
Sağlık Bakanlığı, sigara ve şekerli ürünlerin satışını doğrudan etkileyen kapsamlı bir yasa teklifi taslağı hazırladı. "Sağlıklı Hayata Katkı Fonu" kurulmasını da içeren 25 maddelik taslak metin, tütün ürünleri ile şeker içeriği fazla gıdalardan belirli oranlarda katkı payı alınmasını öngörüyor. Toplanan fonun obeziteyle mücadele, çocuk sağlığı ve sigara bırakma polikliniklerine kaynak oluşturması hedefleniyor. Ancak teklife henüz son hali verilmedi; AK Parti grubu tarafından detaylıca çalışıldıktan sonra yasa teklifine dönüştürülecek ve önümüzdeki aylarda Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulması öngörülüyor.
İçeceklerde kademeli şeker vergisi: Hangi dilimde ne kadar?
Taslağa göre katkı payı, içeceklerdeki 100 mililitre başına düşen şeker miktarına göre üç ayrı dilimde belirlendi. 100 mililitresinde 5 ila 7,5 gram şeker bulunan içecekler için 100 mililitre başına 1 Türk lirası, 7,5 gramdan 11 grama kadar şeker içerenler için 100 mililitre başına 2 Türk lirası, 11 gram ve üzerinde şeker içerenler için ise 100 mililitre başına 5 Türk lirası katkı payı öngörülüyor. Bu tutarlar, söz konusu ürünleri üreten veya ithal eden gerçek ve tüzel kişilerden tahsil edilecek.
Tütün ürünleri için de ayrı bir düzenleme getirildi. Paketli tütün ürünlerinde paket başına 20 Türk lirası, paketsiz satılan tütün ürünlerinde ise kilogram başına 100 Türk lirası katkı payı alınması planlanıyor. Aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen atıştırmalık gıdalarda ise satış fiyatı üzerinden yüzde 20 oranında katkı payı uygulanması öngörülüyor.
Nişasta bazlı şeker içeren ürünlere iki kat yük
Taslağın dikkat çeken maddelerinden biri nişasta bazlı şeker (NŞB) içeren gıdalara yönelik özel düzenleme. Taslağa göre bu ürünler, içerdikleri şeker miktarına ya da oranına bakılmaksızın daha yüksek bir katkı payına tabi tutulacak. İçecekler için belirlenen en yüksek tutar olan 5 Türk lirasının iki katı, yani 100 mililitre başına 10 Türk lirası uygulanması planlanırken; aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen atıştırmalık gıdalar için yüzde 20 oranının iki katı, yani yüzde 40 oranında katkı payı öngörülüyor.
Konuya ilişkin değerlendirme yapan gıda mühendisi Ebru Akdağ, nişasta bazlı şekerin yapısını şöyle anlattı: Nişasta bazlı şeker, nişastadan elde edilen glikozun bir bölümünün enzimatik olarak fruktoza dönüştürülmesiyle üretiliyor. En yaygın kullanılan formlar olan HFCS-42 yaklaşık yüzde 42 fruktoz ve yüzde 58 glikoz içerirken, özellikle içeceklerde tercih edilen HFCS-55 yaklaşık yüzde 55 fruktoz ve yüzde 45 glikozdan oluşuyor. Pancar şekeri ise yaklaşık yüzde 50 fruktoz ve yüzde 50 glikozdan oluşan sakkarozdur. Akdağ, bu iki şeker türü arasındaki glikoz-fruktoz oranlarının birbirine çok benzediğini vurguladı.
Akdağ, klinik araştırmaların insandaki emilim ve metabolizma süreçleri açısından sofra şekeri ile nişasta bazlı şekerler arasında biyokimyasal bir fark bulunmadığını gösterdiğini belirtti. Eşit kalori koşullarında NŞB'nin kan lipidleri, kilo alımı veya kardiyovasküler riskler üzerinde sofra şekerinden farklı ekstra bir zararlı etkisinin saptanmadığını ifade etti. Düzenlemede hedeflenen temel gerekçenin ise gıda ve içecek üreticilerini ürün formüllerindeki şeker yapısını değiştirmeye, mısır şurubundan kaçınmaya ve ürünlerdeki toplam şeker miktarını azaltmaya zorlamak olduğunu aktardı. Akdağ, karşılaştırmalı literatürde nişasta bazlı şekere ek vergi uygulamasının gördüğü tek örneğin Filipinler olduğunu, ilgili bilimsel yayında araştırmacıların bunda yerli şeker endüstrisinin lobi faaliyetlerinin etkili olduğunu belirttiğini de sözlerine ekledi.
