
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT - Habertürk ortak yayınında fon soruşturması ve tasfiye sürecine ilişkin merak edilen soruları yanıtladı. Şimşek, tasfiye sürecinin öngörülen hız ve çerçevede ilerlediğini belirterek 10 milyon TL ve üzerinde reel kazanç elde eden kişilerin gönüllü iade yapmaması halinde Adalet Bakanlığı'nın ilgili süreçleri işleteceğini açıkladı. Bakan ayrıca kamu kaynaklarının kesinlikle kullanılmayacağını ve piyasa bozucu eylemlere yönelik yaptırımların ciddi biçimde artırılacağını vurguladı.
Tasfiye süreci nasıl ilerliyor?
Bakan Şimşek, tasfiye sürecinin olağan ve olağanüstü olmak üzere ikiye ayrıldığını ifade etti. Mali yapıları nispeten yönetilebilir portföy şirketleri için olağan tasfiye yolunun uygulandığını belirten Şimşek, toplam 131 fonun 66'sının bu kapsama alındığını açıkladı. 7 portföy şirketinden 3'ünün tasfiyesinin tamamen tamamlandığını söyleyen Bakan, Hedef Portföy'ün de olağan tasfiyeye tabi tutulacağını duyurdu. Hedef Portföy bünyesinde 31 fon bulunduğunu ve bunlardan 4'ünün para piyasası fonu olduğunu belirten Şimşek, böylece 7 portföy şirketinden 4'ünün olağan tasfiyesinin muhtemelen hafta sonuna kadar tamamlanacağını öngördü.
Şimşek, tasfiyede ara ödeme yapılmasının öngörüldüğünü, bunun nedeninin ise nihai tasfiyenin zaman alacağı gerçeğine dayandığını söyledi. "Dünyada da böyle oldu" diyen Bakan, TBMM'de ara ödemelere yönelik bir tasfiye kanununun görüşüldüğünü ve bu düzenlemenin yasalaşmasının ardından fonlardaki kaynakların durumuna göre 1 milyon TL'ye kadar ödemelerin hızla gerçekleştirileceğini aktardı.
45 bin 747 hesaba 40,8 milyar TL ödendi
Şimşek, tasfiye sürecinde bugüne kadar 45 bin 747 hesaba toplam 40,8 milyar TL ödeme yapıldığını açıkladı. Hisse senedi fonlarındaki yatırımcıların 17 Eylül'e göre yatırımlarının yaklaşık yüzde 58'ini alabildiğini belirten Bakan, para piyasası fonlarındaki yatırımcıların ise yüzde 1,43 nema elde ettiğini kaydetti. TBMM'deki kanun teklifinin kabul edilmesi halinde küçük yatırımcılar ile para piyasası fonlarına öncelik verileceğini açıklayan Şimşek, bu kapsamda 390 bin hesabın daha tasfiye edilmesinin hedeflendiğini belirtti ve söz konusu işlemlerin tamamlanmasıyla tasfiye sürecinin önemli bir bölümünün geride kalacağını ifade etti.
Atlas Portföy'ün sahiplerinin tasfiyeci kurumla görüşmeler yürüttüğünü aktaran Şimşek, şirket sahiplerinin kaynakları geri koyma konusunda irade ortaya koyduğunu, ancak bu aşamada yorum yapmasının doğru olmayacağını söyledi. Geriye yalnızca iki fonda karmaşık bir sürecin kaldığını vurgulayan Bakan, fonlarda yeterli kaynak bulunmaması durumunda hukuka aykırı biçimde nemalanan kişi ve şirketlere aktarılan varlıkların geri alınmasının kritik önem taşıdığını, birlikte hareket edenlerin kişisel mal varlıklarına da başvurulacağını açıkladı.
Gönüllü iade olmazsa adli süreç başlar
Tasfiye çalışmalarında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Adalet Bakanlığı ve Merkezi Kayıt Kuruluşu'nun (MKK) birlikte hareket ettiğini belirten Şimşek, piyasa bozucu faaliyetlerden kazanç sağlayan kişilerin tespit edildiğini söyledi. "İade hesaplarına bir miktar ödeme var. Belli eşikler belirledik, ilk önce 10 milyon TL ve üzeri reel geri kazananlara başvurulacak. Gönüllü iade olmazsa Adalet Bakanlığı ilgili süreçleri işletecek" diyen Şimşek, kamu kaynaklarının bu süreçte kullanılmayacağını bir kez daha altını çizerek vurguladı.
Bankacılık sektörüne bulaşıcılık yok denecek düzeyde
Fon krizinin bankacılık sektörüne etkisine ilişkin de rakamlar paylaşan Şimşek, bankaların doğrudan problemli fonlara olan riskinin 1,3 milyar lira olduğunu açıkladı. 56 trilyon liralık aktif büyüklüğüne oranlandığında bunun on binde 2 seviyesine karşılık geldiğini belirten Bakan, "Bankacılık sektörüne risk oluşturması şu an itibarıyla söz konusu değil" dedi. Reel sektörün söz konusu fonlarla etkileşiminin ise aktiflerin on binde dokuzu düzeyinde kaldığını aktaran Şimşek, dolaylı etkileri küçümsemediğini ancak rakamların düşük etkiye işaret ettiğini vurguladı.
