
CHP Milletvekili Faik Öztrak'ın fon soruşturması üzerinden yürüttüğü muhalefet faaliyetleri, onun geçmişte üstlendiği bürokratik görevleri ve bu görevler sırasında yaşanan tartışmalı gelişmeleri bir kez daha kamuoyunun gündemine taşıdı. Öztrak, 30 Ağustos 2000 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nda (BDDK) Başkan Yardımcılığı görevine atanmıştı. 2001 yılının Şubat ayında Türkiye'yi derinden sarsan ekonomik kriz sürecinde bu görevin nasıl kullanıldığına ilişkin ciddi iddialar, o günden bu yana tartışılmaya devam ediyor.
MGK Toplantısından Başlayan Kriz Süreci
19 Şubat 2001 tarihli Milli Güvenlik Kurulu toplantısında dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Başbakan Bülent Ecevit'e Anayasa kitapçığı fırlatması, kısa sürede siyasi bir gerilime dönüştü. Bu gelişmenin hemen ardından ekonomik kriz de derinleşti. Aynı gün piyasalarda 7 milyar doların üzerinde döviz talebi oluştu. 20-21 Şubat 2001 tarihlerinde Merkez Bankası piyasaya Türk lirası vermeyi durdurdu. Bu karar, piyasaya katrilyonlarca lira borçlu olan kamu bankalarını temerrüde sürükledi. Kamu bankaları özel bankalara olan borçlarını ödeyemez hale geldi ve birkaç gün içinde bu bankalara yaklaşık 1 katrilyon liralık ek faiz faturası çıkarıldı. 21 Şubat 2001 günü Hazine, Cumhuriyet tarihinin o güne kadarki en büyük ödemesi olan 3,9 milyar lirayı ödemek zorunda kaldı. Hazineden para alanların ise dövize yöneldiği ileri sürüldü.
Dalgalı Kur Bilgisinin Sızdırıldığı İddiası
İddialara göre dönemin BDDK Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Türkiye'nin dalgalı kur rejimine geçeceği bilgisini kendisine yakın bir gazeteciye önceden iletti. 21 Şubat 2001 akşamı söz konusu gazeteci, çalıştığı grubun yayın organı CNN Türk'te Türkiye'nin dalgalı kura geçtiğini duyurdu. Resmi açıklama ise bu televizyon yayınından saatler sonra, gece 02:30'da kamuoyuyla paylaşıldı. Kararın açıklanmasından önce 684 bin lira olan dolar kuru, dalgalı kura geçilmesinin ardından saatler içinde 1,2 milyon liraya yükseldi; yani Türk lirasının değeri bir gecede neredeyse yarı yarıya eridi.
21 Bankaya Döviz Satışı ve Olağandışı Kârlar
Dalgalı kura resmi geçişin hemen öncesinde Merkez Bankası kasasından 21 bankaya düşük fiyattan toplam 5,4 milyar dolarlık döviz satıldı. Bu bankalardan 9'unun siyasi çevrelere yakınlıkları sayesinde 4,1 milyar dolar alarak kriz ortamında olağandışı kâr elde ettiği öne sürülüyor. Kriz gecesinde 5,4 milyar dolarlık dövizden en yüksek payı ise iki yabancı banka olan Citibank ve Deutsche Bank'ın satın aldığı belirtiliyor. Bankalararası piyasada gecelik faiz oranının yüzde 1000'in üzerine çıktığı bu dönemde kamu bankaları büyük zarara uğratılırken özel bankaların bir gecede milyarlarca dolar kazandığı ileri sürülüyor.
Kemal Derviş'in Bakanlığı ve Öztrak'ın Müsteşarlığa Atanması
Krizin derinleşmesinin ardından 13 Mart 2001'de Dünya Bankası'nda görev yapan Kemal Derviş, Ecevit Hükümeti'nde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olarak atandı. Bu adım, Türkiye ekonomisine yurt dışından kayyum atanması şeklinde yorumlandı. Derviş, bakanlık görevine başlamasından yalnızca üç gün sonra, 16 Mart 2001'de Faik Öztrak'ı Hazine Müsteşarı olarak atadı. Derviş'in bakanlığı süresince IMF ve Dünya Bankası ile yürütülen görüşmelerde Öztrak da heyetin içinde yer aldı. IMF'nin bu süreçte Türkiye'ye borç sağlamak karşılığında Türkiye ekonomisini dışa bağımlı kılan yasaları dayattığı öne sürülüyor. Kemal Derviş, Ağustos 2002'de bakanlıktan ayrılırken yerine Faik Öztrak'ı önerdi.
