
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM'deki grup toplantısında yaptığı konuşmada PKK'nın Türkiye'den çekilme kararını ve bazı kampların boşaltılmasını değerlendirerek iktidara sert bir çağrıda bulundu. "Artık daha ne yapılması gerekiyor? Bu soruya iktidar sessizlikle cevap veremez" diyen Bakırhan, hükümetin niyet açıklamaktan öteye geçerek somut kararlar alması gerektiğini vurguladı.
Sel Felaketi: 'Sadece Yağmura Bağlamak Doğru Değil'
Bakırhan konuşmasına, geçen hafta İstanbul, Kocaeli ve Sakarya başta olmak üzere birçok kentte yaşanan sel taşkınlarında hayatını kaybeden ve yaralanan yurttaşlara taziyelerini ileterek başladı. Zarar gören esnaf ve yurttaşlara geçmiş olsun dileklerini aktaran Bakırhan, iktidarın sel felaketinde uğranan maddi kayıpları da tazmin etmesini beklediğini söyledi.
Sel felaketinin yalnızca yoğun yağışa bağlanmasını eleştiren Bakırhan, asıl sorunun kentlerin yönetim biçiminde yattığını savundu. "Yağmur yağdığında insanların ölmesi, araçların sürüklenmesi, evlerin suyla dolması, 16 milyonluk bir kentin saatlerce felç olması durumu ortaya çıkıyorsa bu durumu sadece yağmura bağlamak doğru olmaz" dedi. İstanbul, Kocaeli ve Sakarya'da yıllardır dere yataklarının daraltıldığını, su havzalarının yapılaşmaya açıldığını belirten Bakırhan, kuzey ormanlarının yollar ve tünellerle parçalandığını, su havzalarının rezidanslarla dolduğunu vurguladı.
Kanal İstanbul projesinin sel gündeminin tam ortasında yeniden tartışmaya açıldığına dikkat çeken Bakırhan, "İstanbul'un mega projelere ihtiyacı yok, İstanbul'un mega risklerden korunmaya ihtiyacı var" dedi. 14 Ekim'deki İstanbul seçim sonuçlarına da atıfta bulunarak, kentin iktidara "belediyelerle uğraşacağına benim sorunlarımla uğraş" mesajı verdiğini ileri sürdü.
MERI Forumu ve Bölgesel Barış Perspektifi
Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'ndeki MERI forumuna katıldıklarını hatırlatan Bakırhan, forumda öne çıkan en belirgin değerlendirmenin "Türkiye'de barış, bölge barışının dinamosu olabilir" tespiti olduğunu aktardı. Bu tespite yürekten katıldığını ifade eden Bakırhan, Türkiye'de Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülmesi halinde bunun olumlu etkisinin Suriye, Irak ve İran'a da yansıyacağını söyledi.
Kürtlerin bölgede barışın en istekli ve kararlı taraflarından biri olduğunu vurgulayan Bakırhan, Orta Doğu'nun artık "bekleyenin değil, konuşanın ve siyaset üretenin yol aldığı bir zemin" olduğunu belirterek Kürtlerin kendi aralarında daha fazla diyalog kurması gerektiğini söyledi.
Forumda İran meselesinin de önemli bir başlık olarak ele alındığını aktaran Bakırhan, Bafel Talabani'nin konuşmasında İran'daki Kürtlerle yeni bir diyalog sürecinin başlangıç aşamasında olduğunu ve İran devletinin buna olumlu baktığını belirttiğini aktardı. Bakırhan, İran'da Kürt siyasi dinamiklerinin meseleleri savaşla değil diyalog ve müzakereyle çözmek istediğini, Tahran'ın bu talebi bir fırsat olarak değerlendirmesi gerektiğini söyledi ve "Eğer bu diyalog başlarsa söz veriyoruz, sonuna kadar destekleyeceğiz" dedi.
'İktidarın Artık Bahanesi Kalmadı'
PKK yönetiminin 8 Ekim'de Türkiye'den tamamen çekilme kararını açıkladığını ve bazı kampların boşaltıldığını hatırlatan Bakırhan, hareket yönetiminin Türkiye'de tek bir ferdinin kalmadığını ve tüm güçlerini sınır dışına çektiğini açıkladığını aktardı. Silahların yakıldığına tanıklık ettiklerini de kaydeden Bakırhan, bu tablonun ardından beklemenin artık hiçbir gerekçesi kalmadığını vurguladı.
"İktidara diyoruz ki; artık neyi bekliyorsunuz? Artık daha ne yapılması gerekiyor? İktidar artık niyet anlatmayı bir kenara bırakıp karar alma aşamasına geçmelidir, somut adım atma aşamasına geçmelidir" diyen Bakırhan, barış sürecinin yeni şartlar ve gerekçelerle ertelenemeyeceğini de ekledi.
Bakırhan, Meclis'e gerekli yasaları çıkarma, kayyum uygulamasını sona erdirme ve ifade ile örgütlenme özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırma çağrısı yaptı. Öcalan'ın koordinatörlüğünde bir Barış ve Siyasallaşma Kurulu'nun gecikmeden kurulması gerektiğini belirten Bakırhan, "Silah bırakma bir irade beyanıyla tamamlanamaz; onu sonuca götürecek bir mekanizma gerekir, o mekanizma bu kuruldur" dedi. Bu kurulda görev alacak isimlerin Öcalan'la gerekirse 7/24 barış mesaisinde olması gerektiğini de vurguladı.
