
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında ağustos ayında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunuldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanan anlaşma, Orta Doğu'daki çatışmaların ve ABD ile İran arasındaki savaşın tırmandığı bir dönemde gündeme geldi.
Anlaşmada üç ülke "Çekirdek Taraflar" olarak tanımlanıyor; bağımsızlık, egemenlik, toprak bütünlüğü ve uluslararası alanda tanınan sınırların korunması ise temel ilke olarak belirleniyor. Ortak savunmadan teknoloji paylaşımına, istihbarattan lojistik desteğe kadar uzanan 16 maddelik metin, kapsamlı bir güvenlik ve savunma işbirliği çerçevesi çiziyor.
Kolektif Savunma İlkesi: Birine Saldırı Hepsine Saldırıdır
Anlaşmanın en dikkat çekici hükmü 2. maddede yer alıyor: Taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı, tüm taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul ediliyor. Buna göre bir tarafın silahlı saldırıya ya da askeri saldırganlığa uğraması halinde diğer taraflar, karşılıklı yardım imkânlarının tamamını kullanarak derhal devreye girecek. Bu işbirliği, BM Şartı'nın 51. Maddesi'nde tanınan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde yürütülecek; sağlanacak desteğin kapsam ve niteliği ise ihtiyacın objektif değerlendirmesinin ardından belirlenecek.
- madde ise tarafların birbirlerinin bağımsızlığını, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma yükümlülüğünü düzenliyor. Herhangi bir tarafın toprak bütünlüğü veya egemenliği tehdit altına girdiğinde, diğer taraflar bu tehdidi bertaraf etmek için gerekli tüm yöntemlere başvuracak.
Savunma Sanayii ve Teknoloji Paylaşımı
Anlaşmanın 7. maddesi, savunma yeteneklerinin güçlendirilmesi amacıyla savunma sanayii kurumları arasındaki işbirliğini ayrıntılı biçimde düzenliyor. Karşılıklı mutabakat temelinde hayata geçirilecek bu işbirliği; ortak üretimin teşvik edilmesini, uzmanlık gerektiren teknolojilerde ortak Ar-Ge projeleri ile savunma inovasyonunu, tarafların topraklarında uzmanlar aracılığıyla insan kaynağı yetiştirilmesini ve savunma sanayii alanında edinilen derslerin paylaşılmasını kapsıyor. Tarafların karşılıklı mutabakata varacağı diğer işbirliği alanları da bu madde kapsamında değerlendirilebilecek.
- madde ise barış ve savaş dönemlerinde savunma kurumları arasında personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatlar ile silahlı kuvvetlerin birlikte çalışabilirliğinin artırılmasına yönelik konuşlanma ve faaliyetleri teşvik ediyor.
İstihbarat Paylaşımı ve Lojistik Destek
madde, taraflar arasındaki istihbarat işbirliğini karşılıklı mutabakata varılan güvenli kanallar üzerinden yürütülmesi ilkesine bağlıyor. Bilgi güvenliği, verilerin korunması ve gizlilik bu alandaki işbirliğinin temel şartları olarak belirleniyor.
madde ise lojistik boyutu ele alıyor: Taraflar, barışta, savaşta ve diğer olağanüstü durumlarda silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer teçhizat dahil olmak üzere birbirlerine lojistik destek sağlayacak. Bu desteğin sunulabilmesi, lojistik hizmetlerin mevcudiyeti ve uyumluluğuna bağlı tutuluyor.
Gizlilik konusunda da anlaşma ayrıntılı düzenlemeler içeriyor. 13. maddeye göre anlaşma kapsamında elde edilen gizlilik dereceli bilgi ve belgeler taraflar dışındaki herhangi bir devlet, şirket ya da kişiyle paylaşılamayacak; bu belgelere erişim yalnızca uygun güvenlik yetkisine sahip kişilere ve "bilmesi gereken" prensibiyle sağlanacak.
Stratejik Komite ve Sekretarya Yapısı
Anlaşmanın kurumsal mimarisi 8. maddede şekilleniyor. Çekirdek taraflar; ortak savunmaya stratejik yön vermek, taraflar arasındaki savunma ve güvenlik işbirliğini geliştirmek ve uygulamada ortaya çıkabilecek engelleri ele almak amacıyla bir "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi" kuruyor. Bu komite, tarafların Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanlarından oluşuyor; dönüşümlü evsahipliğiyle yılda iki kez toplanacak. Tarafların liderlerinin ise gerekli görüldüğünde yılda bir kez bir araya gelebileceği hükme bağlanmış.
