
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği grup toplantısında kapsamlı bir konuşma yaptı. Fon soruşturması ve belediyelerdeki yargı süreçlerinden Kıbrıs'taki gelişmelere, basın özgürlüğü tartışmalarından Türk milliyetçiliğinin içinin boşaltıldığı iddiasına kadar pek çok konuyu ele alan Bahçeli, özellikle milliyetçilik söylemi üzerinden siyasi rakiplerine ve bazı çevrelere yüklendi. Gençlere seslenen Bahçeli, her Türk gencini "korunması gereken bir emanet" olarak tanımladı.
Fon Soruşturması ve Belediye Yolsuzlukları
Bahçeli, konuşmasının önemli bir bölümünü fon soruşturması ile başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere çeşitli belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçlerine ayırdı. Sermaye piyasalarının sağlıklı işleyişinin sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarı için zorunlu olduğunu vurgulayan Bahçeli, fon soruşturmasındaki gelişmelerden hareketle şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye ekonomisinin istikrarını hedef alan bir kanunsuzlukla piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suretiyle organize bir şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır."
Milletin helal tasarrufuna göz dikenlere hukuk zemininde en güçlü yaptırımların uygulanacağını söyleyen Bahçeli, suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetlerin giderilmesi yönünde atılan adımlardan, yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğunu belirtti. "Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir" diyen Bahçeli, Cumhurbaşkanı'nın "fahiş kazancın bedelinin ödetileceği ve devletin kimseyi mağdur etmeyeceği" yönündeki açıklamasını da olumlu karşıladığını ifade etti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları alanlarındaki çıkar ilişkilerini hem ceza hukuku hem de ahlak boyutuyla değerlendiren Bahçeli, yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemik yaratmak yerine iddialara hukuki zeminde yanıt vermenin ilgililer açısından daha doğru olacağını söyledi. "Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil; savunma hakkının esas alındığı yerlerdir" ifadesini kullanan Bahçeli, milletin adaletin bir an evvel tecelli etmesini beklediğini de vurguladı.
Basın Özgürlüğü: 'Reyting Kadar Hukukun da Kıymeti Var'
Soruşturmalar kapsamında basın özgürlüğü tartışmalarına da değinen Bahçeli, özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu ve medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğini kabul ettiğini söyledi. Ancak hemen ardından sınırı da net biçimde çizdi: "Özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar hukukun da kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır."
Medya kuruluşlarının da diğer tüm kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşıdığını belirten Bahçeli, sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya ve FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemesi gerektiğini söyledi. "Türkiye'nin güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir" diye konuştu.
'Siz Neyin ve Nerenin Milliyetçisisiniz?'
Konuşmasının en sert bölümünü Türk milliyetçiliği üzerine kuran Bahçeli, 12 Eylül darbesinin ardından Türk milliyetçiliği fikrine ve MHP'ye operasyon çekmeye çalışanların bugün de "devşirme kavramlar ve nevzuhur odaklarla" aynı girişimi sürdürdüğünü ileri sürdü. Türk milliyetçiliğini etnik şovenizme ve ırkçılığa indirgemek suretiyle Türk gençliğinin saf duygularını istismar edenlerin gizli gündeminde MHP düşmanlığı bulunduğunu savunan Bahçeli, bu kesimlere doğrudan seslendi:
"Türk gençliğinin milli hassasiyetlerini tenha köşelerde pazarlık konusu yapanlar, sefil oyunları aşikar olduğunda Türk gençliğinin öfkesinden nasibini elbette alacaktır. Buradan soruyorum; siyasi ikballeri için kendisine oturacak masa arayanlar, milliyetçiliğin mukaddesatını ise oturdukları masalarda meze yapanlar; siz, neyin ve nerenin milliyetçisisiniz?"
Milliyetçiliğin öncelikle bir duruş ve şahsiyet meselesi olduğunu vurgulayan Bahçeli, Türk milliyetçiliğini "Türklüğü arkaik ve etnik asabiyete hapsetmek değil, onu güçlü millet şuuru ve yüksek medeniyet ufkuyla yükseltme davası" olarak tanımladı. Türk milliyetçiliğinin kurumsal kalesi olarak MHP'yi gösteren Bahçeli, kendisini Türk milliyetçisi olarak tanımlayan herkesi partide birlik olmaya davet etti: "Gelin bir olalım, diri olalım, lider ülke Türkiye ülkümüzü hep birlikte gerçeğe dönüştürelim."
