
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Belçika'nın başkenti Brüksel'e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında basın mensuplarına kapsamlı açıklamalar yaptı. Fidan, yoğun geçen Brüksel mesaisinde Belçika hükümeti, NATO ve Avrupa Birliği yetkilileriyle bir dizi kritik görüşme gerçekleştirdiğini aktarırken, gündemin öne çıkan başlığı Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları anlaşması oldu. Bakan, anlaşmaya yönelik uluslararası eleştirilere karşı net bir tutum sergileyerek anlaşmanın hem hukuksal hem de siyasal açıdan meşru olduğunu ifade etti.
Brüksel'de Yoğun Diplomasi Trafiği
Bakan Fidan, Brüksel'deki ziyaret kapsamında Belçikalı mevkidaşıyla ikili ve bölgesel ilişkileri değerlendirdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin de katılımıyla Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları ortak görüşmesi düzenlendi. Fidan, bu görüşmelerde Belçika hükümetiyle ilişkilerin yanı sıra vatandaşlar ve sivil toplum kuruluşlarına dair konuların da ele alındığını belirtti. 2016'dan bu yana aktif olan 3+3 platformunun ise faydalı bir mekanizma olmayı sürdürdüğünü vurguladı.
Rutte ve Kallas ile Kritik Görüşmeler
Brüksel temasları yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı kalmadı. Bakan Fidan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile de bir araya geldi. Bu görüşmede Türkiye-NATO ilişkileri, NATO Ankara Zirvesi'nde alınan kararların takibi, Rusya-Ukrayna Krizi ile Körfez ve diğer kriz bölgelerine ilişkin gelişmeler masaya yatırıldı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile yapılan görüşmede ise Türkiye-AB ilişkilerindeki tıkanıklıkların aşılması ve bölgesel gelişmelerin değerlendirilmesi gündemi oluşturdu.
Gündemin bir diğer önemli ayağını enerji ve tahıl krizi oluşturdu. Fidan, Rusya-Ukrayna Krizi'nin yanı sıra Hürmüz ve Babülmendep boğazlarındaki gerilim ile Karadeniz'deki gerginlik nedeniyle dünya piyasalarına ulaşamayan tahıl ürünlerinin de görüşmelerde ele alındığını aktardı.
Von der Leyen ile Türkiye-AB İlişkileri
Bakan Fidan, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile de uzun soluklu bir görüşme gerçekleştirdi. Türkiye-AB ilişkilerinin düzenli ve planlı bir çerçevede ele alınması gerektiğini vurgulayan Fidan, "Bunlar için nitelikli, planlı, ısrarlı görüşmelerin devam etmesi elzem" dedi. Bu açıklama, Türkiye'nin AB ile ilişkilerin yeniden canlandırılmasına verdiği önemin somut bir yansıması olarak öne çıktı.
Libya Anlaşmasına Savunma: '2019'dan Bu Yana Geçerli'
Brüksel basın toplantısının en dikkat çekici bölümünü Türkiye-Libya deniz yetki alanları anlaşmasına ilişkin değerlendirmeler oluşturdu. Libya Temsilciler Meclisi'nin 2019'da imzalanan deniz yetki alanları mutabakat muhtırasını kabul etmesini yakından takip ettiğini belirten Bakan Fidan, bu gelişmeyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen dış politika çerçevesinde bir diplomasi başarısı olarak nitelendirdi.
Anlaşmanın barış ve istikrarı destekleyen, kazan-kazan esasına dayalı bir anlayışla şekillendiğini kaydeden Fidan, "Tabii burada Libyalı kardeşlerimizin Türkiye'ye olan güveni ve Doğu Akdeniz'e gelecek olan istikrar fevkalade önemli" diye konuştu.
Eleştirilere Sert Yanıt: 'Tartışmaya Gerek Yok'
Anlaşmaya tepki gösteren ülkelerin tutumlarına da değinen Bakan Fidan, bu tepkilerin arkasındaki nedenlerin farkında olduklarını açıkça ortaya koydu. "Bunların biz neden tepki gösterdiğini de biliyoruz. Bazıları tepki göstermeleri gerektiği için tepki gösteriyorlar. Bazılarının gerçekten bu konuyla ilgili stratejik problemleri var. Ama bu, gerek hukuksal açıdan gerek siyasal açıdan son derece meşru bir anlaşmadır. Bunu tartışmaya gerek yok" ifadelerini kullanan Fidan, eleştirilere karşı uzlaşmacı bir dil yerine kararlı bir duruş sergiledi.
Teknik boyuta da açıklık getiren Bakan Fidan, Türk hukukçuların değerlendirmelerine göre anlaşmanın 2019'dan itibaren yürürlükte olduğunu vurguladı. Libya Temsilciler Meclisi'nde gerçekleştirilen işlemin onaylama değil, kabul işlemi olduğunu belirten Fidan, "Biz 2019'dan itibaren bunu zaten geçerli bir anlaşma olarak görüyorduk" dedi. Bu ayrım, anlaşmanın hukuki statüsü konusundaki tartışmalara Türkiye'nin bakış açısını net biçimde ortaya koyması bakımından dikkat çekiciydi.
Açıklamalarını Türk diplomasisinin hedefleri çerçevesinde tamamlayan Bakan Fidan şunları söyledi: "İnşallah buna benzer başarılarımızı halkımıza yaşatmaya devam edeceğiz. Bizim amacımız her yerde olduğu gibi Akdeniz'de de istikrarı, barışı, huzuru, mutluluğu getirmek. Bunun dışında da diplomasimizin bir amacı yok."
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye-Libya deniz yetki alanları anlaşması ne zaman imzalandı?
Anlaşma 2019 yılında imzalandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türk hukukçuların değerlendirmelerine göre anlaşmanın teknik açıdan 2019'dan itibaren yürürlükte olduğunu belirtti.
Libya Temsilciler Meclisi'nin gerçekleştirdiği işlem onaylama mı, kabul mi?
Bakan Fidan, Libya Temsilciler Meclisi'nde gerçekleştirilen işlemin onaylama değil, kabul işlemi olduğunu ifade etti ve Türkiye'nin anlaşmayı 2019'dan bu yana geçerli kabul ettiğini vurguladı.
Bakan Fidan Brüksel'de kimlerle görüştü?
Bakan Fidan, Brüksel ziyareti kapsamında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile görüşmeler gerçekleştirdi. Ayrıca Belçikalı mevkidaşıyla da ikili görüşme yaptı.
Fidan, anlaşmaya tepki gösteren ülkeler hakkında ne dedi?
Bakan Fidan, tepkilerin nedenlerinin farkında olduklarını belirterek bazı ülkelerin tepki göstermeleri gerektiği için tepki gösterdiğini, bazılarının ise stratejik kaygıları bulunduğunu söyledi. Anlaşmanın hukuksal ve siyasal açıdan meşru olduğunu ve tartışmaya gerek olmadığını vurguladı.
Brüksel görüşmelerinde hangi bölgesel konular ele alındı?
Görüşmelerde Rusya-Ukrayna Krizi, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarındaki durum, enerji sorunları, Karadeniz'deki gerginlik nedeniyle dünya piyasalarına ulaşamayan tahıl ürünleri ile Körfez ve diğer kriz bölgelerine ilişkin gelişmeler gündeme geldi.