Komite, gerekli gördüğünde alt komiteler kurabilecek ve çekirdek tarafların oydaşmasıyla yeni tarafların anlaşmaya katılım usul ile esaslarını belirleyip onaylayabilecek. Komiteye hizmet vermek üzere merkezi Suudi Arabistan'da bulunan bir Sekretarya oluşturulacak. Sekretaryaya çekirdek taraflar arasında dönüşümlü olarak üç yıllık süre için görevlendirilecek bir Genel Sekreter başkanlık edecek; ilk Genel Sekreterin Pakistan İslam Cumhuriyeti vatandaşı olacağı anlaşmada açıkça belirtiliyor.
Duran: "Ortak Bir İradenin Tezahürü"
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, anlaşmanın TBMM'ye sunulmasını sosyal medya hesabından değerlendirdi. Duran, bu adımın üç ülke arasındaki stratejik işbirliğine kurumsal bir yapı kazandırılması açısından önemli bir aşama olduğunu ifade etti.
Duran açıklamasında şunları söyledi: "Ülkelerimiz arasında geliştirilen bu stratejik ortaklık, kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesini, savunma alanındaki ortak kabiliyetlerin artırılmasını ve bölgemizde güvenlik ve istikrarın korunmasını hedeflemektedir. Bölgenin meselelerinde bölge ülkelerinin sorumluluk üstlenmesini esas alan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, güvenliği ve dayanışmayı önceleyen ortak bir iradenin tezahürüdür."
Duran ayrıca TBMM'deki onay sürecinin Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan için hayırlı olmasını temenni ederek emeği geçen tüm partilere ve milletvekillerine teşekkür etti.
Anlaşmanın Genel Çerçevesi ve Yürürlük Koşulları
Anlaşmanın 4. maddesi tarafları uluslararası güvenlik konularında düzenli istişareye yükümlü kılıyor; hayati çıkarların ve ulusal güvenliğin korunmasına yönelik bireysel ve müşterek tedbirler ortak değerlendirmeler temelinde geliştirilecek. 5. madde ise terörizmin tüm çeşit ve tezahürleriyle mücadelede operasyonel düzey dahil mevcut işbirliğinin güçlendirilmesini öngörüyor.
Anlaşmazlıkların çözümüne ilişkin 14. madde, taraflar arasındaki her türlü uyuşmazlığın istişareler ve görüşmeler yoluyla dostane biçimde çözüleceğini hükme bağlıyor. 15. madde anlaşmanın çekirdek taraflar arasında istişareler ve oybirliğiyle değiştirilebileceğini, 16. madde ise anlaşmanın her tarafın kendi iç onay prosedürlerini tamamlamasının ardından son onay belgesinin Sekretarya'ya tevdi edildiği tarihte yürürlüğe gireceğini düzenliyor. 12. madde de mevcut uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerin bu anlaşmayla zedelenmeyeceğini güvence altına alıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Mekke Ortak Savunma Anlaşması hangi ülkeler arasında imzalandı?
Anlaşma Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalandı. Bu üç ülke anlaşmada "Çekirdek Taraflar" olarak tanımlanıyor.
Anlaşmaya göre bir ülkeye saldırı gerçekleşirse diğerleri ne yapacak?
Anlaşmanın 2. maddesi uyarınca taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı, tüm taraflara yönelik bir saldırı sayılacak. Saldırıya uğrayan tarafa diğerleri, karşılıklı yardım imkânlarının tamamını kullanarak derhal yardım edecek; desteğin kapsam ve niteliği ihtiyacın objektif değerlendirmesine göre belirlenecek.
Anlaşma kapsamında hangi alanlarda işbirliği öngörülüyor?
Anlaşma; ortak savunma, savunma sanayii, teknoloji paylaşımı, ortak Ar-Ge, personel değişimi, ortak eğitim ve tatbikatlar, istihbarat paylaşımı, lojistik destek ve terörizmle mücadele alanlarında işbirliği öngörüyor.
Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kimlerden oluşuyor ve ne sıklıkla toplanacak?
Komite, tarafların Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanlarından oluşuyor. Dönüşümlü evsahipliğiyle yılda iki kez toplanması öngörülüyor; tarafların liderlerinin ise gerekli görüldüğünde yılda bir kez bir araya gelebileceği belirtiliyor.
Anlaşmanın sekretaryası nerede bulunacak ve ilk Genel Sekreter hangi ülkeden olacak?
Sekretaryanın merkezi Suudi Arabistan Krallığı'nda yer alacak. İlk Genel Sekreterin Pakistan İslam Cumhuriyeti vatandaşı olacağı anlaşmada açıkça hükme bağlanmış; sonraki dönemlerde görev çekirdek taraflar arasında dönüşümlü olarak üçer yıllık sürelerle yürütülecek.