Gençlere Uyarı: Tahriklerden ve Kaos Eylemlerinden Uzak Durun
Türk gençliğine ayrı bir bölüm ayıran Bahçeli, eleştirel düşünce ve sorgulamanın üniversitelerin temel motivasyonu olduğunu kabul etmekle birlikte bunun Türkiye düşmanlığının ya da Türk diline yönelik hazımsızlığın gerekçesi olamayacağını belirtti. Atatürk'ün "Türk, övün, çalış, güven" parolasına ve Mehmet Âkif'in dizelerine atıfta bulunan Bahçeli, Türk gençliğini şöyle uyardı: "Gençlerimiz ne Fransa'da başlayan ve neredeyse tüm Avrupa'ya yayılan kaos ve kargaşa üretmeye dönük eylemlere ne de öz benliğinden uzaklaştırılmaya çalışılan karanlık senaryolara heves etmeli, tahriklere kapılmamalıdır."
Her Türk gencini "korunması gereken birer emanet" ve "tek başına milli servet" olarak nitelendiren Bahçeli, gençlerin bilimin ışığında Türk istiklali ve istikbali için kendilerini yetiştirmeye odaklanması gerektiğini söyledi.
Kıbrıs ve Bölgesel Meseleler
Konuşmasının son bölümünde dış politika gündemine geçen Bahçeli, Kıbrıs'ta provokasyonların sürdüğünü vurguladı. Rum basınına yansıyan ve yalanlanmadığını belirttiği iddialara göre kapalı Maraş'ın BM yönetimine verilmesi ve Gazimağusa Limanı'nın Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesi gündeme gelmiş; Bahçeli bu iddiaları Kıbrıs Türklüğünün egemenlik hakları açısından "vahim bir tablo" olarak değerlendirdi. "'Birleşik Kıbrıs Federasyonu' ham bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir" diyen Bahçeli, Kıbrıs'ın "asırlardan beri Türk olduğunu ve ebediyen Türk kalacağını" ilan etti.
İsrail'in bölgesel güvenliği tehdit eden politikalarını ve katliamlarını sürdürdüğünü söyleyen Bahçeli, uluslararası toplumun caydırıcı ve kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini tekrarladı. Yemen kaynaklı istikrarsızlık ile Suudi Arabistan'da sivilleri hedef alan Husi saldırılarının sona erdirilmesi için çok taraflı diplomasi mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini de vurgulayan Bahçeli, Türkiye'nin barış ve istikrarı önceleyen diplomatik yaklaşımını olumlu karşıladığını belirtti.
Türk Devletleri Teşkilatı'nın 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 13. Zirvesi'ne de değinen Bahçeli, "Türk dünyasının kalbi Ankara'da atacaktır" diyerek Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünün tüm Türk dünyasıyla birlikte kutlanacağını söyledi.
Sıkça Sorulan Sorular
Bahçeli fon soruşturması hakkında ne dedi?
Bahçeli, fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerin Türkiye ekonomisinin istikrarını hedef alan bir kanunsuzluğu, piyasa bozucu işlemleri, manipülasyon ve dolandırıcılığı gün yüzüne çıkardığını söyledi. Suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetlerin giderilmesi yönünde atılan adımlardan memnuniyet duyduğunu belirterek bu sürecin bir arınma ve aklanma fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bahçeli, Türk gençliğine hangi uyarılarda bulundu?
Bahçeli, Türk gençliğinin Fransa'da başlayıp Avrupa'ya yayılan kaos eylemlerine özendirilmemesi gerektiğini ve karanlık senaryolara heves etmemesi ile tahriklere kapılmaması gerektiğini söyledi. Her Türk gencini korunması gereken bir emanet olarak tanımlayan Bahçeli, gençleri bilimin ışığında Türk istiklali ve istikbali için kendilerini yetiştirmeye davet etti.
Bahçeli Kıbrıs meselesinde ne gibi değerlendirmeler yaptı?
Bahçeli, Rum basınına yansıyan ve yalanlanmayan iddialara göre kapalı Maraş'ın BM yönetimine verilmesi ve Gazimağusa Limanı'nın Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesi ihtimalinin Kıbrıs Türklüğünün egemenlik hakları açısından vahim bir tablo sunduğunu söyledi. "Birleşik Kıbrıs Federasyonu" fikrinin ham bir hayal ve Türk egemenliğinin felaketi olduğunu ilan ederek Kıbrıs'ın ebediyen Türk kalacağını vurguladı.
Bahçeli basın özgürlüğüne ilişkin ne söyledi?
Bahçeli, özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsuru olduğunu kabul etmekle birlikte özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar hukukun da değerli olduğunu söyledi. Basın özgürlüğünün suç işleme özgürlüğü olmadığını ve medya kuruluşlarının da diğer kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşıdığını vurguladı.
Bahçeli Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi hakkında ne açıkladı?
Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Zirvesi'nin 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenleneceğini belirtti. Cumhuriyetin 103. yıl dönümünün tüm Türk dünyasıyla birlikte kutlanacağını ve bu vesileyle birlik ile beraberliğin dosta düşmana bir kez daha ilan edileceğini söyledi.