
2004 Türkiye İkinci Güzeli Fatoş Seğmen, geçen hafta kaybettiği kızı Alya'nın hastalık sürecini ve son anlarını kamuoyuyla paylaştı. Gazeteci Birsen Altuntaş'a konuşan Seğmen, kızının 8 aylıkken kronik bir rahatsızlıkla mücadele etmeye başladığını, yıllarca hastanede geçirdiği günlerin ardından ventilatör desteğiyle hayata tutunmaya çalıştığını ve nihayetinde kalp durmasıyla hayatını kaybettiğini aktardı. "Alya yaşamak istemedi" diyen anne, bu sözlerle kızının son bakışında gördüğü yorgunluğu tarif etti.
8 Aylıktan İtibaren Başlayan Kronik Hastalık Süreci
Fatoş Seğmen, kızı Alya'nın 8 aylıkken kronik bir rahatsızlıkla tanıştığını ve o günden itibaren hayatlarının büyük ölçüde hastane koşuşturmacasına döndüğünü anlattı. Alya'nın en ufak bir soğuk algınlığında bile sağlık durumunun ciddi biçimde kötüleştiğini belirten Seğmen, Almanya'ya yapılan yolculukların ardından da benzer krizlerin yaşandığını söyledi. Bu süreçte Alya iki kez entübe edilmek zorunda kalındı; ancak her seferinde güçlü bir şekilde bu zorlu süreçleri atlattı.
Seğmen, o dönemin ne denli ağır geçtiğini şu sözlerle ifade etti: "24 saat yanındaydım. 4,5 yılı üçle çarpın." Bu hesap, annenin yıllarca neredeyse kesintisiz hastane nöbeti tuttuğunun açık bir göstergesi.
Şubat'tan Mayıs'a Uzanan Uzun Hastane Süreci ve Kısa Bir Nefes
Seğmen, 21 Şubat'ta bir kez daha hastaneye kaldırılan Alya'nın bu kez oldukça uzun soluklu bir süreç geçirdiğini anlattı. Annenin aktardığına göre Alya, 25 Mayıs'ta hastaneden alkışlarla uğurlandı. Annenin o günü anlatırken sesindeki umut hissi dikkat çekiciydi; çünkü ardından gelen süreç çok daha ağır olacaktı. Alya ile birlikte Çeşme'de güzel bir yaz geçirdiklerini de paylaşan Seğmen, o dönemin kendileri için kıymetli bir soluklanma olduğunu hissettirdi.
Rutin Kontrol, Virüs ve Sol Akciğerin Kapanması
Sağlık durumunun iyiye gittiği bu dönemde yapılan rutin bir kontrol sırasında Alya'nın bir virüs kaptığı belirlendi. Seğmen, bu gelişmenin ardından durumun hızla kötüleştiğini ve kızının sol akciğerinin tamamen kapandığını açıkladı. Alya bu aşamadan itibaren ventilatör desteğiyle yaşam mücadelesi vermeye başladı.
Seğmen ayrıca bu kritik süreçte hiçbir özel hastanenin Alya'yı kabul etmediğini de belirtti. Tedavi sürecinin İzmir Şehir Hastanesi'nde yürütüldüğünü aktaran anne, kızının minik bedeniyle ne denli büyük bir mücadele sergilediğini vurguladı: "Evlat acısı hiçbir acıya benzemiyor. Kızım minik bedeniyle çok büyük acılara karşı savaş verdi."
Son Bakış ve Yoğun Bakımdan Çıkışın Ardından Gelen Haber
Fatoş Seğmen, kızını kaybettiği o anı anlatırken derin bir sessizlik bırakacak sözler sarf etti. Yoğun bakım odasından çıktığında, henüz bir adım atmıştı ki haberi geldi: Alya'nın kalbi durmuştu. Seğmen o anı şöyle aktardı: "Yoğun bakım odasından çıktım, bir adım attım, haberi geldi. Evladımın kalbi durmuş. Buraya kadarmış."
Annenin en çok içine işleyen anlatımı ise kızının son bakışına dairdi. Seğmen, Alya'nın gözlerinin içine öyle bir baktığını, o bakışta büyük bir yorgunluk gördüğünü söyledi. "O iğneleri olmaktan, aynı süreçleri tekrar tekrar yaşamaktan çok yoruldu. Gözümün içine öyle bir baktı ki, o yorgunluğu gördüm" diyen Seğmen, kızının artık bu mücadeleyi sürdürmek istemediğini o anda anladığını ifade etti.
'Ondan O Bencilliği İsteyemezdim'
Seğmen, yaşananları anlatırken yalnızca acısını değil, kızının hakkındaki derin kabullenişini de dile getirdi. "Alya yaşamak istemedi. Ondan o bencilliği de isteyemezdim" diyen anne, yıllarca verilen mücadelenin bazen sonucu değiştirmeye yetmediğini de şu sözlerle kabullendi: "Bazen ne kadar savaşırsan savaş sonucu değiştiremiyorsun…"
Bu sözler, hem bir annenin kırık kalbini hem de kızına duyduğu sonsuz saygıyı yansıtıyordu. Seğmen'in anlattıkları, yıllarca hastane koridorlarında geçen bir annelik hikayesinin ve minik bir çocuğun büyük mücadelesinin özeti niteliğindeydi.
Sıkça Sorulan Sorular
Fatoş Seğmen kimdir?
Fatoş Seğmen, 2004 yılında Türkiye İkinci Güzeli seçilmiş bir isimdir. Geçen hafta kızı Alya'yı kaybetmesiyle gündeme geldi.
Alya'nın hastalığı ne zaman başladı?
Alya, 8 aylıkken kronik bir rahatsızlıkla mücadele etmeye başladı. Bu süreç yaklaşık 4,5 yıl boyunca devam etti.
Alya hangi hastanede tedavi gördü?
Fatoş Seğmen'in aktardığına göre hiçbir özel hastane Alya'yı kabul etmedi; tedavisi İzmir Şehir Hastanesi'nde yürütüldü.
Alya'nın son döneminde sağlık durumu nasıl kötüleşti?
Sağlık durumunun iyiye gittiği bir dönemde yapılan rutin kontrol sırasında Alya'nın bir virüs kaptığı belirlendi. Bunun ardından sol akciğeri tamamen kapandı ve Alya ventilatör desteğiyle yaşam mücadelesi verdi.
Fatoş Seğmen kızının son anlarını nasıl anlattı?
Seğmen, yoğun bakım odasından çıktıktan hemen sonra kızının kalbinin durduğu haberini aldığını söyledi. Alya'nın son bakışında büyük bir yorgunluk gördüğünü ve kızının artık bu mücadeleyi sürdürmek istemediğini o anda anladığını aktardı.