Basın Özgürlüğü ve Fon Krizi Eleştirisi
Barış süreciyle eş zamanlı olarak basına ve topluma yönelik uygulamaların sürmesini sert bir dille eleştiren Bakırhan, "Bir elinizle barış deyip öteki elinizle toplumu ve basını susturamazsınız" dedi. Halk TV'ye kayyum atanmasını, fon kriziyle ilgili konuşan gazetecilerin gözaltına alınmasını, Dipnot Yayınları'nın Mahir Çayan kitabının toplatılmasını ve Mezopotamya Ajansı, JinNews ile Yeni Yaşam'a yönelik erişim engellerinin sürmesini eleştirdi.
Fon krizine de geniş yer ayıran Bakırhan, yaşananları büyük bir vurgun olarak nitelendirdi ve ülke ekonomisinin dünyanın en büyük kumarhanelerinden birine dönüştürüldüğünü öne sürdü. İnançlı kesimlere de seslenen Bakırhan, yoksulun ve işçinin hakkının gizli hesaplarda buharlaşmasına sessiz kalmanın kul hakkına gireceğini sorguladı. Fon kriziyle ilgili Meclis'te görüşülecek yasa teklifini de eleştiren Bakırhan, düzenlemenin sorumluları cezalandırmak yerine parayı geri getirmeye odaklandığını savundu ve fon krizinin araştırılması için komisyon kurulması önerisinin reddedildiğini hatırlattı.
2027 Bütçesine Sert Eleştiri ve 24 Ekim Kampanyası
Bakırhan, geçen hafta sunulan 2027 yılı bütçesini de masaya yatırdı. Bütçede faize yaklaşık 4 trilyon ayrılırken sosyal harcamalara 1 trilyon 300 milyar ayrıldığını belirten Bakırhan, emekçilerin ödediği gelir vergisinden 5 trilyon 533 milyar lira alınması planlanırken patronlardan alınacak tutarın 2 trilyon olduğuna dikkat çekti. Savunma harcamalarının yüzde 66 arttığını da vurgulayan Bakırhan, barış sürecinin yürütüldüğü bir dönemde silaha bu denli kaynak ayrılmasının nasıl izah edileceğini sordu.
Konuşmasının sonunda DEM Parti'nin "Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe" sloganıyla 24 Ekim'de kampanya başlatacağını açıklayan Bakırhan, kendisinin Siirt'in Kurtalan ilçesinde emekçiler ve emeklilerle bir araya geleceğini, Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları'nın ise İstanbul'da olacağını belirtti.
Sıkça Sorulan Sorular
Bakırhan'ın PKK'nın çekilmesi konusundaki temel talebi nedir?
Bakırhan, PKK yönetiminin 8 Ekim'de Türkiye'den tamamen çekilme kararını açıkladığını ve bazı kampların boşaltıldığını hatırlatarak iktidarın artık niyet açıklamakla yetinmeyip somut karar alma aşamasına geçmesi gerektiğini söyledi. Öcalan'ın koordinatörlüğünde bir Barış ve Siyasallaşma Kurulu'nun gecikmeden kurulmasını da talep etti.
Bakırhan sel felaketinin sorumluluğunu kime yüklüyor?
Bakırhan, İstanbul, Kocaeli ve Sakarya'daki sel felaketinin yalnızca yoğun yağışa bağlanamayacağını savundu. Yıllardır dere yataklarının daraltılmasını, su havzalarının yapılaşmaya açılmasını ve kuzey ormanlarının parçalanmasını asıl sorunlar olarak göstererek bunların kentlerin yönetim biçimiyle doğrudan ilgili olduğunu ileri sürdü.
DEM Parti fon kriziyle ilgili ne talep ediyor?
Bakırhan, fon kriziyle ilgili Meclis'te görüşülecek yasa teklifinin sorumluları cezalandırmak yerine parayı geri getirmeye odaklandığını öne sürerek bunu yetersiz buldu. Fon krizinin araştırılması için Meclis bünyesinde araştırma komisyonu kurulması talebinin reddedildiğini hatırlatarak bu tutumu eleştirdi.
Bakırhan İran'daki Kürt meselesine ilişkin ne söyledi?
Bakırhan, Bafel Talabani'nin MERI forumundaki konuşmasına atıfla İran'daki Kürtlerle yeni bir diyalog sürecinin başlangıç aşamasında olduğunu aktardı. İran yönetiminin diyalog isteyen Kürt aktörleriyle doğrudan masaya oturması gerektiğini savunan Bakırhan, böyle bir diyalog başlarsa DEM Parti olarak sonuna kadar destekleyeceklerini açıkladı.
DEM Parti'nin 24 Ekim'de başlatacağı kampanyanın içeriği nedir?
Bakırhan, DEM Parti'nin "Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe" sloganıyla 24 Ekim'de bir kampanya başlatacağını duyurdu. Kampanya kapsamında kendisi Siirt'in Kurtalan ilçesinde emekçiler ve emeklilerle bir araya gelecek, Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları ise İstanbul'da etkinlik düzenleyecek.