
ABD'de 3 Kasım'daki Kongre ara seçimlerine sayılı günler kala Demokrat Partili yetkililer ve gruplar, Trump yönetimine karşı federal mahkemede harekete geçti. ABD Senatosu Azınlık Lideri Chuck Schumer ve Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries'in de aralarında bulunduğu Demokrat yetkililer, Washington Bölge Mahkemesi'ne 44 sayfalık bir dava dilekçesi sundu. Dilekçede Başkan Donald Trump, Adalet Bakanlığı ve İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), eyaletlere vatandaş olmadığından şüphelenilen kişileri seçmen listelerinden çıkarmaları için hukuka aykırı talimat vermek ve bu talimatlara uymayan seçim yetkililerini tehdit etmekle suçlandı. Haberi The Hill gazetesi duyurdu.
Adalet Bakanlığı'nın California'daki talebi
Dava dilekçesinde yer alan en çarpıcı iddialardan biri, 13 Ekim tarihinde Adalet Bakanlığı'nın California'da yaklaşık 20 bin kayıtlı seçmenin oy pusulalarının alıkonulmasını ya da sayılmamasını talep ettiğine ilişkin. Dilekçeye göre söz konusu seçmenler, vatandaş olmadıklarından şüphelenildiği gerekçesiyle hedef alındı. Demokratlar, bu adımın seçmen haklarını güvence altına alan federal yasaları açıkça ihlal ettiğini öne sürdü.
Seçim yetkililerine yönelik "hapis tehdidi" iddiası
Dilekçede Trump yönetiminin yalnızca talimat vermekle kalmadığı, bu talimatlara uymayan eyalet ve yerel seçim yetkililerini cezai kovuşturma ve hapis tehdidiyle karşı karşıya bıraktığı ileri sürüldü. Demokratlara göre bu tutum, seçmen hakları mevzuatının doğrudan çiğnenmesi anlamına geliyor. Başkan Trump, Adalet Bakanlığı ve İç Güvenlik Bakanlığı, dilekçede hem hukuka aykırı talimat vermek hem de seçim yetkililerini tehdit etmekle birlikte suçlanan taraflar arasında gösterildi.
"Kalitesizce toplanmış seçmen listeleri" iddiası
44 sayfalık dilekçede Trump yönetiminin dayandığı seçmen listelerinin de sorgulandığı görülüyor. Demokratlar, yönetimin "kalitesizce toplanmış seçmen listelerine güvendiğini" ileri sürdü. Bu durumun, yasal kriterleri eksiksiz karşılayan meşru ABD'li seçmenleri oy pusulalarına erişememe ya da oylarının sayılmaması riskiyle karşı karşıya bıraktığı belirtildi. Dilekçede ayrıca yürütme organının eyaletlerin seçmen listelerini denetleme, kimin oy kullanmaya uygun olduğuna dair eyalet kararlarının yerine geçme veya kimlerin oy pusulası alacağına ilişkin karar verme yetkisine sahip olmadığı vurgulandı.
Adalet Bakanlığı ve Beyaz Saray'dan yanıt
Adalet Bakanlığı, Washington Post gazetesine yaptığı açıklamada seçimlerin bütünlüğünü korumaya yönelik adımlar attığını belirtti ve oy kullanma yetkisine sahip seçmenlerin katılımıyla kurallara uygun oy pusulalarının sayılmasının federal hukukun bir gereği olduğunu vurguladı. Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Lauren Bis ise farklı bir tutum sergileyerek Demokratları "sağduyuya dayalı seçim güvenliği tedbirlerine karışmakla" suçladı. Bis, açıklamasında "Seçimlerimizde yasa dışı oy kullanan herkes sorumlu tutulacaktır" ifadesini kullandı.
Sıkça Sorulan Sorular
Demokratlar bu davayı hangi mahkemede açtı?
Demokrat Partili yetkililer ve gruplar, davayı Washington Bölge Mahkemesi'ne taşıdı ve 44 sayfalık bir dilekçe sundu.
Dava dilekçesinde kimler suçlanıyor?
Dilekçede Başkan Donald Trump'ın yanı sıra Adalet Bakanlığı ve İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) suçlanan taraflar arasında yer alıyor.
Adalet Bakanlığı'nın California'daki talebi neydi?
Dilekçeye göre Adalet Bakanlığı, 13 Ekim'de California'da vatandaş olmadıklarından şüphelenilen yaklaşık 20 bin kayıtlı seçmenin oy pusulalarının alıkonulmasını veya sayılmamasını talep etti.
Trump yönetimi seçim yetkililerini nasıl tehdit ettiği iddia ediliyor?
Dilekçede Trump yönetiminin, seçmen listelerinden kişileri çıkarma talimatlarına uymayan eyalet ve yerel seçim yetkililerini cezai kovuşturma ve hapis tehdidiyle karşı karşıya bıraktığı ileri sürüldü.
Beyaz Saray bu suçlamalara nasıl yanıt verdi?
Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Lauren Bis, Demokratları "sağduyuya dayalı seçim güvenliği tedbirlerine karışmakla" suçladı ve seçimlerde yasa dışı oy kullananların sorumlu tutulacağını açıkladı.