
Birleşmiş Milletler, Pasifik Okyanusu'nda güç kazanan El Nino iklim olayının dünya genelinde ağır sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıda bulundu. BM yetkilileri, yılın son aylarında etkisini artırması beklenen bu olayın sıcaklıkları yükselteceğini, kuraklık ve selleri şiddetlendireceğini belirterek hükümetleri hazırlık yapmaya çağırdı.
WMO Genel Sekreteri: Ölçüm grafiklerinin sınırlarını aşabilir
Cenevre'de gazetecilere açıklama yapan Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Genel Sekreteri Celeste Saulo, mevcut El Nino'nun şimdiye kadar kaydedilen en güçlü olaylardan biri olabileceğini vurguladı. Saulo'nun sözleri, durumun ciddiyetini çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyordu: "Mevcut El Nino'nun gücü daha önce görülmemiş seviyelere ulaşabilir. Kelimenin tam anlamıyla son 40 yıldır kullandığımız ölçüm grafiklerinin sınırlarını aşabilir."
WMO'nun son tahminlerine göre tropikal Pasifik'teki deniz yüzeyi sıcaklıkları kasım-ocak döneminde normal seviyelerin 3,8 derece üzerine çıkabilir. Bu rakamın, El Nino sırasında genellikle gözlemlenen sıcaklık artışının çok üzerinde olduğu belirtildi. Saulo, olayın 2026'nın sonlarına doğru en güçlü seviyesine ulaşmasının beklendiğini, ancak etkilerinin bunun ötesinde de hissedilmeye devam edeceğini açıkladı.
Aşırı sıcaklık, kuraklık ve sel: İnsani sonuçlar küresel ölçekte
BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Tom Fletcher da konuya ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Fletcher, yaklaşan El Nino'nun aşırı sıcaklık, kuraklık ve seller aracılığıyla ciddi insani sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Yetkiliye göre bu etkilerin yalnızca doğrudan etkilenen ülkelerle sınırlı kalmayacağı; küresel ekonomide sarsıntılara, çatışmalara ve göç hareketlerine de zemin hazırlayabileceği öngörülüyor.
Fletcher, BM'nin mevcut insani yardım sisteminin bu ölçekteki bir tehditle tek başına başa çıkamayacağını açıkça ifade etti. Hükümetleri ve uluslararası finans kuruluşlarını felaketler yaşanmadan önce kaynak ayırmaya davet eden Fletcher, erken müdahalenin önemine dikkat çekti.
En yüksek risk altındaki 11 ülke için 50 milyon dolar
BM yetkilisi, en yüksek risk altındaki 11 ülkeye destek sağlamak amacıyla 50 milyon dolar kaynak ayrıldığını duyurdu. Destek alacak ülkeler arasında Çad, El Salvador, Etiyopya, Somali ve Güney Sudan yer alıyor.
El Nino nedir, nasıl oluşur?
El Nino, Pasifik Okyanusu'nun orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla oluşan doğal bir iklim olayı olarak tanımlanıyor. Genellikle 2 ila 7 yılda bir görülen ve 9 ila 12 ay sürebilen bu olay, dünyanın farklı bölgelerinde yağış düzenlerini değiştiriyor. Bazı bölgelerde şiddetli kuraklığa yol açarken bazı bölgelerde aşırı yağış ve sellere neden olabiliyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Mevcut El Nino neden bu kadar tehlikeli kabul ediliyor?
WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo'ya göre mevcut El Nino, son 40 yıldır kullanılan ölçüm grafiklerinin sınırlarını aşabilecek bir güce ulaşabilir. Bu durum, onu şimdiye kadar kaydedilen en güçlü olaylardan biri yapma potansiyeline sahip kılıyor.
El Nino'nun zirveye ulaşması ne zaman bekleniyor?
WMO Genel Sekreteri Saulo, El Nino'nun 2026'nın sonlarına doğru en güçlü seviyesine ulaşmasının beklendiğini açıkladı. Ancak etkilerinin bu dönemin ötesinde de hissedilmeye devam edeceği belirtildi.
Deniz yüzeyi sıcaklıklarında ne kadar bir artış öngörülüyor?
WMO'nun tahminlerine göre tropikal Pasifik'teki deniz yüzeyi sıcaklıkları kasım-ocak döneminde normal seviyelerin 3,8 derece üzerine çıkabilir. Bu değer, El Nino sırasında genellikle gözlemlenen sıcaklık artışının çok üzerinde olduğu için dikkat çekici bulunuyor.
BM, bu tehditle mücadele için ne kadar kaynak ayırdı ve hangi ülkeler desteklenecek?
BM, en yüksek risk altındaki 11 ülkeye destek sağlamak amacıyla 50 milyon dolar kaynak ayırdı. Destek alacak ülkeler arasında Çad, El Salvador, Etiyopya, Somali ve Güney Sudan yer alıyor.
El Nino etkileri yalnızca doğrudan maruz kalan ülkelerle mi sınırlı kalacak?
BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Tom Fletcher, El Nino'nun etkilerinin doğrudan etkilenen ülkelerin ötesine geçeceğini ve küresel ekonomide sarsıntılara, çatışmalara ve göç hareketlerine yol açabileceğini uyarısında bulundu.