
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sosyal medya şirketlerine karşı hukuki süreç başlatma hazırlığında olduklarını açıkladı. BAE dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Tekin, çocukların yaşlarıyla uyumlu olmayan içeriklerle karşılaşmasının hem akademik hem kişisel gelişimlerini olumsuz etkilediğini vurgulayarak sosyal medya şirketlerine açık bir çağrıda bulundu: "Ya içeriklerinizi bu çocukların erişemeyeceği şekle sokun ya da çocukların zarar görmeyeceği şekilde onaylayın."
MEB Söz Varlığı Bilgi Ağı Tanıtıldı
Bakan Tekin, aynı gün Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı bünyesinde yürütülen "Öğrencilerin Söz Varlığının Tespiti, Geliştirilmesi ve İzlenmesi Projesi" kapsamında hazırlanan "MEB Söz Varlığı Bilgi Ağı" platformunun tanıtım programına da katıldı. Ders kitaplarındaki metinlerden elde edilen 50 milyondan fazla sözcük biriminin yapay zeka destekli doğal dil işleme modelleri ve öğretmen kontrolleriyle analiz edilmesiyle oluşturulan bu platform, öğrencilerin dil gelişimini sınıf ve kademelerine göre bilimsel yöntemlerle izlemeyi ve Türkçe söz varlığını geliştirmeyi hedefliyor.
"Türkçenin Zenginliğini Yansıtmayan Bir Kullanım Vardı"
Platformun tanıtım programında konuşan Bakan Tekin, çocukların gündelik hayatta Türkçenin zenginliğini yansıtmayan bir kullanım içinde olduğunu ve her geçen gün Türkçenin zengin kelime hazinesinin unutulduğunu, terk edildiğini anlattı. Üniversitede öğretim üyesi olarak görev yaptığı yıllardaki gözlemlerini aktaran Tekin, "12 yıl K-12 düzeyinde eğitim alan, üniversite sınavında yüz binlerce öğrenciyi geride bırakarak bir lisans programına kayıt yaptıran bir öğrencinin Türkçe kullanımı ve kendisini ifade edişi gerçekten çok yaralayıcıydı" dedi.
Bakan Tekin, yaşadığı somut örnekleri de paylaştı: Bir iktisat öğrencisinin "mahsul" kelimesini bilmemesi, bir kamu yönetimi öğrencisinin Türk devlet geleneğine yön vermiş kavramlar hakkında bilgi sahibi olmaması ve vize ya da final sınavlarında öğrencilerin "Hocam bu kelime ne demek?" diye sorması kendisini rahatsız ettiğini ifade etti. Projenin tam da bu tabloya karşı bir yanıt olarak hayata geçirildiğini belirten Tekin, "Türkçemizin ifade kudretini çocuklarımızın dünyasında diri tutmak, onları kendi dillerinin bütün imkânlarıyla tanıştırmak ve bu birikimi çağın ihtiyaçları doğrultusunda daha da geliştirmek mecburiyetindeyiz" diye konuştu.
OECD ve UNDP Raporlarında Türkiye
Eğitim altyapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bakan Tekin, fiziki altyapı göstergelerinde OECD ortalamalarının üzerine çıkıldığını söyledi. Derslik başına düşen öğrenci sayısı ve öğretmen başına düşen öğrenci oranları bakımından OECD'nin eğitime bakış raporlarında Türkiye'nin ortalamaların üzerinde olduğunun tespit edilmeye başlandığını aktardı. Eğitimde teknoloji kullanımı konusunda ise UNDP'nin raporunda Türkiye'nin "Neredeyse bütün dersliklerinde etkileşimli tahta ve internet bulunan dünyadaki tek ülke" olarak tanımlandığını vurguladı.
Sosyal Medya Şirketlerine Hukuki Süreç Uyarısı
BAE dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtlarken sosyal medyanın eğitim sistemi üzerindeki etkisine de değinen Bakan Tekin, konunun MEB'in tek başına kontrol edebileceği bir alan olmadığını kabul etti. Okullarda cep telefonu yasağı uygulandığını ve öğrencilere sosyal medya konusunda uyarılarda bulunulduğunu, ancak çocukların eve gittiklerinde odalarına kapanıp sosyal medyayı kullandığını belirtti. Bu nedenle hem içerik üreticilerin hem de sosyal medya şirketlerinin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Tekin, şu ifadeleri kullandı: "Sosyal medya, Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizim kontrol edebileceğimiz bir şey değil. Dolayısıyla burada yapılması gereken önemli başlıklardan bir tanesi, sosyal medya üreticilerinin bu konuda sorumluluk sahibi olmaları."
Okullarda yaşanan güvenlik olaylarında sosyal medyanın etkisinin büyük olduğuna dikkat çeken Bakan Tekin, sosyal medya şirketlerine yönelik hukuki süreç hazırlığı içinde olduklarını açıkladı. Amerika ve Avrupa Birliği'nde benzer davaların açıldığını hatırlatan Tekin, Bakanlık olarak da böyle bir süreci başlatacaklarını duyurdu. Gerekçe olarak çocukların pedagojik anlamda yaşlarıyla uyumlu olmayan içeriklerle karşılaşmasının akademik ve kişisel gelişimlerini olumsuz etkilediğini gösterdi.
Sıkça Sorulan Sorular
MEB Söz Varlığı Bilgi Ağı platformu nasıl oluşturuldu?
Platform, ders kitaplarındaki metinlerden elde edilen 50 milyondan fazla sözcük biriminin yapay zeka destekli doğal dil işleme modelleri ve öğretmen kontrolleriyle analiz edilmesi sonucunda oluşturuldu. Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı bünyesinde yürütülen "Öğrencilerin Söz Varlığının Tespiti, Geliştirilmesi ve İzlenmesi Projesi" kapsamında hayata geçirildi.
Platformun hedefi nedir?
Platform, öğrencilerin dil gelişimini sınıf ve kademelerine göre bilimsel yöntemlerle izlemeyi, Türkçe söz varlığını geliştirmeyi, anlama ve anlatma becerilerini güçlendirmeyi hedefliyor.
Bakan Tekin sosyal medya şirketlerine karşı neden hukuki süreç başlatacaklarını açıkladı?
Bakan Tekin, çocukların sosyal medyada pedagojik anlamda yaşlarıyla uyumlu olmayan içeriklerle karşılaşmasının akademik ve kişisel gelişimlerini olumsuz etkilediğini gerekçe gösterdi. Amerika ve Avrupa Birliği'nde benzer davaların açıldığını hatırlatarak Bakanlık olarak da bu süreci başlatacaklarını duyurdu.
Türkiye'nin eğitim altyapısı uluslararası karşılaştırmalarda hangi konumda?
Bakan Tekin'in açıklamalarına göre Türkiye, derslik başına düşen öğrenci sayısı ve öğretmen başına düşen öğrenci oranı gibi göstergelerde OECD ortalamalarının üzerine çıktı. UNDP'nin raporunda ise Türkiye, neredeyse bütün dersliklerinde etkileşimli tahta ve internet bulunan dünyadaki tek ülke olarak tanımlandı.
MEB okullarda sosyal medya kullanımını nasıl ele alıyor?
Bakan Tekin'e göre MEB, okullarda cep telefonu yasağı uyguluyor ve öğrencilere sosyal medya konusunda uyarılarda bulunuyor. Ancak Bakan, sosyal medyanın Bakanlık tarafından doğrudan kontrol edilemeyeceğini belirterek asıl sorumluluğun sosyal medya şirketleri ve içerik üreticilerinde olduğunu vurguladı.