Taslağın uluslararası modelle bağlantısı ve şeker eşiklerinin anlamı
Gıda mühendisi Akdağ, taslaktaki şeker gramajlarının uluslararası politika standartlarını yansıttığını belirtti. Türkiye'deki bu tasarımın, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) teşvik ettiği ve İngiltere, İrlanda, Şili ile Portekiz gibi ülkelerin uyguladığı kademeli maktu vergi modelinden esinlenildiğini ifade etti. Uluslararası vergilendirme politikalarında genellikle 100 mililitrede 5 gram şekerin alt eşik kabul edildiğini, temel stratejinin ise gıda endüstrisine doğrudan bir reformülasyon mesajı vermek olduğunu vurguladı. Taslaktaki 11 gram üzeri eşiğin ise piyasadaki en şekerli klasik asitli içecekleri en yüksek caydırıcı vergi dilimine sokmak için kurgulandığını belirtti.
Akdağ, bu oranları somut bir örnekle açıkladı: 100 mililitresinde 7,5 gram şeker bulunan 330 mililitrelik standart bir kutu içecek tüketildiğinde, tek bir kutuda yaklaşık 25 gram şeker, yani yaklaşık 6 küp şeker alınmış oluyor. DSÖ kılavuzlarına göre sağlıklı bir yetişkinin günlük toplam enerjisinin en fazla yüzde 10'unun (yaklaşık 50 gram), ideal olarak ise yüzde 5'inin (yaklaşık 25 gram) serbest şekerlerden gelmesi öneriliyor. Bu durumda 100 mililitresinde 7,5 gram şeker olan tek bir kutu içecek, bir yetişkinin DSÖ'nün önerdiği günlük ideal ilave şeker limitinin tamamını tek seferde dolduruyor.
Kapsam dışında kalanlar ve 'şekersiz' ürünlerin durumu
Taslağın kamuoyuna yansıyan haline göre içeceklerde katkı payı, ilave şeker içeren neredeyse tüm alkolsüz içecek kategorilerini kapsıyor. Kolalı ve meyveli gazozlar, soğuk çaylar, hazır soğuk kahveler, aromalı sular, meyveli içecekler, nektarlar, enerji ve sporcu içecekleri ile sulandırılarak içilen konsantreler bu kapsamda değerlendiriliyor. Yüzde 100 saf meyve suları ve sade süt gibi besleyici temel gıdalar ise muaf tutuluyor.
Akdağ, piyasada "sıfır şeker" olarak pazarlanan ürünlerin mevzuat dilinde "şekersiz" beyanına karşılık geldiğini hatırlattı. Türk Gıda Kodeksi'ne göre bir içeceğin "şekersiz" olarak beyan edilebilmesi için 100 mililitresinde en fazla 0,5 gram şeker bulunabiliyor. "İlave şeker içermez" ifadesi ise ürüne sakkaroz, glikoz, fruktoz gibi şekerlerin ya da bal, pekmez, şurup, meyve suyu konsantresi gibi tatlandırma amacıyla kullanılan şeker kaynaklarının eklenmediğini ifade ediyor; ürün kendi yapısından gelen şekeri yine de içerebiliyor. Şekersiz ürünlerde tatlılığın aspartam, acesulfam-K, sukraloz, sakkarin ve steviol glikozitleri gibi yüksek yoğunluklu tatlandırıcılarla sağlandığını belirten Akdağ, aspartamın sofra şekerinden yaklaşık 200 kat, sukralozun ise yaklaşık 600 kat daha tatlı olduğunu aktardı. DSÖ ve FAO'nun ortak uzman komitesi JECFA'nın yanı sıra EFSA ve FDA gibi bağımsız otoritelerin, belirlenen kabul edilebilir günlük alım miktarı dahilinde tüketildiğinde aspartamın güvenli olduğunu teyit ettiğini de sözlerine ekledi. Bir yetişkinin bu limiti aşabilmesi için günde yaklaşık 10-14 kutu diyet içecek tüketmesi gerektiğini vurguladı.
