
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Financial Times'a kaleme aldığı yazıda ABD ile süregelen çatışmayı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak amacıyla Washington yönetimine arabulucular aracılığıyla bir "Yedi Günlük Plan" ilettiklerini duyurdu. Plana göre Hürmüz Boğazı altıncı gün yeniden açılacak, yedinci gün ise nihai ve kalıcı bir anlaşmaya yönelik müzakereler başlayacak.
Planın Ayrıntıları: Her İki Taraf İçin Adımlar
Arakçi, söz konusu önerinin yalnızca İran'ı değil, her iki tarafı da kapsayan somut adımlar içerdiğini vurguladı. Önemli bir ayrıntı olarak, ABD'den daha önce kabul etmediği herhangi bir yeni yükümlülük talep edilmediğini belirtti. Bu ifade, planın müzakere edilebilir bir zemine oturtulduğuna işaret ediyor.
Arakçi, geçen ay Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirdiği görüşmelerde de İran'ın ABD ile adil ve onurlu bir anlaşma arayışında olduğu mesajını verdiğini aktardı. Yedi günlük planın bu diplomatik sürecin doğal bir devamı niteliğinde sunulduğu anlaşılıyor.
Washington'a Güven Sorunu: Üç Saldırı İddiası
Arakçi, planı açıklarken ABD yönetimine duyulan derin güvensizliği de açıkça dile getirdi. Washington'ın barışa ilişkin açıklamalarına inanmadıklarını vurgulayan Arakçi, Haziran 2025 ve Şubat 2026'da müzakereler sürerken İran'ın bombalandığını ileri sürdü. Daha da çarpıcı bir iddia olarak, Haziran 2026'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında anlaşma imzalanmasından kısa süre sonra İran'ın üçüncü kez saldırıya uğradığını öne sürdü.
Bu arka planı aktaran Arakçi, ABD'nin kalıcı barış konusundaki samimiyetini somut adımlarla kanıtlaması gerektiğini savundu. Diplomasiye kapıyı tamamen kapatmadıklarını, ancak geçmiş deneyimlerin temkinli olmalarını zorunlu kıldığını ifade etti.
Savaşın ABD'ye Ekonomik Maliyeti: 265 Milyar Dolar
Arakçi, ekonomik argümanları da masaya yatırdı. Moody's'e atıfta bulunarak İran'a karşı yürütülen savaşın bu yıl ABD'li tüketicilere yaklaşık 265 milyar dolara mal olduğunu belirtti. Bu rakamın hane başına yaklaşık 2 bin dolara denk geldiğini de aktaran Arakçi, söz konusu maliyetin yaklaşık yarısının yükselen enerji fiyatlarından kaynaklandığını söyledi.
Arakçi ayrıca küresel ekonomiye verilen zararın ve askeri tesis ile ekipman kayıplarının bu hesaba dahil olmadığını hatırlattı. Bu vurgu, gerçek maliyetin açıklanan rakamın çok üzerinde olduğuna dikkat çekme amacı taşıyor.
Hürmüz Boğazı'nın Stratejik Önemi
İran'ın coğrafi konumu nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu belirten Arakçi, alternatif güzergahların boğazın küresel ekonomi açısından taşıdığı önemi ortadan kaldırmadığını savundu. İran'ın, boğazdan hukuka uygun şekilde geçen gemilerin güvenliğini koruma yönündeki tarihsel rolünü sürdürmek istediğini de vurguladı.
Bu açıklamalar, İran'ın Hürmüz Boğazı meselesini yalnızca bir pazarlık kozu olarak değil, aynı zamanda uzun vadeli bir sorumluluk çerçevesinde ele aldığına işaret ediyor.
Diplomasi Kapısı Açık, Savunma Hakkı Saklı
Arakçi, bölgedeki gerilimin daha fazla tırmanmasının siviller, bölge ülkeleri ve küresel ekonomi açısından ciddi riskler doğuracağı uyarısında bulundu. ABD'nin askeri yöntemleri tercih etmesinin daha büyük bir stratejik başarısızlıkla sonuçlanacağını savunan Arakçi, Washington yönetiminin savaşı kalıcı olarak sona erdirecek adil bir çözüm konusunda samimi irade göstermesi halinde İran'ın diplomasiye yeniden fırsat vermeye hazır olduğunu belirtti.
Arakçi'nin mesajı iki yönlü bir nitelik taşıyor: Bir yanda müzakere masasına oturma isteği, diğer yanda ise gerektiğinde kendini savunma kararlılığı. Bu denge, İran'ın mevcut tutumunu özetler nitelikte.
Sıkça Sorulan Sorular
İran'ın ABD'ye sunduğu Yedi Günlük Plan'ın içeriği nedir?
Arakçi'nin açıklamasına göre plan, her iki tarafın da atması gereken adımları içeriyor. Altıncı günde Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, yedinci günde ise nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlaması öngörülüyor. ABD'den daha önce kabul etmediği herhangi bir yeni yükümlülük talep edilmediği de belirtildi.
Arakçi bu planı nasıl ve kime iletti?
Arakçi, Yedi Günlük Plan'ı arabulucular aracılığıyla Washington yönetimine sunduklarını açıkladı. Planın ayrıntılarını Financial Times için kaleme aldığı yazıda kamuoyuyla paylaştı.
İran neden ABD'ye güvenmediğini söylüyor?
Arakçi, Haziran 2025 ve Şubat 2026'da müzakereler sürerken İran'ın bombalandığını ileri sürdü. Haziran 2026'da Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile ABD Başkanı Trump arasında anlaşma imzalanmasından kısa süre sonra da üçüncü kez saldırıya uğradıklarını savundu. Bu geçmiş deneyimler, İran'ın güvensizliğinin temel gerekçesi olarak sunuldu.
Savaşın ABD ekonomisine maliyeti olarak öne sürülen rakam nedir?
Arakçi, Moody's'e atıfta bulunarak savaşın bu yıl ABD'li tüketicilere yaklaşık 265 milyar dolara, hane başına ise yaklaşık 2 bin dolara mal olduğunu belirtti. Maliyetin yaklaşık yarısının yükselen enerji fiyatlarından kaynaklandığını, küresel ekonomik zararın ve askeri kayıpların bu rakama dahil olmadığını da ekledi.
Arakçi Hürmüz Boğazı'nın önemi hakkında ne söyledi?
Arakçi, İran'ın coğrafi konumu nedeniyle boğazdaki deniz trafiği üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu belirtti. Alternatif güzergahların boğazın küresel ekonomi açısından önemini ortadan kaldırmadığını savundu ve İran'ın boğazdan hukuka uygun geçen gemilerin güvenliğini koruma yönündeki tarihsel rolünü sürdürmek istediğini vurguladı.