Fonlardan bugüne kadar net çıkışın yaklaşık 647 milyar lira olduğunu, bunun 287 milyar lirasının yabancı yatırımcılardan kaynaklandığını açıklayan Şimşek, Cuma itibarıyla bu çıkışın büyük ölçüde durduğunu söyledi. 17 Eylül'den bu yana TL mevduat artışının 685 milyar liraya ulaştığını ve toplam TL mevduatının toplam mevduata oranının yüzde 62'ye çıktığını aktaran Bakan, fonlardan çıkan paranın büyük bölümünün mevduata yöneldiğini ifade etti.
Piyasa bozucu eylemlere yönelik yaptırımlar artırılacak
Sermaye piyasalarının gelişimini sekteye uğratacak bir yaklaşım içine girmeyeceklerini açıkça ifade eden Şimşek, bununla birlikte piyasa bozucu faaliyetler, koordineli hareketler ve içeriden bilgiyle yapılan alışverişlere ilişkin yaptırımların çok ciddi biçimde artırılacağını duyurdu. Düzenleyici ve denetleyici kurumların kurumsal kapasitesinin güçlendirileceğini belirten Bakan, piyasanın sofistike algoritmalara sahip olduğunu ve bu teknolojilerin düzenleyici kurumlar tarafından da kullanılması gerektiğini vurguladı. Bu çerçevede Vergi Denetim Kurulu'nda 7 bin 100'ün üzerinde müfettiş bulunduğunu, deneyimli birkaç yüz müfettişin kanunla belli bir sürece tabi tutularak ilgili kurumlara aktarılacağını açıkladı.
Özel sektör tahvil piyasasına ilişkin de değerlendirme yapan Şimşek, piyasanın toplam büyüklüğünün 1 trilyon lira olduğunu, yıl sonuna kadar vadesi gelecek kısmın ise 26,5 milyar lira düzeyinde kaldığını söyledi. Hazine'nin bu süreçte taraf olmayacağını ve kaynak kullandırmayacağını net biçimde ortaya koyan Bakan, Kredi Garanti Fonu'nun kendi öz kaynaklarıyla manipülasyona bulaşmamış şirketlere yönelik bir kredi çerçevesi oluşturması durumunda buna olumlu bakacaklarını belirtti. MSCI'ın açıklamasını "oldukça yapıcı" bulan Şimşek, taleplerin son derece makul olduğunu ve sorun olarak ifade edilen hususların üzerine gidileceğini vurguladı.
Türkiye ekonomisinin son üç yıldır şoklara karşı kendini ispat ettiğini söyleyen Şimşek, S&P ve Fitch'in de sermaye piyasalarının nihai kertede sağlıklı olacağını ifade ettiğini aktardı. "Bir musibet bin nasihatten iyidir" diyen Bakan, KOBİ'lerin kredi büyüme hızının yüzde 4,5'tan yüzde 5'e çıkarıldığını ve imalatçı KOBİ'lere 250 milyar TL sübvansiyonlu kredi imkânı açıldığını da paylaştı.
Sıkça Sorulan Sorular
10 milyon TL üzeri kazananlar parayı iade etmezse ne olacak?
Bakan Şimşek'e göre piyasa bozucu faaliyetlerden 10 milyon TL ve üzerinde reel kazanç elde eden kişilere öncelikle başvurulacak. Bu kişiler gönüllü iade yapmazsa Adalet Bakanlığı ilgili hukuki süreçleri işletecek.
Tasfiye sürecinde bugüne kadar ne kadar ödeme yapıldı?
Bakan Şimşek'in açıklamasına göre tasfiye sürecinde bugüne kadar 45 bin 747 hesaba toplam 40,8 milyar TL ödeme yapıldı. Hisse senedi fonlarındaki yatırımcılar yatırımlarının yaklaşık yüzde 58'ini alabilirken, para piyasası fonlarındaki yatırımcılar yüzde 1,43 nema elde etti.
Fon krizi bankacılık sektörünü ne ölçüde etkiliyor?
Şimşek'in aktardığı verilere göre bankaların doğrudan problemli fonlara olan riski 1,3 milyar lira olup bu rakam 56 trilyon liralık toplam aktifin on binde 2'sine karşılık geliyor. Bakan, bankacılık sektörüne bulaşıcılık riskinin şu an itibarıyla söz konusu olmadığını ifade etti.
Fonlardan çıkış ne zaman durdu ve para nereye gitti?
Bakan Şimşek, fonlardan çıkışın Cuma itibarıyla büyük ölçüde durduğunu açıkladı. 17 Eylül'den bu yana fonlardan net çıkış yaklaşık 647 milyar lira olurken, aynı dönemde TL mevduat 685 milyar lira arttı; toplam TL mevduatının toplam mevduata oranı yüzde 62'ye ulaştı.
Tasfiye kanunu TBMM'den geçerse küçük yatırımcılara ne olacak?
Şimşek, TBMM'deki kanun teklifinin kabul edilmesi halinde küçük yatırımcılar ile para piyasası fonlarına öncelik verileceğini açıkladı. Bu kapsamda 390 bin hesabın daha tasfiye edilmesi hedefleniyor; ayrıca fonlardaki kaynakların durumuna göre 1 milyon TL'ye kadar ödemelerin hızla yapılması planlanıyor.