Atıştırmalık kategorisinde belirsizlik sürüyor
Taslakta "aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen atıştırmalık gıdalar" ifadesi kullanılıyor ve bu ürünlerden satış fiyatı üzerinden yüzde 20 oranında katkı payı öngörülüyor. Sağlık Bakanlığı'nın özellikle çocuklara yönelik gıda reklamlarının düzenlenmesinde kullandığı sınıflandırmada kırmızı kategoride yer alan ürünler bu şekilde tanımlanıyor. Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği de doğrudan bu listeye atıf yapıyor. Pratikte çikolata, şekerleme, gofret, kek, bisküvi, cips ve benzeri tuzlu ya da tatlı atıştırmalıklar bu kapsamda değerlendiriliyor. Reklam Kurulu kararlarında çikolatalı gofretler, bar, granola, cips ve bazı fıstık ezmesi ürünleri de bu kategoride yer alıyor.
Akdağ, taslak açısından önemli bir belirsizliğe dikkat çekti: "Atıştırmalık" olmak tek başına bir ürünün beslenme profilini anlatmıyor. Aynı kategoride şeker, doymuş yağ, tuz, enerji, protein veya lif içerikleri birbirinden çok farklı ürünler bulunabiliyor. Yüzde 20 gibi ciddi bir mali yük getiriliyorsa hangi ürünün neden bu kapsama girdiğinin bilimsel, ölçülebilir ve öngörülebilir kriterlere dayandırılması gerektiğini vurgulayan Akdağ, kategori adı üzerinden değil ürünün gerçek besin bileşimi ve açık kriterler üzerinden ilerlenmesi gerektiğini ifade etti.
Sıkça Sorulan Sorular
Sağlıklı Hayata Katkı Fonu'ndan toplanan paralar nereye kullanılacak?
Taslağa göre fondan elde edilecek gelirler obeziteyle mücadele, çocuk sağlığı ve sigara bırakma polikliniklerine kaynak oluşturmak amacıyla kullanılacak.
Yasa teklifi ne zaman TBMM'ye sunulacak?
25 maddelik taslak metin, AK Parti grubu tarafından detaylıca çalışıldıktan sonra yasa teklifine dönüştürülecek. Teklifin önümüzdeki aylarda Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulması öngörülüyor; ancak henüz kesin bir tarih belirlenmedi.
Hangi içecekler katkı payı kapsamı dışında tutuluyor?
Taslağın kamuoyuna yansıyan haline göre yüzde 100 saf meyve suları ve sade süt gibi besleyici temel gıdalar katkı payı kapsamının dışında tutuluyor.
Nişasta bazlı şeker içeren ürünler neden daha yüksek katkı payına tabi tutuluyor?
Taslağa göre düzenlemede hedeflenen temel gerekçe, gıda ve içecek üreticilerini ürün formüllerindeki şeker yapısını değiştirmeye, mısır şurubundan kaçınmaya ve ürünlerdeki toplam şeker miktarını azaltmaya zorlamak olarak açıklanıyor. Gıda mühendisi Ebru Akdağ ise klinik araştırmaların sofra şekeri ile nişasta bazlı şekerler arasında biyokimyasal bir fark bulunmadığını gösterdiğini belirterek sağlık odaklı doğru yaklaşımın şekerin kaynağından bağımsız olarak toplam şeker gramajını vergilendirmek olduğunu vurguladı.
Tütün ürünlerine ne kadar katkı payı uygulanacak?
Taslağa göre paketli tütün ürünlerinde paket başına 20 Türk lirası, paketsiz olarak satılan tütün ürünlerinde ise kilogram başına 100 Türk lirası katkı payı alınması öngörülüyor.