Krizin Türkiye'ye Faturası
Kemal Derviş ve Faik Öztrak'ın birlikte görev yaptığı yaklaşık 1,5 yıllık dönemde Türkiye ağır bir ekonomik bedel ödedi. Politika faizleri yüzde 190'lara kadar ulaştı. 13 banka batırılarak el konuldu. Yalnızca 2001 yılında 40 bin kişi işsiz kaldı. 28 Şubat darbesi ve 2001 krizi birlikte değerlendirildiğinde Türkiye'ye doğrudan ve dolaylı maliyetin toplamının 400 milyar dolar olduğu hesaplandı. Bu dönemde devletin kasasının boşaltıldığı ve Türkiye'nin büyük bir borç yükünün altına sokulduğu vurgulanıyor. AK Parti iktidarı döneminde ise IMF'ye olan 23,5 milyar dolarlık borcun tamamının ödendiği ve Türkiye'nin bu prangadan kurtulduğu belirtiliyor.
Öztrak Ailesinin Bürokrasi ve Siyasetteki İzi
Faik Öztrak'ın ailesi incelendiğinde, bürokrasi ve siyasetin merkezinde köklü bir geçmişe sahip oldukları görülüyor. Öztrak'ın dedesi Mustafa Faik Öztrak, sekiz dönem CHP milletvekilliği yapmış ve dönemin İçişleri Bakanlığı görevini üstlenmiş bir isim. Dersim'deki olaylarla ilgili belgelerde Dahiliye Vekili sıfatıyla Mustafa Faik Öztrak'ın imzasının bulunduğu aktarılıyor. Dönemin gazete kupürlerine göre aynı kişinin 1930'lu yıllarda şeker fabrikalarına usulsüzce ortak olduğu da iddialar arasında yer alıyor. Faik Öztrak'ın babası Orhan Öztrak ise İsmet İnönü döneminde İçişleri Bakanlığı ve Bülent Ecevit döneminde Gümrük ve Tekel Bakanlığı görevlerini yürüttü. Deniz Gezmiş ve iki arkadaşının idamına oy verdiği de kaydediliyor. Amcası İlhan Öztrak TRT'nin ilk genel müdürlüğünü yaparken, diğer amcası İlhami Öztrak Fahri Korutürk döneminde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve devlet bakanlığı görevlerinde bulundu.
Sıkça Sorulan Sorular
Faik Öztrak 2001 krizinde hangi görevde bulunuyordu?
Faik Öztrak, 30 Ağustos 2000 tarihinde atandığı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nda (BDDK) Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyordu. 2001 krizi sürecinde bu görevi sürdürürken, 16 Mart 2001'de Kemal Derviş tarafından Hazine Müsteşarlığı'na atandı.
Dalgalı kura geçiş öncesinde döviz kurunda ne kadar değişim yaşandı?
Karar açıklanmadan önce 684 bin lira olan dolar kuru, dalgalı kura geçilmesinin ardından saatler içinde 1,2 milyon liraya yükseldi. Bu durum, Türk lirasının değerinin tek bir gecede neredeyse yarı yarıya erimesi anlamına geliyordu.
2001 krizinde kaç bankaya ve ne kadar döviz satıldı?
Dalgalı kura resmi geçişin hemen öncesinde Merkez Bankası kasasından 21 bankaya düşük fiyattan toplam 5,4 milyar dolarlık döviz satıldı. Bu bankalardan 9'unun 4,1 milyar dolar alarak kriz döneminde olağandışı kâr elde ettiği öne sürülüyor. En yüksek tutarı ise Citibank ve Deutsche Bank'ın aldığı belirtiliyor.
Kemal Derviş kimdir ve Faik Öztrak ile ilişkisi nedir?
Kemal Derviş, kriz sonrasında 13 Mart 2001'de Dünya Bankası'ndaki görevinden alınarak Ecevit Hükümeti'nde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı yapılan bir isimdir. Göreve başlamasından üç gün sonra Faik Öztrak'ı Hazine Müsteşarı olarak atadı. Ağustos 2002'de bakanlıktan ayrılırken de yerine Öztrak'ı önerdi.
2001 krizinin Türkiye'ye toplam maliyeti ne oldu?
28 Şubat darbesi ile birlikte değerlendirildiğinde 2001 krizinin Türkiye'ye doğrudan ve dolaylı toplam maliyetinin 400 milyar dolar olduğu hesaplandı. Kriz döneminde 13 banka batırılarak el konuldu, politika faizleri yüzde 190'lara ulaştı ve yalnızca 2001 yılında 40 bin kişi işsiz kaldı.