığı iddia edilen görüşmelerin kendisi dışında gerçekleştirildiğini savunan Özcan, para istemesine veya almasına yönelik ne rüşvete aracılıkla suçlanan Mustafa Altındal'ın ne de mağdurların böyle bir beyanı bulunduğunu ileri sürdü. Bolu'da müteahhitlik yapan N.G. hakkında ise "Hiçbir zaman N.G. ile para konusu konuşmadım. Reklam vereceğini biliyordum ama miktarını bilmiyordum. 1 milyon 500 bin lira vereceğini bilsem '2 milyon 500 bin ver' derdim" ifadelerini kullandı. Özcan, N.G.'nin ruhsat alamadığı yerdeki hissesinin yüzde 10 olduğunu, dosyada DSİ şerhi bulunduğunu ve araziyle ilgili belediyeye başvuru yapılmadığını da ekledi.
Savunmanın Sonu: 'Evde Kedi Gibi Oturacağım'
Özcan, uzun süren savunmasını duygusal bir kapanışla noktaladı. "Serbest kalmak istiyorum. Oğluma kız istemek istiyorum. Suya sabuna dokunmadan evde kedi gibi oturacağım. İsterse Öcalan'ı çıkarsınlar isterlerse mültecileri doldursunlar umurumda değil. Evimde kedi gibi hiçbir şeye karışmadan oturacağım" dedi. Özcan'ın avukatlarının da esasa ilişkin mütalaaya karşı savunmalarını sunmalarının ardından duruşmaya yarına kadar ara verildi.
Dava Süreci ve İddianame
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Bolu Belediyesi'ne yönelik 28 Şubat'ta "irtikap" soruşturması başlatmış ve bu kapsamda 19 kişi gözaltına alınmıştı. Tanju Özcan'ın yanı sıra başkan yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz, belediye meclis üyeleri Cihan Tutal ve Aydan Özdemir, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve BolSev yöneticisi Ali Sarıyıldız tutuklanmıştı. İtiraz üzerine Beykoz ve Özdemir adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti. Ayrı bir "rüşvet" operasyonu kapsamında tutuklanan Mustafa Altındal'ın dosyası da bu davayla birleştirilmişti.
Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan 178 sayfalık iddianamede Tanju Özcan'ın 6 kez "icbar suretiyle irtikap", 3 kez "irtikaba teşebbüs", 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" ve 1 kez "rüşvet" suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep ediliyor. Süleyman Can için 27 yıl 6 aydan 64 yıla, Ali Sarıyıldız için ise 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezası isteniyor. İddianamede diğer sanıklar hakkında da bu suçlardan değişen sürelerde hapis cezası talebinde bulunuluyor.
Savcının esasa ilişkin mütalaasında ise Tanju Özcan için 32 mağdura karşı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak "zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap", "icbar suretiyle irtikap", "icbar suretiyle irtikaba teşebbüs" ve "rüşvet alma" suçlarından toplam 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Diğer 18 sanık hakkında da benzer suçlardan değişen oranlarda hapis cezası talep edilen mütalaada, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi istendi.
Yapılan ilk duruşmada Tanju Özcan, Ali Sarıyıldız, Mustafa Altındal ve Süleyman Can'ın tutukluluk halinin devamına, Naim Ayhan ve Cihan Tutal'ın ise tahliyesine karar verilmişti. Tutuksuz sanıklar belediye meclis üyesi A.D. ve Bolu Belediye Başkan Yardımcısı L.B.'ye uygulanan adli kontrol tedbir kararlarının yurt dışına çıkış yasağı hariç kaldırılmasına hükmedilmişti.
Sıkça Sorulan Sorular
Tanju Özcan hangi suçlamalarla yargılanıyor?
Tanju Özcan; "icbar suretiyle irtikap", "irtikaba teşebbüs", "nitelikli dolandırıcılık" ve "rüşvet" suçlamalarıyla yargılanmaktadır. 178 sayfalık iddianamede bu suçlar nedeniyle toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edilmektedir.
Tanju Özcan savunmasında suçlamalara nasıl yanıt verdi?
Özcan, tüm suçlamaları reddetti. MASAK raporunda kendileri hakkında suç unsuruna rastlanmadığını savundu; vakıf aracılığıyla toplanan paraların kaynağının ve harcandığı yerlerin belli olduğunu, reklam gelirlerinin kendi ceplerine değil vakfın hesabına aktarıldığını öne sürdü. Kurban bağışı konusunda ise dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığını ve beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtti.
Duruşma neden Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Spor Salonu'nda yapıldı?
Kaynak metinde duruşmanın bu mekânda yapılma nedeni belirtilmemektedir. Duruşmanın Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından söz konusu spor salonunda düzenlendiği aktarılmaktadır.
Davada başka hangi sanıklar yer alıyor ve ne talep ediliyor?
Davada aralarında eski başkan yardımcısı Süleyman Can, eski BolSev yöneticisi Ali Sarıyıldız ve Mustafa Altındal'ın da bulunduğu birden fazla sanık yer almaktadır. Süleyman Can için 27 yıl 6 aydan 64 yıla, Ali Sarıyıldız için 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep edilmektedir. Diğer sanıklar hakkında da çeşitli suçlardan değişen sürelerde hapis cezası istenmektedir.
Davanın mevcut aşaması nedir ve bir sonraki duruşma ne zaman?
Savcının mütalaasını okumasının ve Özcan'ın avukatlarının savunmalarını sunmasının ardından duruşmaya yarına kadar ara verilmiştir. Kaynak metinde bir sonraki duruşmanın kesin tarihi belirtilmemektedir.